Muzıka-yi Hümâyun’dan Metallica konserlerine…

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 18/11/2025, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Muzıka-yi Hümâyun’dan Metallica konserlerine…

Önceki yazımızı Hindemith’in “sanatlar, ima ettikleri devasa güce karşın, sadık ve asla ayrılmaz bir biçimde bu dünyaya bağlıdırlar.” şeklindeki yargısı üstünden, onun İslami tasavvura, kültüre ya da zevke tabi müziğin yerine Batı müziğini yerleştirmesi için Türkiye’ye getirildiğini de hatırlayarak genel planda şu tespitleri yapabiliriz:

1-Müzik doğrudan insan hal ve hareketlerini, hayatının hemen her sahasını kapsaması bakımından, dünyevileştirmenin yeni bir dispozitifi olarak siyasetin kullanımına tabidir.

2-Bu dünyevileştirmede müzik, toplumun uyuşturulması planında negatif ilahiyat esasında kullanabileceği gibi, o toplumun dilinden hareketle dininin de değiştirilmesindeki gibi yine aynı bağlamda yeni dinleme ve seyir araçları yoluyla salt maddileştirilerek de her zaman kullanılabilir.

3-Böylece müzikteki kültürel anlayışlar, örneğin Doğu müziğindeki Allah’tan gelen huzur (iniş), Batı müziğindeki Tanrı’ya yönelme (çıkış), Müslüman müziğinde ise hareketin sükunun nefesi, sükunun da hareketin aslı ya da hakikati… olmasına göre, yanlış bir senteze konu olduklarında kimliklerin ve zevk kültürlerinin tahribi bağlamında yine siyaseten üretilen yoğun bir karmaşaya ve dolayısıyla toplumsal bir kutuplaşmaya neden olabilir.

4-Müslüman müziğinde sükun (yataylık) ve hareket (dikeylik) tek başına eksik olarak nitelenmiştir. Bu esasta “Tevhid’in ritmi” olarak isimlendirebileceğimiz müziğe bitişik olan diğer sanatlardan, çizgilerin hareketi ve daireselliği (tümlenmesi ya da cem edilmesi) olarak hüsnihat; kubbenin sükunu ve devinimi cihetinden cami mimarisi; tekke zikrinde kalbin itminanı (sükunu) için sesin akışa (harekete) bırakılması… zikrettiğimiz karmaşa içinde -değiştirilen müzikle birlikte- üç sanatın daha geçersizleştirilmesi, daha yumuşak bir ifadeyle söylersek kültürün dışına itilmesi mümkün kılınabilir.

Bu dört huşunun bizim müziğimizdeki somut karşılıklarını ya da yansımalarını görmeleri için okurlarımı Yalçın Çetinkaya’nın Rıdvan Şentürk tarafından hazırlanan Müzik ve Kimlik adlı çalışmadaki söyleşisine ve elbette ilgili kitaplarına yönlendirerek, kaç yazıdır vurguladığımız siyaset bahsini artık Çinuçen Tanrıkorur’un şu sözleriyle noktalayabiliriz:

“Hükümet değişiklikleri bir tür nöbet değişikliğidir. Nöbeti bilen gider, ama belli misyon veya amaçları olanlar, görevin çok kısa süreli olduğunu bile bile, hazır fırsat ele geçmişken, düşündüklerini kuvveden fiile çıkarmak isterler. Ulusal/uluslararası sempozyumlar, kongreler, rostrumlar, amaçlar-ilkeler-genelgeler, hep bu iyiniyetli çabaların ürünüdür. Sonra ne olur? Yani nöbet bitip de ‘olur’ kalemi başkasına geçince?.. İşte burası, işin en az sevimli olan tarafıdır. Köklü devletlerin, hükümetlere ve bakanlara göre değişemeyecek olan temel politikaları vardır. Bu duruma henüz gelmemiş olan ülkelerde ise, ‘benden sonra tufan’ diye düşünülmesi tabii hale gelir. Türkiye’de, temeli yanlış ilkelere dayandırıldığı ve ayakların yere değdirilmesi şu âna kadar hemen hiçbir hükümetin ciddi meselesi olmadığı için, zamanla kangren halini almış, dolayısıyle düzeltilmesi fevkalâde zorlaşmış konulardan biri, müzik eğitimi politikasıdır.” (Müzik Kültür Dil, Dergah, İstanbul 2009)

Son 20 yıldaki iktidarların attığı kimi olumlu adımlara rağmen, sadece özel planda müzik eğitimi yönünden değil genel planda kültürümüz yönünden de devam eden bu durum (kangren hali), ilgili yazıları yazmamızın nedeni olan Akşam grubunun eleştirisi bağlamında da asıl hareket edilmesi gereken nokta olduğu halde, maalesef bunlarda salt şahsiyyat yapılarak hem kutuplaştırmayı artırma hem de ilgili eylemleri bir imanometreye tabi tutma maksadı öne çıkarılmıştır.

Kendi adıma Akşam grubunun, o eleştirileri zikrettiğim maksatlar özelinde hak ettiklerini düşünmüyorum. Çünkü onları işaret ederek kıyamet vurgusuyla bir fırtınanın biçildiğini söylenmek, aynı zamanda o fırtınanın rüzgarını çok evvelinden toplum ve siyasi yöneticiler olarak bizlerin ektiğini söylemek olacaktır. Daha açık bir ifadeyle Akşam gurubuna mal edilebilecek her olumlu ya da olumsuz bir durumdan bize de az ya da çok bir payın isabet edeceği malumdur.

İtalyan besteci Donizetti’nin, II . Mahmud tarafından Osmanlı sarayının müzik öğretmenliğine getirildiği 1828 yılından, Paul Hindemith ile Carl Ebert danışmanlık yıllarına… ve onların gayretlerinin bir hasılası olarak Metallica konserlerine sadece gitmekle kalmayıp mest olduklarını da sosyal medyadan böbürlenerek paylaşan tesettürlü kızlara… gelinceye kadar bu topluma müzik esasında az çamur çiğnetilmediğini ve hemen hepimizin bunda şu ya da bu oranda bir payımızın olduğunu düşünmemiz hakkaniyete çok daha uygun olsa gerektir.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026