
İngilizlerin kontrolündeki Mısır’da eğitilip donatılan, ardından 17 Nisan 1915 günü Gelibolu Cephesi’ne sevk edilen Yahudi gönüllüler, tarihe “Siyon Katır Bölüğü” adıyla geçmişti. Cephe önünde ve gerisinde savaşa iştirak ettiler, imparatorluk dağıldıktan sonra da Filistin topraklarına yönelerek aktif biçimde Arap kıyımına katıldılar. Siyon Katır Bölüğü’nün iki kurucusundan biri, Joseph Trumpeldor, 1 Mart 1920’de Arap köyü Tel Hay’da Filistin’in yerli sakinlerine karşı Siyonizm uğruna savaşırken öldürüldü. Diğer kurucu Vladimir Zeev Jabotinsky ise, 1940’daki ölümüne kadar, İsrail’de bugün hâlâ güçlü biçimde temsil edilen, Arap ve İslâm düşmanı Likud çizgisinin ideoloğu ve teorisyeni olarak sivrildi.
1923’te kaleme aldığı “Demir Duvar” adlı ünlü makalesinde görüşlerini sistemleştiren Jabotinsky, ana akım Siyonizm’den koptu ve “Revizyonist Siyonizm”i kurdu. Buna göre, bugünkü Ürdün, Suriye ve hatta Irak’ın bir bölümü de Siyonizm’in hedefinde olmalıydı. Revizyonistlerin terör örgütü “Irgun”du, gençlik kolları da “Betar” adıyla sahneye çıktı. Jabotinsky’nin yanından hiç ayrılmayan isimlerden biri ise Ben-Siyon Netanyahu idi. Ben-Siyon’un 1949’da dünyaya gelen oğlu Benyamin, İsrail’in müstakbel başbakanlarından biri olacaktı.
Vladimir Jabotinsky, 4 Ağustos 1940’ta, Betar’ın gençlik kampı için bulunduğu New York’ta kalp krizinden öldüğünde, terör bayrağını sadık talebesi Menahem Begin devraldı. Begin, Araplara karşı gaddarlıkta ustasını fersah fersah geride bıraktı, çünkü Jabotinsky’nin planladığı pek çok şeyi hayata geçirecek imkânlar buldu. Irgun terör örgütünün lideri olarak, Deyr Yâsîn Katliamı (9 Nisan 1948) başta olmak üzere çok sayıda insanlık suçuna imza atan Begin, aynı zamanda İngilizlere de saldırmayı ihmal etmiyordu. 22 Temmuz 1946’da Kudüs’teki King David Hotel’in güney kanadında konuşlanan İngiliz manda idaresi ofislerine düzenlenen meşhur bombalı saldırı, Filistin meselesinin BM’ye havale edilmesine yol açacaktı. Saldırıda Yahudiler de ölmüştü, ama Begin için bu hiç de sorun edilecek bir şey değildi. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmezdi.
1973’te Likud Partisi’ni kuran Menahem Begin, dört yıl sonra partisini İsrail tarihinin en yüksek oy oranıyla iktidara taşıdı. 1979’da Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’la imzaladığı Camp David Anlaşması nedeniyle Nobel Barış Ödülü’nü de alan Begin, Ben-Siyon Netanyahu’nun oğlu Benyamin’in adeta taptığı bir liderdi. 9 Mart 1992’de ölen Begin, bu sayede 23 Haziran 1992 seçimlerinde partisinin uğradığı hezimeti ve sonrasında Benyamin Netanyahu’nun Likud liderliğini üstlendiğini de göremedi. Netanyahu’nun parti kongresindeki rakibi de Menahem Begin’in oğlu Benny Begin’di.
İsrail’i bugün yöneten azgın ve kuduz kadronun zihin haritasında işte böyle bir ideolojik taban ve arka plan var. Osmanlı düşmanı Siyon Katır Bölüğü ve Vladimir Jabotinsky ile başlayıp Menahem Begin, Ariel Şaron ve Yitzhak Şamir’le devam eden, bugün artık Benyamin Netanyahu ile Filistin sınırlarını da aşarak bütün Ortadoğu’ya yayılan bir katliam, vahşet ve kan döngüsü…
Netanyahu’nun kendisinden evvelki terör üstatlarından şöyle bir farkı da var: Birlikte yol yürüdüğü kişi ve ülkeleri sırtlarından hançerlemekte tereddüt bile göstermiyor. 1997’de Hamas’ın o dönemki siyasî lideri Hâlid Meşal’e Ürdün’ün başkenti Amman’da düzenlenen suikast girişimini hatırlayın mesela. Netanyahu, Ürdün-İsrail ilişkilerindeki yakınlığa rağmen, böylesine pervasız bir emri verebilmiş, ABD Başkanı Bill Clinton bile İsrail’e karşı Ürdün’ün yanında yer almak zorunda kalmıştı. Netanyahu, sonraki süreçte de devamlı biçimde kendi ortak ve müttefiklerini aldattı, kandırdı, ayaklarını kaydırmaya çalıştı. Geçen yazımda da ifade ettiğim gibi, şu anda izlemekte olduğumuz Ortadoğu manzarasında, İsrail sadece İran’a değil, Arap dünyasına da bilfiil saldırmaya, sözde aynı safta durduğu veya yanına çekmeye çalıştığı ülkelerin altını oymaya devam ediyor. Netanyahu’nun zihin haritası ve ideolojik arka planı buna gayet müsait çünkü. Tersi bir durum yaşansa şaşkınlık sebebi olurdu.
Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt gibi ülkelerin ABD’deki devasa yatırımlarını gözden geçireceklerine ve bazı sözleşmeleri iptal edeceklerine dair haberler geliyor. Ah keşke, rahmetli Kral Faysal’ın o mü’mince cesaretinin yüzde birini bari gösterebilseler… Bugünün şartlarında, bu yüzde bir bile bütün dengeleri değiştirir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.