Doğru yolda ilerleyen bir Fenerbahçe… Ama hâlâ tamamlanması gereken parçalar var
Fenerbahçe’nin bu yaz yaptığı kadro planlamasına genel çerçeveden baktığımızda, geçmiş yıllara kıyasla çok daha bilinçli ve doğru bir transfer stratejisi görüyoruz. Yönetim, ihtiyaç duyulan bölgelere yaptığı nokta atışı hamlelerle önemli bir değişim sinyali verdi. Bu yüzden bugüne kadar ortaya konan çalışma, övgüyü hak ediyor.
Ancak transfer dönemlerinde yalnızca kaliteli oyuncular almak yetmez; birbirini tamamlayan profilleri oluşturmak da en az o kadar önemlidir. İşte tam da bu noktada bazı soru işaretleri ortaya çıkıyor.
Örneğin Vedat Muriqi transferinin ardından alınacak santrforun, Muriqi’yi tamamlayan bir profile sahip olması gerekiyor. Ceza sahasında güçlü, hava toplarında etkili bir forvetiniz zaten var. Bu nedenle ikinci seçenek; savunma arkasına sürekli koşular atan, yüksek tempolu, önde baskı yapabilen, atletik, gerektiğinde kanada da açılabilen hareketli bir oyuncu olmalı. Guirassy elbette üst düzey bir golcü ancak oyun karakteri itibarıyla Muriqi ile benzer özellikler taşıyor. Kadro mühendisliğinde farklı profiller oluşturmak, benzer oyuncuları üst üste dizmekten çok daha değerlidir. Üstelik hücum hattında bir de Talisca var.
Orta sahaya geldiğimizde ise yabancı kontenjanı ister istemez bazı zor kararları beraberinde getiriyor. Bu tabloda ayrılması en olası isim Fred gibi görünüyor. Kadro yapılanması bazen bireysel performanslardan çok, oluşturulmak istenen dengeye göre şekilleniyor.
Savunmada ise yerli bir stoper takviyesi önemli bir ihtiyaç. Ancak bana göre asıl kritik bölge sağ bek. Çünkü Greenwood, hücum katkısıyla öne çıkan bir oyuncu ve savunma yükünü sırtlayan bir kanat değil. Böyle bir oyuncunun arkasında sürekli ileri çıkan hücumcu bir bek kullanırsanız, o koridor rakipler için cazip bir hedef hâline gelir. Bu nedenle Semedo tarzı bir tercihten ziyade savunma yönü daha güçlü, bire birlerde güven veren, hatta gerektiğinde üçüncü stoper gibi oynayabilecek bir sağ bek Fenerbahçe’ye daha fazla denge kazandıracaktır. Böyle bir profil hem dönen topları toplar hem de takımın sürekli geriye koşma ihtiyacını azaltır.
Üstelik bu tip bir oyuncu yalnızca savunmada değil, oyun kurulumunda da önemli bir rol üstlenebilir. Bazı anlarda orta sahadan bir oyuncu geriye gelerek pas bağlantısını kurar, bazı anlarda ise iç koridora yaklaşan bir sağ bek stoperlerin yükünü hafifletir. Bu da takımın baskı altında çok daha rahat çıkmasını sağlar.
Bugün itibarıyla gözüme çarpan en önemli başlıklar bunlar. Yine de büyük resme baktığımda olumlu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil. Fenerbahçe yönetimi, transfer planlamasında doğru bir yol haritası çiziyor. Eksikler tamamlanırsa, sadece güçlü bir kadro değil; birbirini tamamlayan, dengeli ve sürdürülebilir bir takım inşa edilmiş olacak.

