“Araplaşmak” ya da zırvanın tevili

Aydın Ünal
Aydın ÜnalYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 24/04/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
“Araplaşmak” ya da zırvanın tevili

İsminin önünde “prof.” ünvanı da olan şahsın bir yıl önceki mülakatında sarf ettiği sözler geçtiğimiz günlerde yeniden gündeme geldi. Şahıs, özbeöz Çorumlu olan Şeyhülislam Ebüssuûd Efendi’nin Mısır’dan getirildiğini, onun eliyle Osmanlı’nın Türkleri Araplaştırdığını iddia ediyordu.

Zırva tevil götürmez. Nitekim sözleri tekrar gündeme gelip de alay konusu olunca şahıs bilmediği bir dönem hakkında konuşup hata yaptığını itiraf etmek zorunda kaldı. Ancak şahsın sözlerini zırva yapan bilgi hataları değil, “Araplaşmak” kavramı.

Türkiye’de Siyonizm’in doğrudan hizmetindeki “Türk ırkçılığı” bu “Araplaşmak” kavramını son zamanlarda sıkça kullanır oldu. Esasen “Araplaşmak” kavramı yeni değil; Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren “Araplaşmak”, “Müslümanlık” kavramı yerine kullanıldı. Türklerin Müslüman olmasını içine sindiremeyenler ya da Türkleri Müslümanlıktan uzaklaştırmak isteyenler, “Müslüman” kavramını kullanmaya cesaret edemedikleri için korkakça “Araplaşmak” kavramına sarılıyorlar. CHP’de üç dönem milletvekilliği de yapmış Kemalettin Kamu’nun şu zırvaları o zihniyetin ibretlik vesikasıdır: “Ne mucize ne efsun / Ne örümcek ne yosun / Ka’be Arap’ın olsun / Çankaya bize yeter”. Şimdilerde ise “Araplaşmak”, Türklük ile Müslümanlığı birbirinden ayırmak suretiyle Türklüğü yok etmek maksadıyla cahil ve de ahmak ırkçıların dilinden düşmüyor.

Türklerin Müslüman olmakla Araplaştığı iddiası gerçekten zırvadır.

Bir kere Türkler 8. yüzyılda İslam ile şereflenmiştir. Aradan 13 yüzyıl geçmiş olmasına rağmen bugün asimile olmadan Türk kimliği ile varlıklarını sürdürüyorlar.

Türklerin Araplaşmasından kastedilen eğer 1928’e kadar kullanılan alfabe ise, o alfabe Arap alfabesi, Fars alfabesi, hatta Osmanlı alfabesi, hatta “eski” alfabe değil, Türkçe sesleri mükemmelen karşılayan, asırlar içinde gelişmiş, büyük bir medeniyetin kendi eliyle ürettiği özbeöz ve özgün Türk alfabesidir. İslam öncesi pek de bir okuma-yazma faaliyeti olmayan Oğuz Türkleri, Arap-Fars karışımı bir alfabeyi kendilerine uyarlayıp özgün hale getirmiştir.

Eğer maksat Türkçedeki Arapça kelimeler ise, dilimizde bütün kısırlaştırma operasyonlarına rağmen Arapçadan daha fazla Farsça kelime vardır ki kimse çıkıp da “Farslaşmaktan” bahsedemez. Yeryüzündeki her dil başka dillerden kelime devşirir; böylece zenginleşir, güzelleşir, mükemmelleşir. Oğuzların gündelik konuşmaya ancak yeten dilleri, karşılaştıkları yeni dil ve kültürleri devşirmekle bir büyük medeniyet lisanına dönüşmüştür.

Eğer “Araplaşmaktan” maksat Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber, Mekke ve Medine merkezli bir dine mensubiyet ise, bunda, bir şeref olmakla ve hiçbir mahsuru bulunmamakla birlikte dini ilimlerin bir sistematiğe kavuşmasında başta Semerkantlı İmam Maturidi olmak üzere nice Türk’ün emeği ve eseri vardır. Kur’an ve Hadis, İslam’ın ruhu ise, o ruhu estetik kalıplara nakşeden Semerkant, Buhara, Rey, İsfahan, Herat, Nişabur, Konya, Bursa, İstanbul gibi Türk şehirleridir. Bir dinlerinin olduğu bile şüpheli topluluklar İslam ile kendilerini bulmuş, İslam ile Türk olmuştur.

Eğer “Araplaşmaktan” maksat, Şah İsmail’in değil de Yavuz Selim’in tarafında durmak ise, “Seyyid” olduğunu, Ehl-i Beyt’ten olduğunu, Peygamber soyundan geldiğini, yani Arap olduğunu iddia eden, nihayetinde de nesli Farsîlik içinde eriyip giden Şah İsmail’dir.

Eğer “Araplaşmaktan” maksat Türklerin Yahudilik ya da Hristiyanlığı ya da ne idiği belirsiz “Şamanizm”, “Tengricilik”, “Kök Tengricilik” gibi sonradan üretilmiş, yapay ve sığ inanışları seçmemiş olmalarına bir hayıflanma ise o da beyhude çabadır, ciddi bir ruh ve zihin hastalığıdır.

Zırva tevil götürmez dedik ama bir kısım korkağın “Müslümanlık” diyemediği için “Araplaşmak” demesi karşısında da dilimizi, kalemimizi tutamadık.

Kim ki “Araplaşmak” diyorsa, bilin ki tarih cahilidir, Türk tarihine yabancıdır, İslam’ın hasmıdır, Türk’ün ve Türklüğün düşmanıdır. “Türkler Araplaştı” diyen, doğrudan “Müslümanlık” diyemediği için kelimelerin ardına sığınmaya çalışan bir korkaktır. Cahilden uzak durun, hem korkak hem cahil ise oradan kaçın.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026