Diyanet İşleri Başkanlığı niçin gereklidir?

Hayreddin Karaman
Hayreddin KaramanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/06/2015, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Diyanet İşleri Başkanlığı niçin gereklidir?
Ben oyumu Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kaldırmayacak, İmam Hatip Okullarını kapatmayacak, başını örten Müslümanları temel haklardan mahrum bırakmayacak, din derslerini kaldırmayacak, kadrosu içinde namazlı niyazlı nur yüzlü insanların bulunduğu partiye (Ak Parti'ye) vereceğim. Tenkit ve nasihat hakkım baki kalmak üzere böyle yapacağım.
Yıllardan beri bazı kalemler ısrarla “laik devletin dinden elini çekmesini, din eğitimi, öğretimi, ibadet yerlerinin yönetimi gibi faaliyetlerin halka bırakılmasını, sonuç olarak da Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılmasını, İmam Hatip Okullarının kapatılmasını, okullarda din derslerinin okutulmamasını…" yazıyorlar.
Gerekçelerinin özeti de şöyle:
Laik devlet dini hayata el atarsa bu dine zarar verir, din istismar edilir, din özgürlüğü kısıtlanmış olur, din bozulur ve laik devletin ilkelerini meşrulaştırma aracı haline gelir.
Bu özet üzerinden yürüyerek gerekçeleri iptal etmeyi ve “gereklilik gerekçelerini” açıklamayı deneyeceğim.
İslam'ın hayatın bütününe uygulanmasında baştan beri devlet birinci derecede sorumlu tutulmuştur. Kelam ve fıkıh kitaplarında “İslam devletinin ve bir başkanın mutlaka bulunması gerektiği, bu vazifeyi gerçekleştirmenin de farz-ı kifaye olarak ümmetin omuzlarında bulunduğu" ifade edilmiştir. Örnek olarak Mekasıd Şerhi'inden bir parçayı alalım:
Ümmet için “dini ihya etmek (bütünüyle yaşatmak), Sünnet'i ayakta tutmak, haksızlığa uğrayanların haklarını alıp kendilerine vermek, hukuku uygulamak ve herkesin hakkını almasını sağlamak” üzere bir başkan (imam, halife) gereklidir. Bu başkanın yükümlü (âkıl bâliğ), Müslüman, kamil ahlak sahibi ve adaletli, hür, erkek, birinci derecede alim (müctehid), cesur, vazife için yeterli, görüş sahibi, fiziki bakımdan da sağlam olması… şarttır.
İlgili naslar (ayetler ve hadisler) yanında Hz. Peygamber (s.a.) ve Raşid halifelerin uygulamalarına dayan bu teorik hüküm bütün İslam devletlerinde kabul edilmiş, zaman zaman eksikler ve kusurlar bulunsa da uygulanmıştır. Devlet başkanları itikad ve ibadetleri halka bırakıp, muamelat ve ukubat ile meşgul olmamış, dinin bütün hükümlerinin uygulanmasına nezaret etmiş, sapmalar ve ihmaller ile mücadele etmişlerdir. Devlet başkanları hem ordunun başkumandanı hem de namazlarda cemaatin imamı olmuşlardır. Sahih İslam'dan sapmalar olduğunda önce irşad ve nasihat ile bu fayda vermediğinde belli şekil ve derecelerde yaptırım kullanarak müdahil olmuşlardır.
Bugün İslam dünyasının bazı yerlerinde laik-seküler sistemin halka dayatıldığı olmuştur, ama Müslüman halkın kahir çoğunluğu itikad ve amel olarak seküler sisteme karşıdır, itaati çaresizlikten kaynaklanmaktadır. Laik-seküler sistemler sözde böyle olmakla beraber genellikle dine müdahale ederler, ama Müslüman halk bu müdahalenin doğru ve faydalı olanını destekler, bunlardan dini hayatın gelişmesi için yararlanır, yanlış olanları ise benimsemez.
Ümmetin geleneğinde devlet -Hristiyan Batı'da olanın aksine- hem dünya hem de din işlerini yürüttüğü için laikliğin özünde bulunan din-dünya ayrımı Müslüman halka yabancıdır. Bu sebeple Müslümanlar, laik de olsa devletin din işlerine de “müspet manada” müdahil olmasını isterler. İşte bu yüzdendir ki, çok partili demokrasiye geçildikten ve halkın hürriyet içinde dini taleplerini de dile getirmeye başladıklarından beri ülkemizin Müslüman halkı; Diyanet'in kaldırılmasını istememiş, İmam Hatip Okullarının açılmasını ve okullarda din eğitim ve öğretiminin yapılmasını, dindarların da diğer vatandaşların yararlandığı bütün haklardan eşit olarak yararlanmasının sağlanmasını iktidarları destekleme şartı kılmıştır.
Laik-seküler devlet dini bozmak veya ondan yararlanarak kendini meşrulaştırmak istemiş midir?
Şüphesiz bunu istediği zamanlar olmuştur, ama bu istekleri hiçbir zaman gerçekleşmemiştir.
İmam Hatip Okulları ve Diyanet İşleri Başkanlığı örneklerini ele alarak bu iddiamı gelecek yazımda ispata çalışacağım.
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026