Galatasaray üst üste dört sezon şampiyon olarak önemli bir istikrar yakaladı. Böyle bir başarı hikâyesinin ardından yeni sezon öncesi konuşulması gereken konu, kadroyu daha da güçlendirecek hamleler olmalıydı. Ne var ki sezonun başlamasına kısa bir süre kala gündem, yine transferde yaşanan belirsizlikler.
Kim transfer sürecini yönetiyor? Hangi bölgeler öncelikli? Nasıl bir yol haritası izleniyor? Bu soruların hâlâ net cevaplarının olmaması, taraftarın endişesini artırıyor. Sorun yalnızca transferlerin gecikmesi değil; kulübün dışarıya verdiği plansızlık görüntüsü.
Üstelik bu tablo Galatasaray gibi bir kulübe yakışmıyor. Dört yıl üst üste şampiyon olmuş, her sezon Şampiyonlar Ligi hedefiyle yola çıkan bir kulübün futbol yapılanmasını çoktan oturtmuş olması gerekirdi. Transfer stratejisi, scouting organizasyonu ve karar mekanizması kişilere göre değil, kurumsal bir sistemle işlemeli.
Bugünkü görüntü ise üniversitede dönem boyunca derslerle yeterince ilgilenmeyip sınav haftası yaklaşınca telaşla not toplamaya çalışan öğrencileri andırıyor. Oysa büyük kulüpler sezonun başlamasına günler kala eksiklerini fark eden değil, aylar öncesinden planını yapan ve uygulayan kulüplerdir.
Galatasaray’ın bugün tartıştığı konu birkaç oyuncudan ibaret değil. Asıl mesele, dört şampiyonluğa rağmen neden hâlâ sürdürülebilir bir futbol aklının ve kurumsal planlamanın kamuoyuna güven verecek ölçüde hissedilememesi. Çünkü başarıyı kazanmak zordur, onu kalıcı hâle getirmek ise güçlü bir sistem gerektirir.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.