“Bir elinde cımbız/ bir elinde ayna Umurunda mı dünya?”

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 02/10/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
“Bir elinde cımbız/ bir elinde ayna 
Umurunda mı dünya?”

Kitapları, yayımlandığı tarihlerle bağlantılı olarak o tarihte yayımlanmış diğer metinlerle bir arada düşünmek gerekiyor. Mesela bendeniz Suat Derviş’in 1947 yılında tefrika ettiği Kendine Tapan Kadın romanı ile Orhan Veli’nin “Cımbızlı Şiir” ini bir arada okumanın ufuk açıcı olduğunu düşünüyorum.

Ayna hem bir metafor hem de bir eşya olarak Suat Derviş’in romanlarında önemli bir yer tutuyor. Nitekim Fosforlu Cevriye romanında anasız babasız, sokaklarda büyümüş, bu dünyaya yıldızlardan düştüğüne inanan, vücudunu satarken en ufak bir suçluluk duymayan, bu duyguyu sadece “kaçak”ın karşısında hisseden Cevriye, Beyoğlu’ndaki Karakol’a gitmekten özellikle hoşlanır. Çünkü orada ayna vardır. Biz şimdi 2026 yılında, gökyüzüne doğru “sanki yokmuş gibi” uzanan devasa cam gökdelenler arasında yaşarken ayna karşısında bu kadar kendinden geçen, karakola düştüğü halde orada ayna olduğu için sevinen karakterin “ayna muhabbetini” ya hızla geçer ya da fazlasıyla şaşırırız.

Orhan Veli’nin Cımbızlı Şiir’inin yayın tarihinin 1947 olduğunu söylersem “zamanın ruhunu” ayna üzerinden okumanın verimliliğini daha iyi kavramış oluruz. Hatırlayalım:

“Ne atom bombası/ Ne Londra Konferansı/ Bir elinde cımbız/ Bir elinde ayna/ Umurunda mı dünya!”

Suat Derviş’in Kendine Tapan Kadın (1947) romanı ile günümüzün dijital teşhir kültürü arasında oldukça güçlü bir paralellik olduğunu fark ettiğimizde eski metinlerin, duyguların tarihi açısından bulunmaz bir hazine olduğunu görürüz.

Kendine Tapan Kadın, henüz sosyal medyanın veya “narsisizm çağının” esamisi okunmazken, insanın kendi görüntüsüne ve varlığına tapınma halinin psikolojik anatomisini çıkarır. Romanın ana karakteri Sârâ, 21. yüzyılın dijital mecralarında sıkça karşılaştığımız teşhirci ve onay odaklı davranış modellerinin prototipi gibidir.

Romanda, Sârâ’nın en büyük sığınağı ve tutkusu aynalardır. Bir nesne olarak ayna yetmez Sârâ’ya, güzelliğini onaylayan, kendisini hayranlıkla seyreden bakışları da daima kendini göreceği ayna olarak etrafında ister. Yaşama zevkini, kendini izlemekten, güzelliğini onaylatmaktan ve etrafındakilerin hayran gözleri üzerinden tadar.

Akıllı telefonların hayatımıza girmesinden itibaren sosyal medya platformlarının esasında Yapay zekâ için veri toplamak üzere ve “hayran ekonomisi”ne köle devşirdiği bir döneme girdik. Ne ki geçmiş zaman kölelerinden farklı olarak köleler köle olduğunu bilmiyor.

COVID pandemisi ile “muhafaza altına alınıp” uzaktan çalışma, uzaktan eğitim rejimi ile hepimizi sosyal medya bağımlısı yapmayan niyet eden küresel dünya projesi yürürlüğe girdiğinde, Şubat 2021’de, o zamanlar adı Twitter olan ve “mavi kuş” ile temsil edilen sosyal medya platformunda şu tweeti yazıp paylaşmıştım:

“Tanıdığımızı zannettiğimiz bazı insanları “sosyal medya”da kaybediyoruz. Sadece daha çok alkış ve tezahürat için ne çok enerji tüketiliyor. Cenaze töreninde alkışlara kızıyorlar ama günde beş vakit alkış ile besleniyorlar. Kapitalizmin yeni yüzü “hayran ekonomisi” başa bela.”

Nisan 2023’te Elon Musk Twitter’ı satın aldı ve adını X olarak değiştirdi. Logosu X olarak güncellendi ve insanların daha önce diğer sosyal medya platformlarından farklı olarak fikirlerini paylaştığı, herkesin kendi dengi ile kanat çırptığı mecra birden tik tok videoları, Instagram paylaşımları ile doldu. Siyasi haberleri, edebi metinleri paylaşmak üzere “takip eden” ve “takip edilen” olarak bir arada olduğunu düşünen üyeler, hiç tanımadıkları, merak etmedikleri insanların en mahrem anları ile karşılaşmış oldu.

Karşılaşma bahsi mühim. Nitekim önümüzdeki Cuma, Sârâ karakterini “karşılaşmalar” üzerinden okuyacağım. Sârâ karakterinin güzelliğini sergileyerek sınıf atlayan hırsı, günümüzde “ekonomik başarı”, saygın bir profil olarak “özel anlarını”, eskiden gösterilmesi ayıp sayılan her şeyi teşhir eden ve nevzuhur bir meslek olarak ortaya çıkan influenserlar üzerinden statü ve başarı kriteri olarak kitleye sunuldu.

Bugün fizikî aynaların yerini kameralar, hikâye (story) akışları ve filtreler aldı. Sârâ’nın bir odada aynanın karşısında geçirdiği saatler, günümüz insanının akışta beğeni (like) ve yorum bekleyerek geçirdiği vakitle aynı. Ne ki o dönem bu “malâyâni” olarak görülebilecek bir davranış iken günümüzde nine-torun, dindar-seküler, eğitimli-eğitimsiz, şehirli-köylü, kadın-erkek aynı “akış” içinde. Eski bir banka reklamı gibi “yok aslında birbirinden farkımız”, yeter ki artsın paylaşımlarımız düsturuyla “sayılı nefes” hızla çarçur ediliyor.

Etyemezli Sârâ, kusursuz bir ikon imajı çizer; iç dünyasına dair hiçbir renk, his sunmaz. Muhatabı bunu olgunluk, kusursuzluk olarak kabul etmeye hazırdır. Lakin esasında Sârâ’nın dışarı sızabilecek bir “iç”i yoktur. O tamamen pürüzsüz bir kabuktur.

Sosyal medyada sürekli mükemmel hayatlar, filtrelenmiş yüzler ve kurgulanmış anlar paylaşan profiller de Sârâ ile aynı dürtüden hareket eder: Zaaf göstermemek ve kusursuz bir illüzyon yaratmak. Ancak bu illüzyon, tıpkı Sârâ’da olduğu gibi, kişinin kendi gerçekliğinden kopmasına yol açar.

Sârâ çevresindeki herkesi ego sarayının aksesuarları olarak görür. İlişkilerini bağ kurmak için değil, onay toplamak için kullanır.

Sosyal medyadaki “çağdaş narsisizm”de de ilişkiler ve partnerler sıklıkla birer «içerik unsuru» veya profil estetiğini tamamlayan bir öğe olarak iş görür. Derinlikten uzak, vitrine oynayan duygusal ilişkiler türetilir.

Romanın sonunda Sârâ’yı, bilgisi, görgüsü ile muhit kurmuş insanların arasında, kendi “yalı”sında kimse ile konuşamadan, -çünkü ağzını açtığında tavus kuşunu hatırlatan kötü bir sesi ve bayağı konuşması güzelliğini imha etmektedir- dışarıdan hayran olunan ama içeride tekinsiz bir tekliğin ve ruhsal çöküşün enkazı altında kalan bir kadın olarak, yalnızlığı içinde erirken görürüz.

Kendine Tapan Kadın romanının Sârâ’sı aracılığı ile dünün güne nasıl bağlandığını, esasında eşrefi mahlukat olarak kemâl basamaklarında ilerlemeye niyeti olmayan, hayvanlarla ortak paydasını çoğaltan bir mahlukun, teknolojiden aldığı destek ile “bize yakın edilişine” tanık oluyoruz. Dijital dünyada sahip oldukları binlerce takipçiye ve onca beğeniye rağmen bireylerin yaşadığı “dijital yalnızlık” ve yabancılaşma, tam olarak bu narsistik tuzağın sonucudur. Sürekli vitrin tazelemek, özdeki kovanın dolmasını sağlamaz.

Suat Derviş, romanını yazdığı dönemde burjuva sınıfının bireyciliğini ve kitle iletişim araçlarının (o dönemin matbuatı, sineması) yarattığı yüzeysel imaj kültürünü eleştiriyordu. Günümüzün algoritma destekli teşhir çağı ise bu bireysel narsisizmi kitleselleştirmiş ve kurumsallaştırmıştır.

Dolayısıyla Kendine Tapan Kadın, sadece dönemsel bir psikolojik roman değil, teknolojiyle boyut değiştiren insani bir zaafın erken yazılmış bir teşhisidir. Sârâ, bugün yaşasaydı şüphesiz bir sosyal medya fenomenine dönüşür, filtrelerin arkasına gizlediği devasa öz-sevgisiyle takipçilerini büyüler, ancak ekran kapandığı an aynı ruhsal boşlukla baş başa kalırdı.


Meraklısı için not:

Haftaya cuma, Kendine Tapan Kadın romanını okuduğunuzu farz ederek romanı “karşılaşmalar” üzerinden dikkatinize sunacağım inşallah.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026