
Türkiye'de Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkileri yönetime el koyan darbecilerin ihtiyacına göre dizayn edildi. Cumhuriyetin kuruluşundan 1960 darbesine kadar Türkiye'de partili Cumhurbaşkanlığı modeli uygulandı. 27 Mayıs cuntası, 1961 Anayasası ile Cumhurbaşkanlığı üzerinden vesayetçi bir sistem kurdu. Darbecilerin kurguladıkları sistem nedeniyle her Cumhurbaşkanı seçiminde krizler yaşandı. Son kiriz Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı seçiminde oldu.
Vesayetçi darbeseverler, AK Parti çoğunlukta diye Meclis'e Cumhurbaşkanı seçtirmemek için sokağa döküldüler. O gün Cumhuriyet Mitingleri adı altında parlamentoyu ayaklar altına alanlar, ne hikmetse bugün en hızlı parlamenter sistem savunucuları haline geldi. E-muhtıra, 367 yargı darbesiyle parlamentoyu işlevsiz hale getirmek isteyenlere karşı ilk girişimi Meclis yaptı. Cumhurbaşkanı'nı halkın seçmesini öngören Anayasa değişikliğine imza attı. Anayasa değişikliği Meclis'te 367 ve üzeri oyla kabul edilmesine rağmen görev süresi dolduğu halde makamı işgal eden dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, krizi daha derinleştirmek için değişikliği referanduma götürme kararı aldı.
Cumhurbaşkanı seçemeyen Meclis, 22 Temmuz 2007'de erken seçime gitti. Yenilenen Meclis'te MHP'nin yer alması vesayetçilerin planını bozdu. Cumhurbaşkanı seçmesi engellenen Meclis, Abdullah Gül'ü 11. Cumhurbaşkanı seçti. Darbecilere son darbeyi ise millet vurdu. Ahmet Necdet Sezer'in krizi derinleştirmek için referanduma sunduğu Anayasa değişikliği 21 Ekim 2007'de halkın yüzde 69 evet oyu ile kabul edildi.
1960 darbesiyle kurulan vesayetçi sistem son bulmuştu. Cumhurbaşkanı'nı artık halk seçecekti. Krizli Cumhurbaşkanlığı seçim süreçleri geride kaldı. Ancak yeni bir sorun zuhur etti. Halkın Cumhurbaşkanı'nı seçmesiyle fiilen başkanlık sistemine geçildi. Ama Anayasa başta olmak üzere yasal mevzuat bu fiili durumla uyuşmuyor. AK Parti ve pekçok hukukçu o tarihten beri yaşanacak soruna dikkat çekerek, Anayasa değişikliğini gündeme getirdi. Ama bizim kriz sever muhalefetimiz, çözümsüzlükte ısrar etti. Hâlâ da ediyor.
AK Parti'de yaşanan son gelişmeler, yıllardır dile getirilen sistem sorunun ta kendisi. Türkiye bu sancılı dönemi iyi ki Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu gibi iki lider döneminde yaşıyor. Davaları için her makamı elinin tersi ile itebilme olgunluğuna sahip bu iki lider sayesinde Türkiye bu sancılı dönemi geride bırakıyor. Ancak sistem sorunu devam ettiği sürece bu krizlerin tekrar nüksetmeyeceğinin garantisi yok.
Temel, sağken hastalığına kimse inanmadığı için mezar taşına
Şimdi
yazdırdı. Türkiye'de sistem sorunu var ve gittikçe derinleşiyor. Erdoğan ve Davutoğlu gibi iki dava arkadaşı ve gönüldaş döneminde bile bunu hissetmeye başladık. Ötesini düşünemiyorum artık. Sistem hasta, sistem hasta… Yarın
şimdi
” sorusunu sormak istemiyorsak bugünden tedaviye başlamamız lazım.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.