Kültür ve sanat dergilerinin özel sayıları öteden beri ilgimi çektiği için onları biriktirmeye dün olduğu gibi, bugün de devam ediyorum. Bu özel ve güzel sayıların bazıları kitap hacminde hazırlanmış olmaları dolayısıyla tetkik ve tetebbu erbâbının işini daha da kolaylaştırıyor.

Albayrak Medya Grubu’nun en önemli yayın organlarından biri olan “Derin Tarih” dergisinin özel sayıları, özelliğin ve güzelliğin her türlüsünü bünyesinde taşıdığı için büyük ilgi görüyor. Adı geçen derginin 36. özel sayısı da bu günlerde okuyucularıyla buluştu: “İttihad-ı İslâm’ın Kudretli Mimârı Yavuz Sultan Selim” ünvânıyla neşredilen bu özel sayı, cihan hükümdarı Yavuz Sultan Selim Han’ı bütün cepheleriyle konu edinmiş olarak karşımıza çıkıyor. Hayli hacimli olan bu dergideki hemen hemen bütün yazılar adı geçen padişahımızı bize, efrâdını câmi, ağyârını mâni bir üslûpla bir kere daha tanıtıyor. Edinmeniz ve mutlaka okumanız temennisiyle...

Bu satırları mukaddime kabul edelim ve asıl konumuza gelelim. Tarihe, münhasıran Osmanlı tarihine az çok ilgi duyan hemen herkes bilir ki; Yavuz padişah, dedesi Fatih Sultan Mehmed’in tam bir vârisidir ve onun ideallerine hizmet etmeyi hayatının gâyesi haline getirmiştir. Fatih’in fütûhatı ne ise, Yavuz’un cihan hâkimiyet mefkûresi de odur.

Her iki hükümdar hakkında, böyle sitayişkâr cümleler kullanıyoruz ama aradaki diğer Osmanlı hükümdarının da -tabii ki- hakkını yemeyeceğiz. Bazı tarihçilerin yaptığı gibi, onu görmemezlikten gelmeyeceğiz. Unutmamak gerekir ki, İstanbul’u Fatih fethetti, oğlu İkinci Bâyezid ise, bu köhne Kostantiniyye’yi yeniden ihya ve inşa etti. İkinci Bayezid’in birinci hedefi, babasının emanetine olanca gayretiyle sahip çıkmak oldu. Ve yine hatırlamak gerekir ki; Küçük Kıyamet denilen büyük depremde yerle bir olan İstanbul onun sayesinde asıl İslâmî kimliğine kavuştu. Bayezid-i Veli, İstanbul’u camilerle, mescidlerle ve daha bir çok mimari eserle süsleyerek “İslambol” hâline getirdi. Bayezid Camii’ne ve Külliyesi’ne, şehrin ortasına vurulan bir Osmanlı mührü diye bakabilirsiniz.

İşte oğlu Yavuz Sultan Selim de, akl-ı selim sahibi bir hükümdar olarak bu mührü, bastığı yeri nurlandıran bu mührü diğer İslâm ülkelerinde de kullanmak ve böylece İslâm birliğini tesis etmek için çetin savaşlara girişti ve i’lây-ı kelimetullah uğrunda büyük başarılar elde etti.

Siz de bilirsiniz ki, Yavuz hakkında büyük-küçük bir çok eser kaleme alındı. Namık Kemal’in yazdığı Yavuz Sultan Selim kitabı, işte böyle hacim itibariyle küçük, fakat muhtevası bakımından son derece önemli bir eserdir. Pek bilinmez, bu kitabı daha da önemli hale getiren kişi merhum Ahmed Ersin Yücel, nâm-ı diğer “Zaptiye Ahmed”dir. Merhum, kaleme aldığı mukaddime ile olsun, ilave ettiği çok sayıdaki haşiye ve zeyillerle olsun, bu eseri sanki kendi kaleminin ürünüymüş gibi telif eser haline getirdi.

İsterseniz önce mukaddime ile başlayalım. Zaptiye Ahmed diyor ki:

“Kitabın müellifi Namık Kemal’in dediği gibi, ‘Bu Devlet-i Muazzama-i Osmâniyye’nin en büyük adamı Sultan Selim’dir.’

Halife - padişah Sultan Selim’in yaptığı işler büyük olduğu kadar, mânevi dünyası da o nisbette büyüktü. Hatta diyebiliriz ki mânevi dünyası, o muazzamât-ı umûr sayılan işlerle kıyas edilse, rûh-ı âleminin vüs’ati (genişliği) bizleri hayretlere gark edecek derecededir. Zaten bu muvakkat dünyadaki hareketlerin nâzımı da o âlem değil midir? Bizi hayrete düşürür dedik. Çünkü bazı nâdir yaratılışlarda bu âlem o kadar derin ve o kadar bizim gibi insanlar tarafından ihâta edilemeyecek derecede yüksektir ki, vâlih ü hayran, (şaşırarak ve hayran olarak) temâşâ etmemek imkânsızdır. İşte o âlemden fışkıran ve taşan beyitlerinden biri:

Murâd-ı her dü cihân herfesi arzu dâred

Selim âmede bârî be-teng-i ez dü cihân

İki cihan murâdı, dünyada ve ukbâda saadetle yaşamak, herkesin arzusu ve isteğidir. Fakat Selim iki cihandan da, dünyadan da, ukbâdan da sıkılmıştır.

Bu ulvî rûhun sahibi, onu rızâ-yı ilâhîyi istihsal edecek (elde edecek) işlerden başka bir şeyle meşgul etmemiş, yaratılışın hikmetine muvâfık olarak yaşamaya çalışmış, yaşamış bir zattı. Nâil olduğu büyük zaferler, böyle bir şahsı elbette gurura sevk edemezdi. Nitekim kendisi de bunu:

Düşmen-i siyeh-dil çe bâned în hâlet

Feth-i leşker-i mâ zuhûr-ı ilâhist

‘Kara gönüllü düşman benim askerimin zaferlere ulaşmasının sırf Allah’ın yardımından başka bir şey olmadığını ne bilsin?” beytinde ne güzel ifade etmiştir.’

Bu dâhi padişah, büyük devlet adamı, büyük asker, büyük âlim ve büyük şairin hayatını ve devrini en ince teferruatına kadar cilt cilt, ayrı ayrı kitaplar halinde yazmayı ve kendisinin en büyük emeli olan İslâm’ı tek noktada toplamayı, onun torunları olan bizlere, Müsebbibü’l-esbâb olan Allah’ın nasip etmesini niyâz edelim.

Yavuz Sultan Selim’in büyüklüğünü ve sekiz sene gibi bir zamanda yaptığı işlerin azametini böyle ufak bir kitapçıkta anlatmak imkânsızdır. Fakat haşmetli ve şanlı ve yegâne iftiharımız olan mâzimizin, hatta yakın mâzimizin bile bilinmediği, unutturulmak istendiği, tahrif edildiği şu son devirde; neslimize atalarımızın büyüklüğünü velev ki ufak bir risale ile olsun anlatmak arzusu ve iştiyâkı bize bu eseri neşrettirdi.

Kitabın müellifi hakkında Türkiye’de bir çok inceleme yapılmış, hakkında bir çok şey söylenmiştir. Türkiye’nin son 150 senelik mâzisinde yapılan işlerin garipliği, Türk milletinin rağmına meydana getirilen ıslâhatların zararları, bu hareketlerde rol alan bazı devlet adamlarının gafleti ve hatta ihâneti; bugün sevinerek söylemek lazımdır ki, memleketin bütün münevverleri tarafından olmasa bile, namuslu ve vatansever, mâzisini ve milletini bilir vatan evlâtları tarafından farkedilmiş, bilinmiş ve artık tetkik safhasına geçilmiştir.

Namık Kemal bu 150 senelik, büyük bir Türk şairinin tâbiriyle, ‘inkâr devri’ içinde yetişmiş fikir adamlarımızdan biridir. Kendisi tahrir sâhasının hemen her nev’inde eserler vermiş bir kimsedir.

Gençliğinde tutulduğu ‘Jön-Türk’ hastalığı hâriç tutulursa, N. Kemal diğer taraflarıyla namuslu bir vatansever ve İslâmcı idi. İttihad-ı İslâm’a taraftardı. Ve bunu gerçekleştirecek esbâbında Osmanlı Devleti’nde olduğunu biliyor, onun yıkılmasıyla İttihad-ı İslâm fikrini kuvveden fiile çıkarmanın artık bir hayâl derecesine düşeceğini farkediyordu. Bu yüzden ömrünün son devirlerinde tamamen Osmanlı tarihiyle meşguldü. Tamamlayamadığı Osmanlı Tarihi’ne muhterem Ziya Nur ağabeyimiz, ‘Osmanlı Şehnâmesi’ tâbirini vermişlerdir ki, intâk-ı hak dense sezâdır.

Onun bu ufak kitabı da Türk tarihinin efsâne şahsiyeti ve Türk milletinin idealindeki lideri olan Yavuz Sultan Selim hazretlerini anlatmaktadır.

Kitap gayet muhtasar olduğu için bazı mühim meseleler de bir iki satırlarla geçiştirilmiştir. Bu sebepten yer yer hâşiyeler koymaya mecbur olduk.

Senelerdir lisanımızın başına belâ olan uydurmacılık dolayısıyla neslimiz, ecdâdımızın eserlerini şu Lâtin harfleriyle yazılsa dahi okuyup anlayamamaktadır. Bu sebepten N. Kemal’in Türkçesini de üslûbuna dokunmamaya gayret ederek, istemeye istemeye sadeleştirdik. Fakat bazen lisana başka bir güzellik veren terkiplere hiç dokunmadık.

Bu arada Sultan Selim için,

“Devr-i Sultan Selim’i yazmak için

Seyf-i meslûl kıldı hâmesini

Halk Yahya Kemâl’e rahmet okur

Gûş ederken Selîmnâme’sini”

diyerek muhteşem bir Selîmnâme yazan büyük şair Yahya Kemal’in bu şaheserinin de tamamını yer yer kitaba derc ettik.

Her iki Kemâl’ler için de, Sultan Selim’i hayırla yâda vesile oldukları için Bâri-i Teâlâ’dan rahmetler diler, bizlere de onların hayal ettikleri dünyayı nasip etmesini niyâz eyleriz.”

Böyle bir tarih şuuruna ve kalem kudretine sahip olan Zaptiye Ahmed merhumun, hâşiyelerini mi merak ediyorsunuz? Bir hafta sabretmeniz gerekiyor.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026