MHP’nin tarlasına haşhaş

02:4118/04/2016, Pazartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Hüseyin Likoğlu

Mahkeme MHP'ye kayyım atadı, sevinç çığlıkları Pensilvanya'dan geldi. MHP lideri Devlet Bahçeli de partisine yönelik operasyonun arkasındaki karanlık mahfilin, Gülen örgütü olduğunu açıkça ilan etti. Gülen Cemaatinin uzun zamandır MHP'yi dizayn etme gayreti içinde olduğunu aslında bilmeyen yok. Bunun en açık örneği; 2011 seçimleri öncesi Bahçeli'nin başkanlık divanının tamamına kurulan kaset kumpasıydı. Bahçeli, o zaman açık ve net ifadelerle olayın arkasında Gülen örgütünün olduğunu işaret etmişti. O tarihte “okyanus ötesi” kavramını siyasi literatürümüze kazandıran lider olmuştu.



Bahçeli, “okyanus ötesini” işaret etmekle kalmadı, olayı yargıya da taşıdı. MHP yönetimine yönelik kaset kumpasının görüntülerinin yayınlandığı internet sitesini kimin finanse ettiğini, delilleriyle birlikte mahkemeye sundu. Bahçeli'nin ismini açıkladığı kişi Fetullah Gülen'in manevi evladı gibi gördüğü Faruk Bayındır'dı. Sonra ne mi oldu? Savcı Adnan Çimen, soruşturmayı sümenaltı etti. Adnan Çimen kim mi? Paralel soruşturma kapsamında HSYK tarafından açığa alınan yargıçlardan biri.



Devlet Bahçeli, 17-25 Aralık soruşturmalarını her ne kadar siyaseten AK Parti'nin aleyhinde kullansa da paralele hiçbir zaman yüz vermedi. Paralel polis şefleri, 7 Haziran seçimleri öncesinde MHP'den aday olmak için çok çaba sarf etti. Bahçeli her seferinde kapıyı yüzlerine kapattı. Kapıdan kovdu, pencereden girmeye çalıştılar. Pencereden kovdu, bacadan girmeye çalıştılar. Adaylık müracaatlarını noter aracılığıyla göndermek istediler. Ama aday adayı bile olamadılar.



Paralel örgüt niye bu kadar MHP'ye girmeye çalışıyor ve niye bu kadar acele ediyor? Devlet Bahçeli, genel başkan seçildiği tarihten beri, ülkücüleri sokağa çekmek isteyenlerin önüne set çekti.

“Hiç kimse kendisini polisin, askerin yerine koymamalıdır. Bizim sokaklarda işimiz yoktur. Bizim kaybedecek zamanımız, yarınları kararacak evladımız da yoktur”

ifadeleri, darbe rüyası gören Fetullahçıları çıldırtıyor bir süredir. Zaten bedduası kabul olmadığı için zor günler geçiren Pensilvanya vaizi, darbe duasına çıkmış ki; son umut olarak MHP'deki karışıklığı görüyor.



Peki, MHP'nin tarlasını sürmek isteyen paralel çete, MHP'yi iktidara taşımak mı istiyor? Mevcut durumdan daha ileriye mi taşıyacak? Tabi ki hayır. 12 Eylül darbe döneminin hayalini yaşadıklarını açıkça ortaya koyan Abdullah Aymaz'ın yazısına ve haşhaşilerin sürekli dile getirdikleri Mayıs beklentisine bakılırsa Gülen Cemaatinin asıl niyeti görülebilir. Açıkçası, ülkücüleri sokağa döküp aynı silahla öğleden önce bir ülkücüyü, öğleden sonra da bir karşıt görüşlüyü öldürmenin formülünün peşindeler. Tıpkı 12 Eylül öncesi ve sonrası iş tuttukları darbecilerin yaptığı gibi. Fetullah Gülen, Pensilvanya'da sadece beddua seansları düzenlemiyor, Kenan Evren ve Sedat Celasun'un ruhlarını çağırma seansları da düzenliyordur.



MHP'ye yönelik operasyonun dile getirilmesinden rahatsız olan çevreler var. “Yandaşlar Bahçeli'ye sahip çıkıyor” diyenler var. Bu meseleye yandaşlık saikiyle bakılacak olsa, Bahçeli değil, muhalifler desteklenmesi gerekir. Çünkü parçalanmış bir MHP, siyaseten AK Parti'nin işine daha çok yarar. İlk seçimde baraj altı olur. Muhalif isimlerden birisi genel başkanlığa seçilmesi halinde ise Bahçeli ve ekibinin ne yapacağını bilmiyoruz bile. Meral Akşener genel başkan olsa, kaç milletvekili onun genel başkanlığında MHP'de siyasete devam eder?



Gazeteleri televizyonları elinden alınmış, finansal kaynaklarına önemli operasyonlar yapılmış paralel çetenin, yeniden soluk alabilmesi için siyasi bir kanala ihtiyacı var. MHP'ye bu kadar yüklenmesinin nedeni budur. MHP'ye yönelik operasyona siyasi çıkar mantığı ile bakılamaz. Siyasetin meşru zeminde ve meşru kaynaklarla yapılıp yapılmadığına bakılması lazım. Hem terör örgütü PKK'nın siyasi uzantısına karşı çıkacağız, hem de Fetullahçı Terör Örgütünün siyasete uzanmasına karşı çıkacağız.



Bu arada Bahçeli'ye bayrak açan hiçbir adaya yönelik “paralel ithamında” bulunmak haddim değil. Muhalif adaylara bakarak değil, paralel yapının sevinç çığlıklarına bakarak, MHP'ye yönelik bir paralel operasyonun olduğunu görüyoruz. Yoksa 28 Şubat'ın Kazıklı Voyvodalarını müçtehit görüp iki sevap yazan ve onları cennetlik ilan eden Fetullah Gülen ile onlara karşı en net duruşu sergileyen Meral Akşener'i yan yana göstermek haksızlığın dikalası olur. Paralel yapının kaset kumpası ile siyasi hayatı bitirilen Mehmet Ekici'nin damadı Sinan Oğan'ı ve yıllarını ülkücü hareketin içinde geçirmiş Ümit Özdağ ve Koray Aydın'ı da paralelci gösterme hakkını da kendimde görmem.



Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, Alperenlerin bazı karanlık olaylarda kullanıldığını öğrenince, “Tarlalarımızı sürmüşler” demişti. Şimdi de birileri MHP'nin tarlasına haşhaş ekmek istiyor. Dikkatli olmak lazım…


#mhp
#kayyum
#kongre