Sizler gibi ben de "Yeni Anayasa" meselesinin nasıl gelişeceğini çok merak ediyorum. Bildiğiniz gibi medya yedi aydır süren "yeni anayasa maratonu"nun ilk etabının tamamlandığını ve sıranın taslak metnin kaleme alınmasına geldiğini duyuruyor.
Söz konusu "maraton"un çok önem verilen ilk ayağı "Anayasa Platformu" geçenlerde İstanbul''da düzenlenen son "Türkiye Konuşuyor" çalışması ile noktalandı. "Anayasa Platformu", TOBB''nin 21 sivil toplum örgütüyle oluşturduğu bir platform. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, İstanbul toplantısında yaptığı konuşmada "12 ildeki çalışmalara 5 bin 500 vatandaşımız katıldı. İstanbul''daki 1053 kişiyle birlikte ''Anayasa Gönüllüsü'' sayısı 6 bin 500''ü aştı'' diyordu.
Hisarcıklıoğlu, İstanbul toplantısında "gönüllüler"in ortaya koyduğu çalışmalara ilişkin övücü sözler sarf ettikten sonra sözü platformun "sivil toplum" ayağına getirerek şu değerlendirmeyi yapıyordu: "Bu kuruluşların hepsinin fikirleri farklı, dünya görüşleri farklı, çıkarları farklı. Ama bu ülkenin geleceği için bir araya geldik. Tek ses. Tek nefes olduk. Türkiye''yi il il dolaştık, aynı yola baş koyduk. Tek bir amaç için çalıştık. Şimdi hepimizin isteği aynı: Bizlere yaraşır bir anayasa yapmak. Hepimizin yüreği güçlü bir Türkiye için atıyor."
Başkan''ın bu sözleri "dokunaklı" olmasına dokunaklı ama acaba eskisini aratmayan cinsten bir "Yeni Anayasa"nın yapılabilmesi açısından aynı ölçüde "doğru" mu? "Fikirleri farklı", "dünya görüşleri farklı", "çıkarları farklı" STK''ların el ele verip ortaya eli yüzü düzgün bir yeni anayasa çıkarabilmeleri mümkün mü? Bana sorarsanız, bu her bakımdan farklı oluşumların el ele vererek mutfağa girip beraberce "omlet" yapmaları imkan dahilinde görülebilirse de, birbirinden bu derece farklı olduğu söylenen kesimlerin yeni bir anayasa metninde uzlaşabilmeleri neredeyse imkansızdır.
(Bu ("imkansızlığı" olmasa da) zorluğu İstanbul toplantısında söz alan TBMM Başkanı Cemil Çiçek''in –yine çok "dokunaklı"- sözlerinde de gözlüyoruz.)
***
"Anayasa Platformu" çerçevesinde yer alan "Türkiye Konuşuyor" adlı TEPAV tarafından gerçekleştirilen projenin sonuçlarına gelince:
TEPAV bu projesi ile 12 ilde anayasadan beklentileri belirlemeye çalışmış. "Anayasa en çok hangisine katkı sağlamalı" sorusuna cevap aranmış.
Araştırmadan –iller bazında- çıkan birkaç sonucu aktarayım:
Ankara: Yüzde 60 adalet, yüzde 15 özgürlük, yüzde 13 eşitlik, yüzde 6 refah, yüzde 6 istikrar.
Edirne: Yüzde 54 adalet, yüzde 26 özgürlük, yüzde 16 eşitlik, yüzde 3 istikrar, yüzde 4 refah
Trabzon: Yüzde 69 adalet, yüzde 16 özgürlük, yüzde 11 eşitlik, yüzde 6 istikrar, yüzde 1 refah.
Görüyorsunuz sonuçlar aşağı yukarı birbirinin aynı.
Ancak sıra Diyarbakır''a gelince çıkan sonucun farklı olduğu gözlemleniyor. Diyarbakır''ın "anayasadan beklentiler karnesi" de şöyle imiş:
Yüzde 40 adalet, yüzde 40 özgürlük, yüzde 15 eşitlik, yüzde 2 istikrar, yüzde 3 refah.
Önümdeki haber "Diyarbakır farklılık gösterdi" diyor.
Gerçekten de diğer illerde "özgürlük" seçeneği yüzde 11 ile (Erzurum) 26 (Edirne) arasında salınırken, Diyarbakır''ın bu alandaki skoru açık farkla yüzde 40''a ulaşmış.
"Adalet"in durumu da benzer bir tablo oluşturmuş. Araştırmadan en fazla oy olarak birinci çıkan "adalet" diğer illerde yüzde 47 (Samsun" ile yüzde 69 (Trabzon" arasında salınırken Diyarbakır bu konuda yüzde 40''ta kalmış.
Bu durumda "adalet" ve " özgürlük"ün aldığı puanları illere göre karşılaştıracak olursak, Diyarbakır sonucunun gerçekten de farklı olduğunu söyleyebiliriz.
Araştırmanın rekortmeni "adalet" tek başına yüzde 68''e (Erzurum) varan bir skora imza atabilmesine rağmen, "özgürlük"ün skoru sadece iki ilde yüzde 20''yi aşmış. Diyarbakır dışında tabii ki. Çünkü bu ilden denekler yanına "özgürlük"ü işe katmadan "adalet"i işaretlemenin pek de bir anlamı olmayacağını düşündüklerinden olacak, her ikisini de yüzde 40 ile eşit seviyede tutmuşlar…
Doğrusu bana göre de Diyarbakır''ın "Yeni anayasa en çok hangisine katkı sağlamalı" sorusuna verdiği cevap -12 ilden gelen sonuçlara kıyasla- en doğrusu en yerinde olanıdır. Haksız mı Diyarbakır; "adalet"e ama hangi adalete katkı sağlayacak bir anayasa? Tabii ki "özgürlük"ü yanından ayırmayan, yokluğuna tahammül edemeyen bir adalet…
Başlıklar :

