Yazarlar Politik kundakçılar Help Turkey kimden yardım istiyor?

Politik kundakçılar: ‘Help Turkey’ kimden yardım istiyor?..

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Orman yangınları iç-dış muhalefeti heyecanlandırmış görünüyor. Bir ‘ateş basması’ var. İktidara buradan ve beraber gidilir düşünüyorlar.. Histeri sayabiliriz…

Karıştırmayalım; bir yangınla mücadele var, bir yangınla mücadelede eksikler var, bir de bunların üzerinden, yani ormanlarımızı ve insanlarımızı kaybetmenin getirdiği ağır üzüntüleri, ellerini ‘ciğerlerimize’ sokarak iyice kanatan yerli-yabancı vampirler var…

Yerküre’de yaşanan yaygın yangınlar, Türkiye’deki seri yangınların nasıl çıktığı konusunda ‘iklim değişikliği’ üzerinden makul ve ikna edici yanıt oluşturuyorsa mesele yok. Bu halde dahi, ‘arkasında’ bir şey olup-olmadığını soruşturmak devletin, merak/takip etmek bizim görevimizdir…

Daha önce kimi ülkelerin,-örneğin Yunanistan’ın-terör örgütü PKK’nın da orman yaktığını biliyoruz. ‘Bu sefer de öyle oldu’ anlamına gelmiyor bu. Ama PKK’nın yapmış olması da kimseyi şaşırtmaz. Yapmadıklarını üstlendikleri dahi vardır.

Kamuoyunu tatmin edecek biçimde araştırılıp, var ise faillerin ve arkasındakilerin ortaya çıkarılması gerekiyor. Yapılacak işler konusunda ikincil sıraya atılacak konu değil bu. Cepte…

***

Bu bağlamda önce sosyal, ardından konvansiyonel medyaya sirayet eden “Help Turkey” tartışmasını da yangınların neresine oturtacağımızı kestirmemiz gerekiyor…

Eğer siyasi iktidarı yangın felaketine savurmak için politik kundakçılık söz konusuysa, ormanları yakanlarla buradan kaptıkları çıraları Ankara’ya savuranların aynılığını söylemek gerekiyor…

Ağır afetler tüm iktidarlar için sıra dışı sınavlardır ve mücadele süreçlerinde gösterdikleri refleksler kimi zaman etkili kimi zaman doğru olmayan sonuçlar doğurur.

Kuşkusuz cari hükümet de yüzden fazla yerde ve hacimli yangınla mücadele için çok sayıda karar ve talimat verdi. Bunların hakim çoğunluğu işe yaradı, bir kısmı da tartışmalıdır. Tartışılıyor da. Şu anda da mücadele devam ediyor…

Bir ülkenin hazırlıkları, olağanüstü halleri, büyük afetleri, sıra dışı katastrofları karşılamada her zaman kafi gelmeyebilir. Örneklerine dünyanın her yerinde her gün sayısız şahit oluyoruz. Bunlar da eleştirilebilir.

Hemen bir merak konusunu da ben yazayım; hava kuvvetleri kabiliyet, imkân ve tecrübeleri bu denli gelişmiş, uluslararası çapta başarılı, yine bu alandaki teknolojik gelişmişliği, hatta İHA/SİHA gibi çoklu bilimsel disiplin ortamında lider bir ülke, nasıl oluyor da bu yüksek avantajlarını orman yangınlarında kullanamıyor?

Çoğaltılabilir.. Uçaklar ve kurumlara ilişkin tenkitler de yanıtlanmalıdır.

Ama…

***

Kritik veya muhalefet yapmayı, bu türden ülke menfaatlerine yöneltecek akla evriltmek yerine, felaketle ilgisi olmayan çay poşetlerine, ‘illa şuradan buradan yardım alın” türünden-ki alınıyor-, çapsız ve kalitesiz ısırmalara, aleni ve adi provokasyonlara indirirseniz işin rengi değişir.

Bu tartışmayı yanan ağaçlarımız gibi köklerle tutunduğumuz toprağın esenliği için yapmak yerine, siyasi temenniler, beklentiler yolunda istismara yuvarlarsanız, “help Turkey” ne demektir bunun üzerine düşünmeye davet edenlerin haklı çıkarımlarını da yutmak zorunda kalırsınız…

Tekrar yazıyorum, daha ilk satırlarda ayırdık, bunun yangınla mücadele ve eksiklikleri ile ilgisi yoktur.

***

Pek merhametli olmasa da, ‘yapılan işin yüzde 99’u doğru, bir neden yok’ diye dahi sorulabilir. Ama bu şekilde olmaz. Olamaz!..

Bir, kendi ülkesinin onurunu kırarak bu işler toparlanamaz. İki, ‘Help Turkey’in, Ankara hükümetine topyekûn siyasi saldırıya dönüşmediğini, ele geçen ne varsa, mühimmat olarak kin kovasına boca edilmediğini kim söyleyebilir?..

Yani siyasi çıkar ve temenniler uğruna, siyasi erk erisin, bitsin için ormanlarının yanmasını vesile, kullanışlı sayan akla ne isim verilebilir?

Ha, bu etiket altında gayet masumane yazıp çizilenler de mi yanlıştır? Elbette ilk grup kadar değil ama üzüldüğünüz için yazıp-çizdiğiniz şeylerin bir başka aklın edevatı haline geldiğini, onun doğal uzantısına dönüştüğünü görmeme durumu da kabahatlidir.

Nihayet, bu felaketi siyasi emelleri için vesile sayanlar, ortaya çıkan tablonun “help Turkey”in ulaştığı adreslerin işine gelebileceğini, hatta bizzat o adresler eliyle yaratılmış olabileceğini de herhalde biliyor olmaları lazım gelir. Bu durumda onlar için ne diyeceğiz?..

Bu kadar acı ve yakın siyasi tarih tecrübesi olan bir milletten-hangi görüşten olursa olsun-ortak feraset beklemek aşırı iyimserlik mi sayılıyor?..

Yangın sürecinde ortaya çıkan, tek tek saymayayım şimdi, ayrıştırma tuzaklarının anlamı ne? Olayla ilgileri ne? Yangın ile mücadelede şehit olan-hakları ödenmez-kardeşlerimizle ilgisi ne? Uluslararası veya yerli basında bu zamanlamayla ortaya çıkan/belirginleşen haberlerin, analizlerin sinsiliğiyle bunları nasıl buluşturmayalım? Kör derler adama! (Mesela, “Cracks are growing in the Erdogan regime”, Foreign Policy, 23/07.)

Siyasi ve sosyal hayatımızda yakın dönemde yaşanmış tüm toksik gelişmeleri kronolojik olarak sıraladığımızda sadece hükümeti değil, Türkiye’yi rendelemeye yönelik bir zemin/altlık yapma hedefi var. Bunlara aman vermeden yangını söndürmemiz gerekiyor.

Orman yangınlarının aleviyle tutuşturulan bir politik kundakçılık vardır. Doğal olarak, ’Help Turkey’i besleyen aklın siyasi hedefi var ise, dışarıdan beklediği yardımın yangınla mücadele ekipmanı olmadığını söyleyebiliriz.

twitter.com/nedretersanel

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.