Bugünlerde kafamda ölçüsüz sorular cirit atıyor. Ölçüsüz, çılgın ve ağır görünse de yersiz olmadığı aşikâr.
Başkaları ne yaparsa yapsın ama bunu senden beklemezdim diyeceğimiz kaç kişi kaldı?
Şu olmuşsun, bu olmuşsun, yükseldikçe yükselmişsin…
İstediğin neydi ki gizlice ve hesapsızca hüpletmelere tevessül ettin?
Dur denilmeseydi, ne zaman doyacaktın?
Bıldırki hurmalardan bahsedildiğini hiç mi duymadın?
Bu tür soruların hepimizde olduğunu tahmin etmek için tahsil gerekmez, birikim gerekmez.
**
Aynı ifadeleri başkaları için de kullanma ihtimalinin bulunması, iç karartıcı, kahredici bir vaziyet.
Yusuf Özaslan’ın “İnsan var, sürpriz yok” deyişini ve şair Ali Akbaş’ın
“İnsanoğlu çiğ süt emmiş emmoğlu/ Sözü savı m’olur?” diyerek tabloyu özetlemesini hatırlamanın vaktidir.
**
Fon davasında adı geçenlerin hesapları için dondurma kararı verildi.
Hepsine aynı muamele doğru değil.
Kimi çikolatalı dondurma sever, kimi vanilyalı.
Sade tercih edenler de çoktur.
Fakat hesapların tutarları o kadar çok ki hangi tür olursa olsun, neticede mide bozukluğu yaşanması kaçınılmaz.
Bu dediğimiz hastayı görmeden teşhis koymak sayılabilir.
Yine de teşhisin yanlış olduğunu kimse iddia edemez.
BEKLEMEK GEREKSİZ
Bizim Temel’in dükkânındaki duvar saati dokuzu on geçe durmuş.
Elinde kalem pil, ikide bir duruk saate baktığı için, merak eden arkadaşı niye öyle davrandığını sormuş.
Temel, saatin pilini değiştireceğini, saatin dokuzu on geçeye gelmesini beklediğini söylemiş.
**
Çok bilindik bu fıkrayı niye hatırlattık?
Bu gibi durumlarda harekete geçmek için saatin başında beklemek anlamsızdır.
Elde yeni pil varsa, en uygun vakit o andır.
YUNANİSTAN SALDIRACAKMIŞ
Yunanistan, Türkiye’ye karşı “önleyici bir saldırı planı” hazırlığındaymış.
Bunun Türkçesi durup dururken saldırmak demektir.
Bilhassa bizim saldırmak gibi bir niyetimiz yokken Yunanistan’ın öyle bir harekete girişmesi, düpedüz kendi kafasına kurşun sıkmak anlamına gelir.
Baştan biraz zarar verebilirler ama sonrasında harita tamamen değişir.
Mehmetçik “Ehume ke leme” diyerek söze başlar ve orayı kısa sürede dümdüz eder.
Böylece dünyanın en büyük pisti inşa edilmiş olur.
O yüzden rahat durmalarını tavsiye ederiz.
Dünyanın o kadar büyük bir piste ihtiyacı yok.
EFENDİLER, MAÇ BUDUR
Spor seyircisi rakip takımı tutar mı? Biz tuttuk.
Hem de coşkuyla, heyecanla.
Konya’da oynanan maçta Filistin takımı, Tümosan Konyaspor’a gol atınca, bütün stadyum ayağa kalktı.
Her seyirci coşkuyla atılan golü kutladı.
Bizimkiler rakip takıma gol atınca üzülür mü insan? Biz üzüldük.
Hep bahsedilen fakat pek rastlanmayan bir yönü vardır sporun.
O da dostluk, kardeşlik yönü.
Biz o yönünü de gördük çok şükür.
Hele o 1014 Filistinli şehidi anıldığı sahne…
Maçın ilk yarısında tam da 10. dakikasının 14. saniyesinde stattaki bütün ışıkların kapatılması ve gecenin karanlığında cep telefonu ışıklarının yakılması yok mu?
Öldürülen çocuklar ve bebekleri anmak adına, yeşil sahaya oyuncakların atılması…
Say ki göz yaşartıcı bomba düşmüş.
Futboldan anlamayan, hatta hoşlanmayan yaşlı teyzeler bile Filistin takımı gol atsın diye el açıp dua ediyordu; daha ne olsun?
Çok yaşa Filistin. Hakkınla yaşa.
Maçın 90 dakikası tamamlanmadan tam 89.59’da düdük çalındı. Maç bitmedi. Panoda ve anonsla ilan edildi ki: “Filistin özgür olana dek maç ertelenmiştir.”

