Yeni Şafak·Ali Saydam - Evdeki bulgurdan da olmak üzereler...Kılıçdaroğlu, kendisinin ‘marifet’ sandığına inandığımız bir hamle yaptı…“Kadınların Yürüttükleri Mesleğin İcrası Kapsamındaki Kılık ve Kıyafeti Giymek Dışında Herhangi Bir Zorlamaya Tabi Tutulamaması Hakkında Kanun Teklifi”,CHPgrup başkan vekilleriEngin Altay,Engin ÖzkoçveÖzgür Özelimzasıyla Meclis Başkanlığı’na sunuldu…90’lı yıllarda ve 2008’de başörtüsü yasağını kaldırmak için yapılan girişimleri her defasındaAnayasa Mahkemesi’ne taşıyan,
, kendisinin ‘
’ sandığına inandığımız bir hamle yaptı…
“Kadınların Yürüttükleri Mesleğin İcrası Kapsamındaki Kılık ve Kıyafeti Giymek Dışında Herhangi Bir Zorlamaya Tabi Tutulamaması Hakkında Kanun Teklifi”,
grup başkan vekilleri
,
ve
imzasıyla Meclis Başkanlığı’na sunuldu…
90’lı yıllarda ve 2008’de başörtüsü yasağını kaldırmak için yapılan girişimleri her defasında
’ne taşıyan, 80 yaşındaki dönemin Başbakanı
’ı neredeyse cezaevine gönderecek
sürecindeki tutumuyla vicdanları yaralayan
’nin ve Genel Başkanı
’nun bu hamlelerini unutmayanlar “Samimi değil…”, “Seçim yatırımı…” gibi eleştirilerle konuyu kesip attılar. Onlar için bu yeni hamlenin bir anlam taşıması zaten söz konusu olamazdı…
Peki, Genel Başkan bu işe neden kalkıştı?
Kılıçdaroğlu, bir süredir iletişim stratejisini değiştirmiş durumda…
soyunuyor, çoğu zaman arkasını getiremeyeceği, kimi zaman dostlar alışverişte görsün tadında, bazen de akla, hayale, devlet ciddiyetine sığmayan vaatleri ortalığa saçıyor…
Bunlar bir süre konuşuluyor… Sonra hop başka bir dala sıçrayıveriyor…
Bu sefer sert kayaya çarptı…
Adaletin, vicdanın, toplumsal barışın, kadınların eğitim hakkının, işini yapabilmesinin önünde duvar gibi dikilmesinde bizzat neden olduğu ‘
’ meselesini, çoktan bir sorun olmaktan çıkmışken ‘malzeme etmeye’ kalktı…
, bütün hesapları bozdu… “Hodri meydan!” dedi… “O zaman anayasal güvence altına alalım… Talimatı veriyorum…”
Hadi bakalım, samimiyet testi gibi bir süreç Kılıçdaroğlu’nu bekliyor…
Önünde şimdilik üç seçenek var…
İkincisi “Değerlendiririz, bakarız, danışırız, sorarız…” gibi açıklamalarla
…
Üçüncüsü de ‘
’… Başka -güncel ve gerçekçi- sorunları dile getirerek; “O zaman Anayasa değişikliğine bunları da dâhil edelim” demek…
CHP’li Özgür Özel, fazlaca erken davranarak attığı tweetle 3. seçeneğin önünü şimdiden tıkadı… Özel, “Her gün Anayasa’yı çiğneyen bir anlayışla Anayasa değiştirecek halimiz yok. Yeni Anayasa, yeni Meclis’in işi olacak” dedi…
İletişim ‘
’ yapılır… O hâlde Kılıçdaroğlu’nun bu iletişim hamlesi, sonuçları düşünülünce ne işe yaramış olabilir?.. Ya da bir işe yaramış mıdır?..
daki ortakları
,
ve
partilerinin muhafazakâr tabanına şirin gözükme çabaları, kabarık geçmişleri ve Özel’in son açıklamasıyla boşa çıktı bile…
CHP’nin gayriresmî yayın organı gibi faaliyet gösteren
’deki “18 Dakika” programında
ve
’ı izleyenler, CHP saflarındaki memnuniyetsizliği fark etmişlerdir… Keza dünkü
gazetesi konuyla ilgili itirazlarını, ilk sayfalarına taşıdıkları İranlı kadınlara dair haber ve yorumları da ekleyerek ‘
’ tadında bir gazete nüshasıyla dile getirdi…
Yani Kılıçdaroğlu, “Midyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan da olmak” üzere…
Genel Başkan, gündemi değiştirmek, Mersin’deki saldırıyla köşeye sıkışmışlıklarını, hazırladıkları ‘
’ listesinde adı geçen terörist
konusunu kapatmak için ciddi bir hamle yaptı ama… Çoğu zaman olduğu gibi arkasında duramayacağı, boyunu aşan bir işe kalkışmış gibi görünüyor… Bu tutarsızlıkla arzu ettiği ‘sonuçlara’ ulaşması imkânsıza yakın…
-New York ve Londra merkezli dünyaca ünlü seyahat dergisi
’ın okuyucuları,
’nı “Dünyanın en iyi havalimanı” seçmişler. Geçen sene aynı kapsamda “En iyi 2. Havalimanı” ilan edilerek büyük bir başarıya imza atan İstanbul Havalimanı, bu yıl kendini de aşmış ve yüzbinlerce kişinin oyuyla birinciliği
Singapur Changi Havalimanı
’ndan devralmış… İnşaat sürecinden itibaren ortaya atılan bunca tezvirata, her türden habasete rağmen, aylık 5 milyon fiziki, 16 milyon da dijital okura sahip dünyanın en saygın medya yayıncısından alınan bu ödülle keşke herkes gurur duymayı becerebilse… Yoksa vicdanı kötülükle kararmışlardan çok mu şey bekliyoruz?
-
, gün boyu atılan adımları ve bisiklet sürüşlerini çeşitli STK’lar için desteğe dönüştüren ücretsiz bir uygulama. 1,6 milyardan fazla kullanıcısı varmış. Kısa süre önce açıklamışlar: “50 milyar adım 20 bireysel yararlanıcı için tekerlekli sandalye ve engelli pusetine dönüştü.”
Kurumsal sosyal sorumluluk
aracılığıyla
kazanmayı amaçlayanlar için sık sık vurgularız: “İstikrar kilit önemdedir. Aynı noktaya ateş etmeye devam etmezseniz başarılı sonuçlar beklememelisiniz.” Bir husus daha var: “Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya değmeli.” Yani, 50 milyar adım karşılığında 20 kişiye ulaşılması size de az gelmedi mi?.. (İlker Pehlivan, Echo İletişim)
-
, TeknoClub üyeleri adına
iş birliğiyle hayata geçirdiği hatıra ormanı için “21 Eylül Sıfır Emisyon Günü”nde Teknosa’dan alışveriş yapan her
üyesi için 1 fidan bağışlamış. Çok iyi düşünmüşler. Ancak, bu bağışın kaç kişi için yapıldığı, yani kaç fidan dikildiği bilgisi eksik kalmış ki belli durumlarda
nezdinde ‘işi’ anlamlı kılacak olan budur… Tabii bir de o hatıra ormanının geleceği… Yarın öbür gün kupkuru bir arazide “Teknosa Hatıra Ormanı” tabelası görmek hepimizi üzer… En çok da markayı yönetenleri etkiler… (Mert Temizkan, Desibel)
#Kemal Kılıçdaroğlu
#CHP
#6'lı Masa
#Anayasa Mahkemesi