Liz Truss 45 günde gitti…
Dünya, İngiltere Başbakanı’nı konuşuyor. Bu 45 günlük, 10 gün öncesini de ekleyince 55 günlük serüvenden,
siyasi iletişim
ve genel anlamda ilişki yönetimi
konusunda çıkartılacak bir dolu ders var…Önce, özgüvenden başlayalım…
Süleyman Demirel
1994 yılında uluslararası bir ödülü almak üzere konuşma yaparken, sözlerine “Siyaset tevazu kaldırmaz” diye başlamıştı…Şöyle de devam etmişti: “Bu ödülü bana tevcih etmiş olmakla doğru bir iş yaptınız; doğru bir iş. Yanlış bir iş yapmadınız; bunu hak eden birisine tevcih ettiniz. Sizleri tebrik ediyorum.”
Salon dakikalarca alkışlamıştı…
Gerçek bir lider, kendisine
‘benchmark
’ (nirengi noktası) olarak birilerini alsa bile bunu açıkça ifade etmez… Bu bağlamda Truss’ın “Benim rol modelim Margaret Thatcher’dır” şeklindeki açıklaması ‘algılama yönetimi
’ açısından bir fiyaskoydu…Çünkü çıtayı Thatcher’a koyarken kendisini altlarda bir yerlere konumluyordu…
Kemal Kılıçdaroğlu
’na yakıştırılan Ghandi
çıtası gibi… Çıta ne kadar yukarıda olursa olsun hiç mühim değildir… Çünkü ‘benchmark’ını açıkladığın anda kendini öyle veya böyle sınırlamış olursun…Oysa vizyon sahibi bir liderin rakibi de ideali de olmaz, üst sınırı da… Pratikte bunların olmadığını iddia etmiyoruz elbette… Vardır… Ancak, bunu yüksek sesle söylemesinin, kendi üstüne beton dökmesinden farkı yoktur. O kendini koyduğu, küçük, çocuksu pozisyonda donar kalır; bu algılamayı bir daha aşamaz…
Truss tecrübeli bir politikacı… Bilgi düzeyinde, parti içi ilişki düzeyinde belli ki hiçbir sorunu yok… Ancak yine belli ki ‘
iletişim yönetimi
’ düzeyinde feci vaziyette…Zırt-pırt karar değiştirmesi… Engellilere karşı tutumu, sigara ve içki alışkanlıklarıyla eleştirilen, her tarafından ‘sağlıksızlık’ akan
Therese Coffey
’i Sağlık Bakanı ve Başbakan yardımcısı olarak ataması… Ekonomik krizi yönetebileceğine dair her türlü inancı yok edecek ‘müphemiyet
’ odaklı tutumu… Tüm bunlar, Truss’ın siyasi sonunu hazırladı…İngiliz dostlarıma da sordum… “45 gün süreyle hiç konuşmasaydı ne olurdu?..”
Yanıt çok netti: “Şu anda hâlâ Başbakanlık koltuğunda oturuyor olurdu.”
Bazen hiç konuşmayarak da iletişimi yönetebilirsiniz… Gelecek tasarımınızla ilgili ortaya koyduğunuz konumlanma, sizi aylarca taşıyabilir.
Büyük holdinglerin CEO’larının üç ayda bir çeyrek sonuçları itibarıyla kamuoyunu ve basını bilgilendirmek için toplantılar düzenlemeleri, onun dışında da ‘
medya maydanozluğundan
’ uzak durmaları bir rastlantı değildir…Özetleyecek olursak; üç şey götürdü Truss’ı…
Bir
, özgüven eksikliği…İki
, kararsızlık ve müphemiyet…Üç
, çok ve gereksiz konuşma…Gündemi belirleyeceğim diye çırpınan politikacılarımıza duyurulur…
Gözümüze takılanlar…
Gözümüze takılanlar…
- *Bilkent Center’da 23 Ekim’e kadar yapılan 750 TL ve üzeri alışverişlerde, 100 TL’lik Param Kart’ı hediye ediliyormuş.Philip Kotler, ‘pazarlama karmasına’4Pile başlamış, sonra bunu 7’ye yükseltmişti… Bilkent Center’ın tercih ettiği yöntem olanpromosyonen başından beri bu karmada yer alır. Tutundurma çalışmalarının bir türüdür. (Yasemin Ulusoy, MAG PR)
- *Aksoy HoldingKurucu Başkanı veTurcas PetrolYönetim Kurulu BaşkanıErdal Aksoy’un yaşamı “Hayat Problem Çözmekmiş” adlı kitaba ve belgesele konu olmuş. Gazeteci ve belgesel yapımcısıRıdvan Akarile gazeteciHilmi Hacaloğlutarafından kaleme alınan kitabın satış telif gelirleri iseTürk Eğitim Vakfı’na bağışlanacakmış. Bizim iletişim danışmanları, bu alandaki çalışmaları 5 düzlemde planlarlar. Ürün, hizmet ya da kurumsal performans, konu ve gündem yönetimi gibi başlıkları içerir… En altta, yani hepsinin taşıyıcısı konumunda ise ‘lider iletişimi’ yer alır. O nedenle, liderinitibarınındoğru yönetilmesi son derece önemlidir. Aksoy’un kitap ve belgesel yayını da bu kapsamda kıymetli bir çalışma olmuş. (Sevcan Çarkçı, Aristo İletişim)
- *Merhum Hacı Ahmet Albayrak’ın teşebbüsleriyle 1952 yılında temeli atılanAlbayrak Grubu, 70 yaşını geride bırakmış… Şekerden kâğıda ve pek tabii yayıncılığa, limancılıktan inşaata, sanayiye ve tarıma kadar çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren Grup, bunun için bir de film hazırlamış...
- ... 70 yıl, 15 binden fazla çalışan, Asya’dan Afrika’ya uzanan çalışmalar… Tabii en önemlisi de istihdama, ekonomimize, ülkemize sağlanan büyük fayda… Grubu yürekten kutlar, başarılarla dolu nice yıllar dileriz… Bir de küçük hatırlatma yapmadan geçmeyelim: Fazla tevazu göstermemek lazım, gerçek sanılır…


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.