Sesli düşünelim…

Faruk Aksoy
Faruk AksoyYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/09/2019, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Sesli düşünelim…

Mevcut Anayasa yürürlükte olduğu müddetçe, Türkiye’de yeni parti kurulamaz, kurulsa da yeni olmaz, koptuğu mecranın taklidi olmaktan öteye geçemez.



Bana kalırsa Türkiye’nin siyasi atmosferini AB’ye üyelik sürecinin tamamlanması dışında hiçbir şey değiştiremez.

AB’ye üyeliğin muhakkak faydalı sonuçlar doğuracağını, tek yol olduğunu söylemiyorum ama pratikte siyaset dengelerini değiştirecek, farklı mecralara kanal açacak başka bir alan da göremiyorum.

Diğer durumu zaten yaşıyoruz…

Türkiye, Avrupa’nın ve Amerika’nın tehdidi altında olduğunu düşünüyor.

Bu psikolojiyi kırabilmek için de, Rusya’dan Çin’e, İran’dan Pakistan’a kadar alternatif ülkelerle derin ilişkiler kuruyor.

Avrasya hattının vatanseverlik, Atlantik hattının da ihanet olarak görüldüğü bir dönemden geçiyoruz.

Kimse unutmasın…

Türkiye, 2002’de muhafazakar/demokrat olarak kendini tarif eden, AB üyeliğini ana hedef olarak belirleyen, terörle mücadelede devletin hatalı olduğunu düşünen bir iktidarın 17 yıllık idaresinden ve tecrübesinden sonra bu noktaya geldi.

Türkiye, NATO ülkesi olarak Amerika ile yaşadığı derin krizlerin ardından Rusya pazarından silah aldı.

Türkiye, BOP’tan sonra Arap dünyasında işlerin sanıldığı kadar kolay olmadığını anladı.

Bu örnekleri niye veriyorum…

Proje aşamasında olan siyasi partiler sadece içerideki dinamiklere, ihtiyaçlara, zayıf alanlara göre kurulmayacak, bunu anlatmak için…

Bu yeni oluşumların uluslararası düzeyde ortakları olacak, bazı finans çevrelerinin desteğini alacaklar, ona göre kadrolar oluşturacaklar.

Sağ-sol diye ayırmaya gerek yok, çok partili dönemde ortaya çıkan siyasi akımların bu yollardan geçtiğini biliyoruz.

AK Parti’nin iktidara geldiği ilk seçimlerden sonra Avrupa’da ve Amerika’da gazeteler “Türkiye’de demokratik devrim” başlıkları attılar, hatırlayın.

Sonrasını biliyorsunuz…

Şimdi bugün muhafazakâr siyasetin içinden yeni yollar, yeni partiler çıkacağı söyleniyor.

Gayet doğaldır, isteyen istediği partiyi kurar, ülkeyi yönetmeye talip olur.

Fakat…

Muhafazakâr bir partinin 17 yıllık iktidarından sonra, yine o parti içinden bir grubun ortaya çıkması ve iktidar yürüyüşü başlatması epey meşakkatli bir işmiş gibi geliyor bana.

Parti programında ne yazacak mesela…

AK Parti, ilk dönemlerinde “muhafazakâr/demokrat”, daha sonra da “milli/yerli” kavramları üzerinden bir siyaset kurdu, içerideki ve dışarıdaki ortaklarını buna göre seçti.

AK Parti ile aynı tabana hitap edecek muhafazakâr ya da sağcı bir partinin kullanabileceği başka argüman kaldı mı?

Yeni, yepyeni, ultra yeni bir parti iktidara gelse en fazla ne yapabilir, söyleyeyim size…

Asgari ücreti iki bin liradan üç bin liraya çıkarır, başka da bir şey yapamaz.

Esas mesele dışarısıdır, bu yeni oluşumlar hangi eksene dâhil olacaklardır, Türkiye yönünü nereye dönecektir, bunu anlatmaları lazım.

Türk cumhuriyetleriyle olan ilişkiler, Suriye konusu, AB üyeliği, NATO hattıyla yaşanan sorunlar, Doğu Akdeniz’deki enerji savaşları, İsrail’in yayılmacı politikaları…

Yeni parti bu konular hakkında nasıl bir teklifle gelecek, bunları bilmemiz gerekiyor.

Yok, bütün mesele kişisel mağduriyet ise, ki haklı oldukları konular da var, bu durumu siyasi manifestoya dönüştürebilmek, parti programı haline getirebilmek çok zordur, neredeyse imkânsızdır.

Belki de yanılırım, siyaset rüzgâr işidir, yelkenini dolduran yol alır, iki ayda bambaşka bir film izleriz, bu da olabilir.

Fakat…

Sadece Erdoğan’a “tek adam” diyerek işi kotaracağını, bu tecrübelerden hâsıl olan birikimin hiçbir işe yaramayacağını düşünenler varsa, bir kere daha düşünmelerini tavsiye ederim.

Erdoğan hata yapmadı, ne yaptıysa etrafındakiler yaptı, diyemem, desem de kimse inanmaz.

Fakat şunu derim…

Türkiye gibi laik/seküler sitemle demokrasisini tanzim etmeye çalışan bir ülkede, muhafazakâr iktidarın hatalarını söyleyerek, o iktidarın içinden çıkacak yeni bir muhafazakâr oluşumu tekrardan iktidara taşıyacak kadar kemikleşmiş ve kenetlenmiş dindar insan kitlesi yok.

İşte bunu rahatlıkla söyleyebilirim…

Laik bir ülkede muhafazakâr bir partinin iktidara gelmesi biraz da emanetçilik yapmasıdır, kuralı kaideyi bir süreliğine kendi lehine işletmesidir.

Bu kaç kez yapılabilir zannediyorsunuz?..

Başlıklar :AK PartiABNATOBOP
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026