Katili
biliyoruz. İstanbul'da uğradığımız son terör saldırısının
tetikçilerini
de, küresel ölçekteki patronlarını
da biliyoruz. Terör
ihaleleri
dağıtanları, ihale peşinde koşanları,
kan üzerinden bize ayar vermeye çalışanları
, can alarak bizi
köşeye sıkıştırmak
isteyenleri biliyoruz.
Türkiye içindeki hesaplarını
, Türkiye çevresindeki coğrafyaya dönük hesaplarını, hangi güçlerle ittifak kurduklarını,
hangi terör örgütünü besleyip üzerimize saldıkların
ı, onlara neler vadettiklerini, kendilerinin ne tür bir hesapla hareket ettiklerini,
ellerinde ne tür harita taslakları olduğunu
artık açık ve net biçimde biliyoruz.
Türkiye'nin
büyük yürüyüşünün
onları nasıl
çıldırttığını
, bu ülkeyi dizginleyemediklerini,
susturamadıklarını
,
teslim alamadıklarını
, içerideki
kuryelerinin
başarısızlığa uğradığını, uyguladıkları bütün senaryoların boşa çıktığını, bu yüzden de her başarısız senaryodan sonra daha kanlı planlara yöneldiklerini biliyoruz.
İstanbul'u siz vurdunuz!
Gizli gizli yürüttükleri savaşın
bu yüzden
açık savaşa
dönüştüğünü, sahte dostluklarının inandırıcılığını kaybettiğini,
düşmanlıklarını gizleyemez hale geldiklerin
i, bütün terör örgütlerini
tek çatı
altında toplayıp üzerimize saldıklarını, o örgütler üzerinden Türkiye ile savaştıklarını,
bu savaşın yüz yıldır devam ettiğini
, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki
en ağır
saldırılar altında olduğumuzu biliyoruz.
Türkiye
“hayır"
dedikçe,
“teslim olmam
" dedikçe,
“kendi yoluma giderim"
dedikçe, kararlı ve azimli bir şekilde kendini geleceğe kurdukça, büyüyüp serpildikçe,
güç kazanıp özgürleştikçe
, kendi
havzasına
ve
tarihi tezlerine yöneldikçe
, kendini dönüştürüp o saldırganların çoğundan daha önemli ve başarılı hale geldikçe
gözleri daha kanlanıyor.
İstanbul'da patlayan bomba onların
, Güneydoğu'da ülkemize ve milletimize sıkılan
kurşunlar onların
,
Suriye'de ülkemize yönelen silahlar onların
. Türkiye'nin
bütünlüğünü
hedef alıyorlar, milletin binlerce yıllık birlikteliğini hedef alıyorlar,
şehirlerimizi ve sokaklarımızı bölmeye
çalışıyorlar.
Bu terör değil devletler savaşı
Artık yürüttükleri
vekalet savaşlarını
gizleyemez hale geldiler.
Terör örgütlerinin ordularının birer parçası haline getirdiler
. Var olanı kullanıyorlar, yenilerini kuruyorlar,
eğitip donatıyorlar, ellerine hedefler tutuşturuyorlar
, o yapıları kendi
istihbarat ağları
üzerinden yönetiyorlar, hepsini
tek bir hedefe
, Batı'nın coğrafyamızı paramparça etme hedefine kodluyorlar.
Biz bu savaşın ne olduğunu,
ne büyük bir hesaplaşma olduğunu
, siyasi tarihimizde nereye düştüğünü,
meselenin dar anlamda terör değil devletler mücadelesi olduğunu biliyoruz
. Türkiye'yi
yıldırma, korkutma, durdurma, küçültme
, bir yüz yıl daha rehin alma, coğrafyasına etkisini ortadan kaldırma mücadelesi olduğunu biliyoruz.
Korkup sinecek miyiz, geri mi çekileceğiz? Asla!
Peki ne yapacağız?
Teröre mi yenileceğiz?
Terörün patronlarına boyun mu eğeceğiz?
Onların ellerine silah tutuşturduğu
katiller sürüsüne
koca ülkeye ve derin bir tarihi teslim mi edeceğiz?
İddialarımızdan, varlıklarımızdan, birikimlerinizden, değerlerimizden, tarihi tezlerimizden vaz mı geçeceğiz?
Ülkemizi yangın yerine çevirmeye, Suriyeleştirmeye,
iç savaşa
sürüklemeye, etnik ve mezhep çatışmalarıyla boğmaya, ekonomisini batırmaya, bu büyük yolun öncülerini yok etmeye ayarlı saldırılardan
korkup
sinecek miyiz?
Asla
…
Biz,
tarihin hiçbir döneminde korku ile hareket etmiş, korkuya teslim olmuş, sinmiş bir millet olmadık
.
Tarih yapıcı rol
bunu reddeder ve o tarih bir reddedişler üzerine kuruldu. En büyük
kaoslardan, krizlerden, buhranlardan ince ince işlenmiş bir siyasetle, dirençle, azimle, dayanışmayla kurtulmuş
, her buhrandan sonra çok daha parlak bir gelecek inşa etmiş bir milletiz.
Haçlı Savaşları'na, Moğol istilalarına, Birinci Dünya Savaşı'na dayanmış bir milletiz.
O planları başlarına geçirecek bir milletiz
Yine öyle olacak. Yine direneceğiz,
sabredeceğiz, olağanüstü çabalar harcayacağız, bedel ödesek bile geri adım atmayacağız
.
Bu yeni tarih bir şekilde biçimlenecek
, bu ülke yoluna devam edecek, küçülerek değil büyüyerek var olacak, onların
imha planlarını ellerinde patlatacak
, harita taslaklarına haritalarla cevap verecek,
o alçakça planlarını başlarına geçirecek
bir milletiz.
Dikkat edelim, o hedefe yaklaştıkça daha çok saldırıyorlar.
15 Temmuz'da FETÖ'yü kullanarak iç savaş çıkarmak istediler
. Milletten en ağır cevabı aldılar. Ardından bu saldırıda kullandıkları herkesi ABD'de, Avrupa ülkelerinde korumaya aldılar.
Şimdilerde görüyoruz,
yıllarca kimlerin hangi ülke istihbaratına çalıştığını
… Kimlerin ABD'nin, Almanya'nın kanatları altına sığındığını. Nasıl bir tezgah kurulmuş, ne tür isimler yıllarca
uyuyan hücre
olarak kullanılmış görüyoruz. Hemen her
vatan hainine
sahip çıkıyorlar. Tıpkı terör örgütlerine sahip çıktıkları gibi. ABD şehirleri, Avrupa başkentleri vatan haini kaynıyor bugünlerde..
Saldırının arkasında ABD ve Avrupa var
PKK'yı ABD ve Avrupa besliyor, üzerimize saldırtıyor
.
FETÖ'yü ABD ve Avrupa ülkeleri besliyor, ülkemizde iç savaş çıkarmaya çalışıyor
.
PYD/PKK'yı yine ABD ve Avrupa ülkeleri besliyor, Suriye toprakları üzerinden Türkiye'yi çevreleme, kuşatma harekatı yürütüyor
.
DEAŞ dediğiniz yine bir ABD-Avrupa icadıdır, o da Türkiye ile savaşıyor
.
PKK ile DEAŞ, PYD ile DHKP-C arasında hiçbir fark yok, bakıyorsunuz hepsi aynı mevziden kurşun yağdırıyor. Neden?
Çünkü patronları aynı, verilen talimatlar aynı, aldıkları ihale aydı.
Bu örgütler sadece örgüt değildir. Bunlar coğrafyamıza yönelik
işgalin, dış müdahalenin parçasıdır, öncü güçleridir
. Bu örgütlere karşı verilen her mücadele birer
kurtuluş mücadelesidir
. Bütün coğrafyanın istila edilmesine, parçalanmasına, imha edilmesine karşı verilen mücadeledir.
Sizi itham ediyoruz, terör elinizi çekin!
Sadece
İstanbul'da değil, ülkemizin her yanında bombalar patlatıyor, katliam yapıyorlar
. Ama bunlar Batı başkentlerinde korumaya alınıyor, destekleniyor, silahlandırılıyor.
Bize vuran terör örgütleri değil. Biz bunu artık böyle anlamayız. Artık teknik anlamda terör kavramlarıyla konuşmayız.
15 Temmuz nasıl ABD ve NATO destekliyse İstanbul'u vuran saldırı da öyledir
.
Avrupa ülkeleri bu saldırının arkasındadır.
Terör örgütleri üzerinden bizi vurmaktadır. Bu ülkelerin eli kanlıdır. Hepsi suçludur, bu ülkeye ve millete karşı suçludur.
Avrupa Parlamentosu, Almanya, Avusturya, Belçika ve diğerleri.. Koruduğunuz terör timleri üzerinden Türkiye'ye saldırıyorsunuz. Katliamların arkasındasınız ve ellerinizde kan var. Sizi itham ediyoruz, açıktan suçluyoruz.
Terörden elinizi çekin. Terör üzerinden bize ayar vermeye kalkışmayın. Masumların kanı üzerinden hesap sormaya girişmeyin.
Sınırsız fedakarlık, “Acımasız Direniş"
Çokuluslu saldırılar
altındaysak gözlerimizi kapatıp sadece
taşeronlarla
uğraşamayız. Örgütlerle gözlerimizi
kör etmelerine
izin veremeyiz. Düşmanın kendisini,
tehdidin kaynağını
görüp ona göre pozisyon alacağız. Evet, bunu gördük.
15 Temmuz'da gördük.
Son İstanbul saldırısında gördük.
AP'deki terör konuşmalarında
gördük. Avrupa istihbaratının faaliyetlerinde,
NATO'nun 15 Temmuz katillerine sahip çıkmasında
gördük.
ABD'nin Suriye PKK'sı ile Türkiye'yi vurmasında
, askerlerimizi hedef almasında gördük.
Gerçeği
biliyoruz.
Gücümüzü
,
imkanlarımızı
, inandıklarımızı, hedeflediklerimizi de biliyoruz. Öyleyse var gücümüzle mücadele edeceğiz.
Ağıtlar yaksak da, acımızı içimize gömsek de
bu ülke için sınırsız fedakarlıklar yapacağız. Bu
Son Kale'yi
ayakta tutacağız. İçerideki
vatan hainlerine
, dışarıdaki saldırganlara, onların tetikçilerine karşı kıyasıya bir mücadele, bir dayanışma sergileyeceğiz.
Biz bu tarihi değiştireceğiz
Bunu 15 Temmuz'da gördüler. Onlara
“Acımasız Direniş"
in ne olduğunu göstereceğiz. Şu an yaptığımız da bu zaten...
Hayatını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet, aile ve yakınlarına sabır diliyorum. Yaralı gazilerimize de acil şifalar diliyorum. Ülkemin başı sağ olsun.

