Papa’nın arayışı: İslam’dan daha az korkmak…

Ersin Çelik
Ersin ÇelikYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/12/2025, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Papa’nın arayışı: İslam’dan daha az korkmak…
Papa 14. Leo, Türkiye’den Lübnan’a geçti ve Beyrut’tan Roma’ya dönerken de uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Fransa’da yayımlanan ve Katolik Kilisesi’nin görüşlerini de yansıtan La Croix gazetesi, röportajı Papa’nın ağzından
“İslam’dan daha az korkmalıyız”
başlığı ile yayımladı.

Papa’nın dönüş yolunda verdiği röportajı okur okumaz, önceki yazıma gelen eleştiriler de zihnimi açmışken, bir ağabeyimiz, bu tartışmayla doğrudan ilişkili olan yeni yayımlanmış bir kitabı okumam için ön ayak oldu…

Papa, söyleşide Hristiyanların ruhani önderi sıfatıyla ve aynı zamanda Avrupa liderlerinin bu zamana dek cesaret edemediği bir çıkış yapıyor aslında. Hem bir korkudan hem de bunun giderilmesinden açıkça bahsediyor. Yeni Şafak Fransızca ekibini yöneten Fatih Karakaya ile söyleşi üzerine istişare ettik, gazetenin manşete çektiği ifadenin “İslam’dan daha az korkmalıyız” şeklinde okunması gerektiğinin altını o da çizdi.

O halde ortada büyük bir “korku” var. Papa’nın sözleri bütün olarak şöyle: “Avrupa’da veya başka yerlerde İslam’dan daha az korkmalıyız. Bu korkular genellikle göçmen karşıtı olan ve başka bir ülkeden, başka bir dinden insanları dışarıda tutmaya çalışanlar tarafından üretiliyor.”


***

POLİTİK YOL: KATI KATOLİKLİĞE ELEŞTİRİ
Papa bu sözleri durup dururken değil, kendisine yöneltilen
“Katolik dünyasında yükselen kimlikçi söylem ve İslam’ın bir tehdit olarak sunulması”
sorusu üzerine sarf ediyor. Papa da “daha az” vurgusuyla İslam›ı tehdit olarak görmeye devam ediyor ancak Müslümanları Avrupa dışında tutmaya odaklanan
‘katı Katolik’ yaklaşımı da eleştiriyor.
Katolik dünyanın içinin boşaldığını, güç kaybını ve daha yeni kurulduğu makamının siyaseten etkisizleştiğini en iyi Papa biliyor. Bu yüzden söylemlerindeki arayış aslında sadece dini değil, stratejik. Temaslarından, demeçlerinden ve özeleştirilerinden görüldüğü gibi bir “çıkış” arıyor. Sözlerinden “Müslümanlara zeytin dalı uzattı” anlamı çıkmaz elbette. Lakin şu net: Papa, Hristiyanlığın küresel güç kaybı ve Siyonizm-Evanjelizm bloğu karşısında
“Vatikan’ı yeniden oyun kurucu yapmanın”
politik yollarını aralıyor.

***

ZORUNLU “DEĞERLER İTTİFAKI”
Peki, Papa neden yönünü Türkiye’ye çevirerek başladı? Çünkü Vatikan artık şunun farkında: Sadece ‘Hristiyan Birliği’ni sağlamak ne manevi çöküşü durdurmaya ne de politik olarak küresel masada kalmaya yetiyor.
Siyonist yayılmacılık ve küreselci tehdit
karşısında, İslam dünyasıyla kurulacak stratejik bir “
değerler ittifakı
” Vatikan için bir tercih değil, zorunluluk.
Papa bu stratejik adımı atarken, asıl sarsıcı mesajı kendi tebaasına, yani Hristiyan dünyasına verdi. Avrupa’nın içine kapanan, çeşitlilikten ürken ve varlığını “tehdit” algıları üzerinden kuran radikal sağa açıkça itiraz yükseltti. Dönüş yolunda sarf ettiği bu sözler, Avrupa’nın bugün içinden geçtiği sert kimlik tartışmaları için bir kırılma noktası aynı zamanda. Görünen o ki Papa, Avrupa’nın “
ötekilere geçit vermeyen
” duvarlarını, Türkiye ve İslam dünyasıyla kuracağı köprülerle aşmak istiyor.
Fakat asıl ironi şu ki; Papa’nın bu çağrısı, Avrupa’nın son bin yıllık tarihini bilenler için şaşırtıcı değil ama Avrupa’nın kendisi için sarsıcı. Çünkü modern Avrupa’nın İslam korkusu, son yıllarda yükselen aşırı sağın ürettiği bir refleks değil,
Avrupa kimliğinin kurucu kodlarında yer alıyor.

***

MODERN AVRUPA’NIN “YOK EDİCİ” KODLARI
Bu noktada Şener Aktürk’ün, Paradigma Yayınları’ndan çıkan Modern Dünyanın Kökenleri kitabına dönmek gerekiyor. Bir gecede okuduğum kitabında Aktürk’ün temel tezi tek cümleyle şu: “Modern dünya,
Batı Avrupa’da Müslümanların ve Yahudilerin tasfiyesi üzerine kurulmuştur.”
Bu cümle, yalnızca tarihten bir tespit değil, modern Avrupa kimliğinin arka planına ışık tutuyor. Yani Avrupa’nın “seküler”, “çoğulcu”, “ilerlemeci” ve “insancıl” olduğu iddiasını taşıyan bütün hikaye, gerçekte dev bir yok edilişin, sürgünlerin ve
Hristiyan olmayanları insandan saymama inancı
üzerine kurulmuş bir anlatıdan ibarettir.
Kitaptan özetle: Papalık, Orta Çağ boyunca yalnızca ruhani bir otorite değildi. Aynı zamanda Avrupa’nın nüfus mühendisliği merkeziydi. Gregoryen Reformları sonrası ruhban sınıfı şu korkunç doktrini benimsedi:
“Hristiyanlığa geçmeyenler akıl yürütme kapasitesine sahip değildir, dolayısıyla insan değildir.”
Şener Aktürk, bir benzeri olmayan araştırmalarının sonucunda, 1526 yılına gelindiğinde Batı Avrupa’da tek bir Müslüman topluluk bile bırakılmadığını gözlemliyor ve modern Avrupa’nın çoğulculuk değil “
tasfiye
” üzerine kurulduğunu delillendiriyor.

***

“ŞEYTAN’IN İNSAN İLE SAVAŞI”

Bugün Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi türlü bahanelerle içeri almaması, göçmen tartışmalarını kimlik krizi haline getirmesi, Müslüman nüfusu sürekli “demografik tehdit” olarak işlemesi boşuna değil. Bütün bu refleksler, Avrupa’nın tarihsel kodlarının sekülerleşmiş halidir. Bu nedenle AB’nin “Hristiyan Kulübü” olduğu yönündeki eleştiriler siyasi bir slogan değil, Avrupa tarihinin doğruladığı bir gerçek.

Papa’nın “İslam’dan daha az korkalım” çağrısı, buradan bakınca bir yüzleşme olarak görülebilir lakin bu çıkışın Avrupa’da tartışılması daha büyük bir olay olur. Çünkü Papa, Avrupa’ya tarihinde hiç sahip olmadığı bir şeyi hatırlatıyor: “
Gerçek çoğulculuğu
.”

Papa’nın yarım ağız da olsa özeleştirisi, Avrupa’nın genetik kodlarını değiştirebilir mi? Zor! Ancak Papa, yaklaşan “büyük tufanı” da görüyor. Küreselcilerin dünyaya el koyma sınırsızlığı, cinsiyetsizleştirme projeleri ve Siyonist aklın, sadece Müslümanları değil, Hristiyanlığı, aileyi ve fıtratı da hedef aldığını çok iyi biliyor. Eğer Papa 14. Leon, İslam dünyasıyla sağlam bir köprü kurabilirse, bu sadece Vatikan’ın değil, insanlığın da lehine olur.

Bizim için ise durum net: Avrupa’nın genetik ikiyüzlülüğünü bilmekle beraber, insanlığın ortak değerlerini savunmak için uzatılan her eli, “stratejik akılla” sıkmak zorundayız. Çünkü karşıdaki cephe, Hilal ve Haç kavgasını aştı. Gazze bize şunu gösterdi:
“Şeytan’ın İnsan ile savaşı” tüm dünyayı kan gölüne çevirecek.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026