|
Yazarlar

Seçim sonuçlarını nasıl verelim?

04:00 . 3/04/2019 Çarşamba

Kemal Öztürk

1969 yılında Ağrı’da doğdu. Orta öğrenimini Sakarya’da tamamladı. Marmara Üniversitesiİletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Öğrenciliği esnasında çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yayınlayarak yazı hayatına atıldı. 1995 yılında Yeni Şafak Gazetesi’nde profesyonel gazeteciliğe başladı. 1997 yılında Kanal 7 televizyonuna transfer oldu ve televizyon haberciliğine başladı. Haberciliğin yanı sıra belgesel hazırlamaya başlayan Öztürk’ün ilk belgeseli Sarıkamış oldu. Recep Tayyip Erdoğan’ın hayatını konu edinen ilk belgesele imza attı. Sonrasında İlk Meclis, Yemen, 1999 Depremi, Türkiye’de kadın hareketi tarihi ve Halide Edip, Osmanlı Modernleşmesi ve Pera gibi konularda birçok belgesele imza attı. 1999 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın en iyi belgesel ödülüne layık görüldü. 1999 yılında Amerika ve Kanada’ya giderek yabancı dil eğitimi aldı ve belgesel alanında araştırmalar yaptı. 2003 yılında TBMM Başkanı İletişim Danışmanı oldu. İki yıl sonra TBMM Başkanı Başdanışmanlığına getirildi. 2008 yılında AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanı olarak görev aldı. 2009 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Basın Danışmanlığı görevine getirildi. İki yıl boyunca Başbakan Erdoğan’ın basınla ilişkilerini koordine etti. 3 Ağustos 2011 tarihinde Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür olarak atandı. 1 Aralık 2014 tarihinde “kişisel prensip ve ilkeleri” nedeniyle, 3 yıl 4 ay sürdürdüğü, AA Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlük görevinden istifa ettiğini duyurdu. 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren Yeni Şafak Gazetesi’nde köşe yazarı oldu. 18 Şubat 2015 tarihinde de Katar’ın önemli gazetelerinden Al Şark Gazetesi’nde yazıları yayımlanmaya başladı. İyi derecede İngilizce bilen Öztürk, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Kemal Öztürk

Anadolu Ajansı’nın (AA) seçim sonuçlarının yayınlanması esnasında yaşanan sorunlar ciddi tartışma konusu oldu.

Bu tartışmaları bitirecek bir önerim var. Önce bir iki hususu açıklayayım.



31 Mart seçim gecesinden beri, yerli yabancı medya ve yüzlerce kişi verilerin aktarımında yaşanan kriz nedeniyle benden bir açıklama istiyor.

5 yıldır Anadolu Ajansı’nın genel müdürü olmadığımı biliyor herkes. Ayrıca AA iki defa resmi açıklama yaptı.

Buna rağmen açıklama istemelerinin sebebi, bugün seçim sonuçlarını yayınlayan sistemin benim zamanında kurulmuş olması sanırım.

Doğrudur. O sistem benim genel müdürlüğüm zamanında kuruldu ve ilk yayınını da 30 Mart 2014 yılında yapılan yerel seçimlerde yaptı. Bu nasıl başladı kısaca anlatayım.

AA NEDEN SEÇİM SONUÇLARI VERMEYE BAŞLADI?

2013 yılı, FETÖ örgütünün devleti ele geçirme operasyonlarına start verdiği yıldı hatırlayın. Devletin içinde çok büyük kavga vardı. 17-25 Aralık 2013 tarihi, yargı-güvenlik bürokrasisinin bir darbe girişimiydi. Başarılı olsaydı büyük bir kaosa sürüklenecekti ülke.

İşte o günlerde yerel seçimlere gidilecekti. Ve seçim sonuçlarını ülkede bir tek, FETÖ’nün en önemli medya silahlarından biri olan CİHAN Haber Ajansı veriyordu. Neredeyse 15 yıldır CİHAN bu konuda tekel oluşturmuştu.

Ne acıdır ki, o tarihe kadar Anadolu Ajansı sandık başından seçim sonuçlarını vermeyi hiç düşünmemiş, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) da sistemini CİHAN’a alternatif olabilecek hızda bir teknolojiye dönüştürmemişti.

Devletin düşmanı olan bir örgütün, ülkenin seçim sonuçlarını tek başına vermesinin, çok büyük güvenlik sorunu ve kargaşaya neden olabileceği kaygısı oluştu.

İşte bu nedenle devletin ajansı AA, seçimlere 5 ay kala seçim sonuçları verme kararı aldı.

FETÖ, AA SEÇİM SONUÇLARINI VEREMESİN DİYE ÇOK UĞRAŞTI

Bu kadar kısa sürede bu sistemi kuramayacağımız, başarılı olamayacağımıza dair FETÖ gizliden büyük bir propaganda başlattı. Bu yüzden birçok medya kuruluşu bizden veri almadı önce.

Türkiye’de sandık başından seçim sonucu aktaracak bir yazılım sistemi bilmiyorduk. Kimsede yoktu. Bu yüzden Ajansın bilgi işlem departmanı bu yazılımı bizzat kendi yazdı. Hem de gece gündüz hiç dinlenmeden. Yakup Şıvka’nın başkanlığındaki ekip bana Türkiye’nin en iyi yazılım projelerinden birini gerçekleştirdi. Hem de 3 ayda.

Sonra bu yazılımı bir sisteme dönüştürdük ve Türkiye genelinde örgütlendik. İlk test sonuçlarımız başarılı olunca medya kuruluşlarını bir kez daha ziyaret ettik ve bu kez bazı medya kuruluşları hem bizden hem de CİHAN’dan veri aldılar.

Seçim gecesi bir sabotaj olacağını biliyorduk. Bu yüzden devletin tüm iletişim birimleri bize destek oldu.

Ve o gece, seçim sonuçlarını başarıyla vermeye başladık. RedHack isimli siber korsan o gece dünyadaki tüm hackerleri AA’nın bilgi işlem sistemine saldırıya çağırdı. Ve gördüğümüz en büyük siber saldırı ile karşılaştık. Bu nedenle yayınımız iki saat durdu ama sistemimiz çökmedi. Sonrada anlaşıldı ki RedHack, FETÖ’cü polislerin kurduğu bir yapıymış.

O gün CİHAN da yayın yaptı. Ve sürekli muhalefet partilerinin adaylarını önde göstererek büyük bir kargaşa yarattı. MHP ve CHP toplam 4 basın toplantısı yaparak Ajansı protesto etti. Ancak seçim sonuçları YSK ile aynı çıktı. Tartışma bitti.

Ajans o günden sonra 5 seçim ve bir referandum sonucu daha yayınladı. Hepsinde başarılı oldu.

ANADOLU AJANSI’NI YIPRATMAYALIM

31 Mart seçimlerine gelince. Ajansın resmi açıklamasına göre, çok uzun süre veri yayınlanmamasının nedeni, sandık başından veri girilmemesi olarak açıklandı. Detayları bilmiyorum. Kurumun krizi daha iyi yönetmesi mümkündü. Ancak bir kasıt olduğunu düşünmüyorum.

Anadolu Ajansı, seneye 100 yaşında olacak. Tam yüz yıldır, kurumun en büyük mirası ve değişmeyen gücü şu cümledir: “Anadolu Ajansı yazmışsa, doğrudur”. İşte bunun zarar görmemesi gerekir.

Zira AA bugün ülkenin dünyadaki en önemli sesidir. Bu kurumu yıpratmak, bizzat devletin dünyadaki görünürlüğünü yıpratmaktır. Doğru ve güvenilir yayın yapmak, ajans çalışanları için fikri namus meselesidir. Eminim bugün de Ajans çalışanları aynı görüştedir. Bu yüzden AA eleştirisi yapanların daha dikkatli olması gerekir.

Fakat seçim sonuçlarını verdiği günden beri, Ajans siyasi tartışmaların içinden bir türlü kurtulamadı. Bunun kurumun marka değerine ve güvenilirliğine zarar verdiği görülüyor. Ancak ortada bir gerçek var ki, seçim sonuçlarını verecek başka bir kurum yok Türkiye’de. Aslında AA biraz da zorunluluktan bu yayını yapıyor.

CHP bunca yıldır seçime giriyor, hala kendi sistemini kuramadı. Sadece AK Parti kendi sistemini kullanıyor. Başka hiçbir partide bu sistem yok.

Herhangi bir medya grubu bu işe girmedi. Ajans yayın yapmasa, medyanın veri alabileceği bir mecra yok.

SANDIK BAŞINDAN SONUÇLARI SADECE YSK AÇIKLASIN
Benim önerim, Yüksek Seçim Kurulu’nun, sandık başından veri yayınlamaya başlamasıdır.
Bu veriyi hem siyasi partilere hem de medyaya versin. AA da oradan alsın.
Bugün herkes Yüksek Seçim Kurulu’na güveniyor değil mi? Her partinin orada temsilcisi var. O yüzden YSK teknolojisini yenilesin, yazılımını geliştirsin ve modern bir sistem kurarak sandık başından verileri sadece kendisi yayınlasın.
Seçime giren her siyasi parti de bu sistemde temsilci bulundursun. Ve artık, hem tartışma bitsin, hem de Ajans daha fazla hırpalanmasın.

Bunu YSK’ya daha önce de önerdik. Hatta AA’daki teknolojinin aynısını oraya kurmayı teklif ettik. Ancak YSK, kanunundaki bir maddeyi (YSK Kanunu 298. Madde 9. Fıkra) gerekçe göstererek sandık başından sonuç veremeyeceklerini söyledi. Aslında bu basit bir kanuni düzenlemeyle değiştirilebilir ve YSK yayın yapabilir.

Benim önerim budur. Başka türlü bu tartışmaları bitiremeyiz.

#Anadolu Ajansı
#31 Mart
#Seçim
#Sonuç
#YSK
4 yıl önce
default-profile-img
Seçim sonuçlarını nasıl verelim?
Enerjide Türkiye Yüzyılı Zirvesi
Kafkasya ısınıyor
Avrupa’nın korkusu boşuna değil: Avrupa, İslâm’a gebe…
Beyaz bir kağıt
Kılıçdaroğlu’ndan SADAT’A Goebbels teknikleri ile seçimler öncesi ortalığı karıştıracak KAOS suikastlar uyuyan hücreler iftirası mı?