
Liz Truss 45 günde gitti…
Önce, özgüvenden başlayalım…
Şöyle de devam etmişti: “Bu ödülü bana tevcih etmiş olmakla doğru bir iş yaptınız; doğru bir iş. Yanlış bir iş yapmadınız; bunu hak eden birisine tevcih ettiniz. Sizleri tebrik ediyorum.”
Salon dakikalarca alkışlamıştı…
Çünkü çıtayı Thatcher’a koyarken kendisini altlarda bir yerlere konumluyordu…
Oysa vizyon sahibi bir liderin rakibi de ideali de olmaz, üst sınırı da… Pratikte bunların olmadığını iddia etmiyoruz elbette… Vardır… Ancak, bunu yüksek sesle söylemesinin, kendi üstüne beton dökmesinden farkı yoktur. O kendini koyduğu, küçük, çocuksu pozisyonda donar kalır; bu algılamayı bir daha aşamaz…
İngiliz dostlarıma da sordum… “45 gün süreyle hiç konuşmasaydı ne olurdu?..”
Yanıt çok netti: “Şu anda hâlâ Başbakanlık koltuğunda oturuyor olurdu.”
Bazen hiç konuşmayarak da iletişimi yönetebilirsiniz… Gelecek tasarımınızla ilgili ortaya koyduğunuz konumlanma, sizi aylarca taşıyabilir.
Özetleyecek olursak; üç şey götürdü Truss’ı…
Gündemi belirleyeceğim diye çırpınan politikacılarımıza duyurulur…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.