
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) kararını perşembe günü açıkladı. Karar piyasa beklentileri ile paralel bir şekilde geldi. PPK, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını değiştirmedi ve %37’de sabit tuttu. Ayrıca gecelik borç verme faiz oranı da %40 seviyesinde sabit tutuldu.
Böylelikle PPK toplantısı yaklaşırken yayılan pek çok gerçek dışı söylenti de boşa çıkmış oldu. Zira bir banka 300 baz puanlık faiz artışı yapılacağı yönünde rapor yayınlamış bir uzman ise borç verme faizi koridorunun 600 baz puana çıkarılacağı gibi bir iddiada bulunmuştu.
Karar metnine baktığımızda esasen çok farklı bir durum olmadığını da görüyoruz. Elbette son dönem gelişmeleri Merkez Bankası’nın nasıl okuduğuna ilişkin bazı sinyaller olmakla birlikte geleceğe yönelik farklı bir yönlendirme olmadığını görüyoruz.
PPK üyeleri verilerden hareketle enflasyonun ana eğiliminin mayıs ayında bir miktar gerilediğini kayda geçirmişler. Hatırlayacağınız üzere ana eğilim Nisan ayında artış göstermişti. O veri ile beraber de yıl sonu enflasyon tahminlerine ilişkin beklentiler daha da bozulmuş ve TCMB’nin ek sıkılaştırma yapabileceğine dair yorumlar da artmıştı. Bu bakımdan ana eğilimin Mayıs ayında gerilemesi oldukça önemli bir gelişme.
Diğer yandan jeopolitik gelişmelerdeki görece olumlu seyrin enerji fiyatlarında sakinleşme sağlaması sayesinde de yakın dönemdeki gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası olumsuz ikincil etkileri konusundaki endişe de ortadan kalkmış görünüyor.
Bu ayki PPK metnine yeni giren bir ifade var. PPK üyeleri artık jeopolitik gelişmelerin “beklenti kanalı” üzerinden enflasyona etkilerini de yakından izlediklerini ifade ediyor. Zira son dönemde beklenti kanalındaki bozulma dikkat çekici hale gelmişti.
Karar ve karar metnindeki ifadeleri bu şekilde özetlemek mümkün. Gelelim benim yorumuma. Bana göre PPK üyeleri savaşın bittiğini ve buna bağlı olarak ortaya çıkması muhtemel ikincil etkilerin de azaldığını düşünüyor. Ayrıca Nisan ayında yükselen enflasyonun ana eğiliminin yeniden gerilemeye başlaması da PPK üyelerini bir miktar daha rahatlatmışa benziyor. Diğer yandan zaten TCMB piyasayı %37 olan politika faizi yerine üst bant olan %40 ile fonlamaya devam ediyor. Yani zaten fiili faiz %40.
Bir önceki yazımda da belirttiğim üzere şu an zaten yüksek olan politika faizinin de üzerinde bir piyasa faizi var. Dahası bu faiz seviyelerinin çok üzerinde kredi faizleri oluşmuş durumda ve bunun temel nedeni makroihtiyati tedbir olarak uygulanmaya devam edilen aylık kredi büyüme kısıtları. Bu uygalamada da “mutlak butlan” kararı sonrası ilave sıkılaştırma yapılmıştı. Dolayısıyla faizin seviyesi ve kendisini konuşuncaya kadar arada atılabilecek iki tane ciddi adım var. İlki ara verilen ve faiz oranı %37 olan bir hafta vadeli repo ihaleleri yeniden açılabilir. Böylelikle faizlerin bir miktar geri gelmesi sağlanabilir. İkincisi ise iyiden iyiye sıkılaştırılmış aylık kredi büyüme kısıtlarında bir miktar gevşeme yapılabilir. Aksi halde zaten çok zor günler geçiren reel sektörü daha da kötü günler bekliyor olacak!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.