Peter Druckerbunu kültür ve strateji için söylemiş:“Kültür, stratejiyi kahvaltı niyetine yer”demiş. Başlıkta ondan esinlendik…İlginçlik üzerine hiçbir zaman derinlemesine düşünmediğimi, kavramı, tasallut kabuklarımdan sıyrılıp ‘yeniden üretmediğimi’ keşfedene kadar hayatımda pek çok‘ilginç şey’olup bitmişti zaten…Şimdilerde ne zaman ‘ilginçmiş gibi’ görünen bir olguyla karşılaşsam ya da insanların kahir çoğunluğunun‘ilginç’bulduğu bir fenomen gündeme gelse, hemen frene basar durur; bunun arkasında
bunu kültür ve strateji için söylemiş:
“Kültür, stratejiyi kahvaltı niyetine yer”
demiş. Başlıkta ondan esinlendik…
İlginçlik üzerine hiçbir zaman derinlemesine düşünmediğimi, kavramı, tasallut kabuklarımdan sıyrılıp ‘yeniden üretmediğimi’ keşfedene kadar hayatımda pek çok
olup bitmişti zaten…
Şimdilerde ne zaman ‘ilginçmiş gibi’ görünen bir olguyla karşılaşsam ya da insanların kahir çoğunluğunun
bulduğu bir fenomen gündeme gelse, hemen frene basar durur; bunun arkasında ne var diye düşünmeye başlarım…
Çünkü, ilginçlik ile
arasında sıkı bir bağ olduğunu keşfetmem için yeterince tecrübe ve kültürel birikim üzerimden geçmiştir…
Mesela
(şeytan)
sunduğu tüm dünyevi zevkler ilginçti…
’nin
t’a yaklaşımı da… Baştan çıkarmanın en etkili yolu ilginçliktir. Popüler kültürün biçimi ve içeriği de ilginçliğe dayanır: “Şeytanla iş birliği yapmadan büyük çaplı popülerliğe ulaşılamaz” sözü boşa edilmemiştir…
Siyasi iletişimde ve popüler sanatta sıklıkla
ögesine rastlanır… Yoksa bir insan bütün dünyadaki uygulama dâhil olmak üzere
“Ofsaytı iktidar olunca kaldıracağım”
sözünü neden etsin?! Bu en masumu sayılır tabii… Siyasi mesajları gençlerin geçici bir süre
dizilerden alıntı yaparak vermeye çalışmak da biraz böyledir…
Şeytanla iş birliğiyle ulaşılan popülerlik, eşyanın tabiatı gereği pek de uzun ömürlü olmaz…
adlı şarkıcı
” parçasıyla ortalığı yakıp yıktığında, “Bu işin arkası gelmeyecek” diye ahkâm keserken (27.11.2012, Yeni Şafak)
‘popülerliğin sabun köpüğü
’ etkisini kastediyorduk… “Çalgıcı Karısı Binnaz”ın, “Çikita Muz”un da arkasının gelmediği gibi…
Bu arada
Frank Sinatra, The Beatles, Madonna, Sezen Aksu, Erol Evgin, Tarkan
gibi
hâline gelmiş sanatçıları bu söylemin dışında tuttuğumuzu da belirtmeden geçmeyelim…
Siyasi iletişim alanında ilginçlik tuzağına düşmeyen azdır… Bunların başında
Genel Başkanı Sayın
gelir… Yalnız onun tuzakları yukarıdakiler kadar masumane olmayabiliyor…
Gençlere telefon, araba vaatleri… Merkez Bankası’nı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni yurda çevirme sözleri… Borçları, KHK’lıları,
’ı affetme… Yap-İşlet-Devlet modeliyle yapılan otoyolları, köprüleri, havaalanlarını, hastaneleri, kamulaştırma…
ihalesine girecek ülkelere mesafe koyma… Paralarını ödememe… Dış politikayı 180 derece tersine çevirme gibi say say bitmeyen
numaraların üstüne,
gündemde olduğu iddiası tüy dikmiştir.
Dün,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı
resen soruşturma açmış… Herhâlde “Duyum aldım” diyen herkese “Nereden, kimden?” diye soracaklar… Uzun yıllardır Türkiye’nin gündeminden düşmüş faili meçhullerin ve siyasi cinayetlerin, geçmiş yıllarda çeşitli istihbarat örgütlerinin darbe hazırlığı için planladıkları eylemler olduğu ayan beyan biliniyordu… Bu seferki
siyasi cinayet provokasyonunun
hangi istihbarat servisinin işi olduğunu da göreceğiz inşallah…
Şu sıra bir başka örnek de hepsi birbirinden
eserlere(!) yer veren
’teki
adlı dizi… Dayanabiliyorsanız, birkaç bölüm seyredin… Sonra karar verin, kim kiminle iş birliği yapmış…
Bundan 46 yıl önce
’in çektiği ve yurt dışına ihraç edilen ilk dizi olan
yu bugün hâlâ konuşuyoruz… Ancak Squid Game’i birkaç ay sonra unutacağız…
Bir zamanlar
ile yatıp kalkardık… Bugün kimse
demiyor…
İletişim sonuç odaklıdır. Siyasilerimiz ilginçlik yumurtladıkları zaman dönüp seçmen davranışlarına baksınlar… Eğer bir kıpırdanma görürlerse şeytanla iş birliğine devam etsinler… Görmüyorlarsa da artık bu yolu bıraksalar iyi olacak. Çünkü seçmen yerine getirilecek vaat, icraat bekler… Laf ebeliği değil…
#Peter Drucker
#Game of Thrones
#Gangnam Style