Yazarlar Nasip meselesi

Nasip meselesi

Ali Saydam
Ali Saydam Gazete Yazarı

Sayın Prof. Dr. İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı sözcüsüdür… Özellikle dış politika konularında Cumhurbaşkanı’nın yanı başında yer alır… Unvanı, büyükelçidir. Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu başkan vekilliği ve Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlık görevlerini de üstenmiştir.

Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti üyesidir. George Washington Üniversitesi’nde yazdığı doktora tezinin konusu, “Beşerî Bilimler ve Mukayeseli Felsefe”...

Pek çok üniversitede dersler veren Kalın, Oxford Encyclopedia of the Islamic World ve Oxford Islamic Studies Online gibi pek çok ansiklopedik esere katkılarda bulunmuştur. İslam felsefesi, İslam-Batı ilişkileri ve Türk dış politikası üzerine yayımlanmış kitap ve makaleleri bulunmaktadır. İslam ve Batı adlı kitabı, 2007 “Türkiye Yazarlar Birliği Fikir Ödülü”nü kazanmıştır.

Yani, yetkili ve etkili üst düzey bir devlet görevlisidir. Kalın ile ilgili kelam etmeden önce yukarıdaki bilgileri haiz olmakta yarar vardır.

İşte bu İbrahim Kalın’ın bir özelliği daha var. Sesiyle, sazıyla profesyonel türkücülere taş çıkartacak kadar başarılı eserler sunuyor. Sözleri ve bestesi kendine ait olan “Hiç Oldum” adlı parça ve onun için çektiği klip, tek kelimeyle ‘muhteşem’…

Kendisine bu parçada Erkan Oğur da eşlik etmiş… Sen misin eşlik eden! İşaret fişeği, hakkında çeşitli suçlardan hüküm bulunan ve tüm Türkiye düşmanı FETÖ’cülere olduğu gibi ona da bağrını açan Almanya’da kaçak yaşayan Can Dündar’dan gelmiş…

YouTube’daki videosunda şu ifadeleri kullanmış: “Saraya yönelik büyük öfkeden onunla ortak fotoğrafa giren herkesin payını alması… […] Saray’ın duyarsızlığı nedeniyle intihar eden bunca müzisyen varken her birliktelik hayal kırıklığı ve suç ortaklığı yaratıyor. […] İsteyen istediğiyle müzik yapar tabii ama bu kadar suça bulaşmış Saray’la müzik yapmanın bir bedeli var. Ve ne yazık ki o bedel de Saray’ın zulmü kadar ağır oluyor.”

Türkiye’deki kıl kuyruklar boş durur mu?! Erkan Oğur’a saldırmaya başladılar… Kerameti kendinden menkul sosyal medya, onların deyişiyle, ‘yıkıldı’(!) Onu savunanlar da Oğur ile aynı cadı kazanının içine atıldılar.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte gibi bazı Avrupalı liderleri, bisiklete binerek, gitar çalarak beşerî işler yaptıkları için yere göğe sığdıramayan necip belediye TV’lerimiz ve medyamız, iş Türkiye’ye gelince ‘çifte standart’ sergilemekten çekinmiyorlar.

Sayın Cumhurbaşkanı ve onun çevresiyle ilişkilendirilen herkes hedefte… Bu arada yaptığı işin arkasında aslanlar gibi durması gereken Oğur’un bile dengesini bozdular… Şöyle buyurmuş:

“İçimin bir köşesi cız etmişti, benim ne işim var diye. Belki benim de hatam olmuş olabilir, böyle bir şeyi kabul etmek. Ben sadece müzik tarafına baktığım için çalmakta pek sorun görmedim. İnsanlar başka taraflara çektiler. Beni tanımadıkları için. Ben bugünkü iktidarı, hükümeti politikaları nedeniyle tasvip eden biri değilim.”

Kalın ise ona, ‘nezaket, nezahet ve zarafet’ çerçevesinde, polemik tarihine geçecek bir cevap vermiş:

“İlk iki gün Erkan Oğur Bey’i üzmelerine çok üzüldüm. Kendisini arayıp konuştum. Bu pervasızca saldırılar sizi sakın mahzun etmesin dedim. Birlikte susmaya karar verdik. Fakat üçüncü gün, belki yanlış hatırlayarak söylediği şeylere şaşırdım ve üzüldüm. Keşke zorba saldırıların karanlık gölgesi kendi irademizle ve muhabbetle paylaştığımız bu güzelliğin üzerine düşmeseydi. Canı sağ olsun. Herkes nasibinde ne varsa onu aldı.”

Bence de herkes nasibini almıştır… İnsanımız da daha uzun yıllar parçayı büyük bir keyifle dinleyerek, onun felsefi ve duygusal boyutuna vararak nasibini alacaktır.

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.