Her şey güzel gidiyor, bunu söyleyeyim önce…
Referandum için kampanya süreci resmen başlamadı ama
“evetçiler”
iyi bir start verdiler.
“Evetçiler”
,
Rıdvan Dilmen
'in,
“Ben varım, sen de var mısın kardeşim?”
demesi kadar manidar bir başlangıç yapamazlardı doğrusu.
Şunu diyebilirsiniz,
“Rıdvan'ın, Arda'nın, devlet yönetimi konusunda bilgisi nedir, onlar 'biz varız' dediler diye, halk da onların peşinden mi gidecek yani?”
Halk, ona buna bakmaz, kendi kararını kendi verir, haklısınız…
Fakat her tartışmayı, her teklifi, her yeniliği
“diktatörlük”
olarak tarif ederseniz, milletin her kesiminden de tepki alırsınız, bunu da siz bilin.
***
Rıdvan Dilmen
'in bu çıkışı, asker traşlı haliyle asker sözü verip, sarı-kırmızı parçalı formamızı giymiş olmasına rağmen otobüsümüzden inip
Fenerbahçe'sine
kaçtığı gün kırdığı kalbimi biraz yumuşattı.
“Sen de var mısın?”
sloganını
Rıdvan Dilmen
kendisi mi buldu, yoksa profesyoneller tarafından hazırlanıp
“kendiliğinden başlamış bir kampanya”
süsü mü verildi, işin bu kısmını henüz bilmiyoruz.
Umarım kendi kendine başlatmıştır, öteki türlüsü ciddi dedikodulara neden olacak çünkü…
Rıdvan
'ın,
TFF
'ye başkan olacağından tutun da,
TRT
'de,
Levent Özçelik
'le yaptığı programın bu döneme denk gelmesine kadar her türlü değerlendirmeye tabi tutulacağını göreceğiz.
***
Aşırı
Fenerbahçeliliği
dışında
Rıdvan
'ın
TFF
'ye başkan olmasına kim itiraz edebilir,
TRT
'de, futbol programı yapmasını kim eleştirebilir?
Rıdvan
, bunları hak ediyor zaten, yetenekli adam, iyi kazanıyor, futbol aleminin en çok reyting alan, en çok ilgi gören yorumcusu, işi biliyor.
Gündemde kalması için
TFF
'ye başkan olmasına, ya da
TRT
'de program yapmasına ihtiyacı yok, hatta bu kurumların
Rıdvan
'a ihtiyacı var, çok açık söylüyorum.
Diyebilirim ki,
“evetçilerin”
en dikkat çeken ismi,
Cumhurbaşkanı Erdoğan
'dan sonra şimdilik
Rıdvan Dilmen
…
***
Peki
“hayırcıların”
durumu nedir,
“O cephede ne oluyor?”
derseniz,
Gülben Ergen
'i kafaya yazıyorum, tek geçiyorum.
Gezi kalkışmasının
bıçkın güzeli
Gülben Ergen
'i, referandum sürecinde öne çıkaran şey,
TRT
'de ana haber bültenini sunan
Erhan Çelik
'ten, tam da bu süreçte ayrılmış olması.
Yoksa
“evet”
ya da
“hayır”
demesini kimsenin taktığı yok.
Gülben Ergen
'le evliyken,
Erhan Çelik
'in, ciddi rakamlar karşılığında
TRT
'de, ana habere getirilmesi çok tartışıldı, herkesin tepkisini çekti.
Demek ki
Gülben Ergen
'in evliliği biraz da bu yüzden bitti.
Öyle ya, kocan devletin televizyonunda her akşam haber bülteni sunacak, sen sağda solda
“hayır”
kampanyası yürüteceksin, o iş olmazdı zaten.
***
Enteresan bir çıkış da
Ülke tv
'den geldi.
Geçen akşam
Hasan Öztürk
,
Turgay Güler
,
Salih Tuna
ve
Ahmet Kekeç
canlı yayında,
“Ben varım, sen de var mısın?”
diye sordular.
Salih Tuna
,
Fehmi Koru
'yla eğlenmeyi sürdürdü, fakat
“Sen de var mısın?”
diye sorulan diğer isimler çok önemliydi.
Hasan Öztürk
, eski Cumhurbaşkanı
Gül
'e,
Ahmet Kekeç
, eski Başbakan
Davutoğlu
'na,
Turgay Güler
de eski Meclis Başkanı
Arınç
'a,
“Ben varım, sen de var mısın?”
diye sordu.
İşin televizyonculuk kısmını başarılı buldum fakat eski cumhurbaşkanına, eski başbakana, eski meclis başkanına “Ben varım sen de var mısın?” diye sorması gereken asıl kişinin
Sayın Erdoğan
olduğunu düşündüm, o an…
“Referandumun şifresi de tam burada yatıyor”
dedim kendi kendime.
Temeli
“Milli Görüşe”
dayanan bu kadroların tamamı,
“Ben varım, sen de var mısın?”
derse,
“Sonuçlar belli, referanduma bile gerek yok”
derim.
Aksi halde de
“evet”
çıkma ihtimali çok yüksek ama garanti oynamak diye bir şey var değil mi?
Bunu en iyi,
“Ben varım, sen de var mısın?”
kampanyasını başlatan
Rıdvan
bilir.
***
Bu iş biraz da pas atılanı zor durumda bırakıyor aslında.
“Ben kararımı açıklıyorum, sen de açıklayabilir misin?”
diye kapalı bir sorgulama devreye giriyor.
CHP
'nin olaya el koyması lazım, teklifi
Anayasa Mahkemesi'
ne götürmeden önce
“kapalı oy”
kuralını ihlal eden
Rıdvan
'a,
“şeytanlık”
dışında başka bir unvan bulması lazım.
Şaka bir yana, madem ok yaydan çıktı, herkes birbirine soruyor, ben de
Acun Ilıcalı
'ya soruyorum;
Şu ana kadar kararını açıklayan, kampanyada adı geçen ünlüler birinci dereceden dostların, halı sahadan takım arkadaşların…
Onların oyunu biliyoruz, peki sen ne diyorsun, sen de var mısın,
Sevgili Acun
?...

