Adi bir iftira: Biz İsrail’den özür mü diledik?

Ersin Çelik
Ersin ÇelikYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 09/10/2025, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Adi bir iftira: Biz İsrail’den özür mü diledik?

İsrail hapishanesinde kalan son arkadaşlarımız da şükürler olsun döndüler. O halde şimdi bazı meseleleri konuşmanın vaktidir.

Sumud Filosu, daha Tunus’tayken başlayan kaotik süreçlerden beri sistematik bir şekilde sabote ediliyordu. Lakin İsrail’in ve uzantılarının engelleme çabaları döndü dolaştı, Türkiye kamuoyunda filodakileri birbirine düşürecek alçakça bir itibar suikastına dönüştü. Sürecin her anına şahitlik eden bir gazeteci ve aktivist olarak, bu organize kötülük karşısında susacak değilim.

Çünkü ülkemizde birileri, 72 saat içinde deport edilen bizlerin İsrail’den
özür
dileyerek
hapishaneden çıktığı iftirasını vicdanları sızlamadan ortaya attı. Güvendiğimiz, bizden emin olduklarını bildiğimiz insanlar dahi, sıcak kahvelerini yudumladıkları konforlu koltuklarından yaptıkları yayınlarda; günlerdir yollarda olan, son üç gününü sorgu odalarında, betondan ibaret hücrelerde, aç-susuz bir direnişle geçiren insanların onuruna ve haysiyetine saldırdı.

Aslında bu satırlarda size o hücrelerdeki direnişi, arkadaşlarımın yiğitliğini ve İsrail’in çaresizliğini anlatmam gerekirdi. Filo Günlükleri’ne böyle devam edecektim. Ancak bu kirli iftiralar, enerjimizi ve gündemimizi Gazze’den çekip kendi onurumuzu savunmaya zorlayarak tam da İsrail’in amacına hizmet etti. Bu yüzden o defteri şimdilik kapattım. Lakin bu yazıyı, o gemideki ve o hücredeki tüm arkadaşlarım adına yazmayı tarihi bir borç biliyorum.

Biz 36 Türk vatandaşı, ilk kafilede deport edildik, 14 arkadaşımız geride kaldı. Peki neden? Bu sorunun cevabı, iftiracıların yalanlarında değil, filonun kendi kolektif stratejisinde gizli.

İsrail’in müdahalesinden iki gün önce, Sumud Filosu Türkiye Delegasyonu, hepimizin 72 saat içinde deport edilmeyi sağlayan evrakı imzalaması yönünde
kesin bir karar alındığını
duyurdu. Bu bireysel bir korku anı veya kişisel bir tercih değil, defalarca tebliğ edilen bir
delegasyon talimatıydı
. İtiraz edenler oldu ancak kararın stratejik amacı netti: Diplomatik ilişkimizin olmadığı bir ülkede, Türk aktivistlerin İsrail’in hukuksuz yargı sisteminde rehin kalmasını önlemek ve bir an önce Türkiye’ye dönerek hem tanıklık etmelerini hem de mücadeleyi dışarıdan sürdürmelerini sağlamaktı.
Peki imzalanan o evrak neydi? O belge bir özür ya da pişmanlık metni değil, sadece uluslararası göç hukukuna dair teknik bir prosedürdü. Size “İllegal yollarla getirildiğiniz İsrail’den deport edilmeyi kabul ediyor musunuz?” diye sorar. İmzalarsanız, 72 saatte mahkemesiz gönderilirsiniz. İmzalamazsanız, birkaç gün sonra mahkemeye çıkarılır ve hakim kararıyla yine gönderilirsiniz.
Yani sonuç asla değişmez; sadece süre ve usul değişir.
Ortada ne bir özür ne de bir geri adım vardır. Alınan kolektif bir karara ve stratejiye uyma durumu söz konusudur.

İlk kafilede gelenler delegasyon kararına uyarken, geride kalan arkadaşlarımız ise Avrupalı aktivistlerle ortak bir direniş hattı kurarak diplomatik bir krizi tetikleme tercihinde bulundu. Her ikisi de aynı amaca hizmet eden, meşru ve değerli taktiklerdir. Hatta ilk kafilede belgeyi imzalamayanlar olduğu gibi, kalanlar arasında imzalayanlar da vardı. Ancak İsrail’in niyeti başından beri belliydi. Sivil bir görevli kırık Türkçesiyle bana şunu söyledi: “Sizi burada kesinlikle istemiyoruz, bir an önce gideceksiniz.”

Günlerdir süren bu tartışma, Gazze gündemini ve filonun asıl amacını gölgede bırakarak tam da İsrail’in arzuladığı kirli zemini oluşturdu. Bizler geride kalan arkadaşlarımızın hukukunu korumak ve Gazze davasının selameti için sustuk. Ama “İsrail’den özür dilediler” diyerek haysiyet cellatlığına soyunanlar ve bu aşağılık söyleme ortak olanlar şunu iyi bilsinler ki:

Bizler o demir kapıların ardında bile Gazze’nin ve bu onurlu davanın adını haykırıyorduk. Koğuşların duvarlarına yazılar yazıyorduk. Zaman, kimin nerede durduğunu, kimin direndiğini ve kimin farkında olarak ya da olmayarak kimin değirmenine su taşıdığını elbet ortaya koyacaktır. Gazze, oturduğu yerden ahkam kesenleri bir elek gibi elemeye devam edecek.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026