
Ayasofya Camii’nin 86 yıl sonra zincirlerinin kırılıp ibadete açılması büyük bir heyecandı. Üzerinden 10 ay geçti fakat milletimizin Ayasofya’ya kavuşma iştiyakı bir an olsun dinmedi. Cuma günü Fethin Mührü, çok daha farklı ve derin bir coşkuya ev sahipliği yaptı.
İstanbul Üsküdar’daki İTO Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin ortaokul öğrencilerinin hafızlık icazet töreni vardı. Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen 136 öğrenci icazet aldı. Başlarına sardıkları sarıklar ve beyaz cübbeleriyle o çocuklar, Ayasofya’nın yüzlerce yıllık taş duvarları arasında adeta açmış beyaz güller gibiydiler.
Hafızlık yapanlar ya da evlerinden hafız çıkanlar bilir; kolay bir eğitim değildir. Büyüklerimiz, hocalarımız her zaman derler; hafızlık her şeyden önce nasiptir. Sonrası büyük bir azim ve gayretle çalışmaktır.
Peki bu “beyaz güller” nasıl yetişiyor? Eskiden hafızlık denilince akla gelen “okuldan kopma” devri kapandı mı? Gelin, rakamlarla hafızlık eğitimindeki bu sessiz devrime yakından bakalım.
Bizim zamanımızda ilkokul biter, Kur’an kursuna gidilir, bir yıllık eğitimden sonra hafızlığa geçilirdi. Ortaokul ise ya sonradan okunur ya da dışarıdan verilirdi. Ortaokulu sonradan okuyan hafızlar akranlarından geri kalırdı. Dışarıdan bitirenler ise lisede bocalıyor, üniversite sınavlarında zorlanıyordu. Kısacası, hafızlık bir fedakarlık olduğu kadar, akademik bir kayıp anlamına da geliyordu.
Ama artık bu tablo değişti. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, Diyanet ile iş birliği yaparak 2014’ten itibaren imam hatip ortaokullarında “Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık” projesini başlattı. Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz’ın titizlikle yürüttüğü bu proje sayesinde öğrenciler, sene kaybı yaşamadan hem hafız oluyor hem de liseye hazırlanıyorlar.
Rakamlar dikkat çekici: Türkiye genelinde 194 okulda bu eğitim veriliyor. Projeye bugüne kadar 18 bin 536 öğrenci dahil edilmiş. Beş yılda 20 bine yakın öğrenci bu yola baş koymuş durumda.
Tören vesilesiyle İTO Marmara Anadolu İmam Hatip Okulu Müdürü Mücahit Kıbrıs ile Ayasofya’da ayaküstü sohbet etme fırsatı bulduk. Henüz 35 yaşında, idealist bir eğitimci. Okulun başarısını şöyle özetliyor:
"Öğrenciler adeta 'çift ana dal' yapar gibi, ortaokulda kayıp yaşamadan iki yılda hafızlıklarını tamamlıyorlar. Günde 4 saat Kur’an eğitimi alıyorlar ama akademik derslerden de geri kalmıyorlar."
Okul, geçen yıl Üsküdar’da en iyi LGS performansını sergileyen devlet okulu olmuş. Yani hafız öğrenciler, yüksek ücretli Amerikan kolejlerinin üzerinde bir akademik başarı gösteriyor.
Sadece Kur’an değil; Japonca, Arapça ve İngilizce hazırlık sınıfları var. Teknolojiye meraklılar; TEKNOFEST’te otonom araçlar kategorisinde üniversite takımlarını geride bırakıp birinci olmuşlar.
Ayasofya’nın kubbesi altında, hafızların anne ve babaları evlatlarının heyecanına ortak olurken gözyaşları sel oldu. Beyaz cübbeler giyildi, sıra sarıklara geldi. Hafızların sarıklarını Fatih Çıtlak Hoca bizzat kendi elleriyle ve geleneksel usullere göre sardı. Hepsine tek tek dokundu, motive etti.
Çocuklar baştan aşağı beyaza bürününce bir hafız babasına sordum duygularını. “Aklımızdan geçmezdi” dedi, “Ümmetin kabul olmuş duasını yaşıyoruz şu an. Hafızlık ve Ayasofya… Bu da başka bir nasip.”
Hafızlar arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın torunu, Necmettin Bilal Erdoğan’ın oğlu Ömer Tayyip ve Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un oğlu Ömer Asım da vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende “misafir okuyucu” geleneğini sürdürerek Kur’an tilavetinde bulundu.
Bu başarı sosyal medyada çok konuşuldu ancak kasıtlı yayılan bir yalan da vardı: “Bilal Erdoğan’ın oğlu Amerikan kolejinde okuyor.” Bu sahte haberlerin, “Erdoğan kendi çocuklarını imam hatibe göndermiyor” algısını beslemek için üretildiği aşikâr. Oysa hakikat, Ayasofya’nın kubbesi altında, bir devlet okulunun mezuniyetinde tecelli ediyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, imam hatiplerin önüne duvarlar örüldüğü en zor zamanlarda bile evlatlarını bu okullardan almamıştı. Bugün de torunu, bir devlet okulu olan imam hatipte hafızlığını tamamladı.
Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hafızlarla “yumak” olduğu o samimi kareyi çekmek de bana nasip oldu.
Türkiye’de Kur’an eğitimi ve imam hatip okulları, 90’lardan sonra büyük baskılar gördü, hafızlık eğitiminin önü kesildi. Şimdi o yasaklı günler geride kaldı lakin arada telafi edilmesi gereken kayıp yıllar var. İmam hatiplere yoğun ilginin ve hafızlığa artan hevesin sebebi, belki de bu özlem. Bu, sadece bir eğitim meselesi değil; bir milletin kendi ruhuna, hafızasına ve “hafızına” yeniden, sıkı sıkı sarılmasıdır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.