Yazarlar Anlık istihbaratı kiminle paylaşıyorlar?

“Anlık istihbaratı” kiminle paylaşıyorlar?

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Son günlerde peş peşe büyük acılar yaşıyoruz:

Elazığ ve Malatya’daki deprem, İdlib’te verdiğimiz şehitler, Van’daki çığ faciası, İstanbul’da pistten çıkıp parçalanan uçak…

Bir biri ardına, can evimizden vurulduk.

Kaybettiğimiz bütün canlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Başımız sağ olsun.

HEM SUÇLU, HEM DE “GÜÇLÜ”

Reuters’ta yer alan bir haberde, “ABD’nin Türkiye’ye 2007’den beri Kuzey Irak’ta PKK’ya yönelik operasyonlar nedeniyle verdiği istihbarat desteğini sona erdirdiğinden” bahsediliyor.

Ajansa konuşan dört Amerikalı yetkili “Karara neden olarak, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtını” göstermiş!

“ABD, PKK ile mücadelesinde Türkiye’ye on yıllardır destek veriyormuş” da; “Ekim ayından bu yana politika değiştirmişler, artık operasyonel konularda bilgi vermiyorlarmış!”

*

Bu gibi durumlarda “Hem suçlu, hem güçlü!” diyoruz…

Üstüne, “Yalanınız batsın!” diye ekliyoruz…

Amerika mı; “on yıllardır” PKK terör örgütünü Türkiye’ye saldırtan Haydut Devletin ta kendisidir.

ABD’nin 2007’den bu yana Türkiye’mize PKK ile mücadelede “istihbarat desteği verdiği” yahut “anlık istihbarat paylaşımı” yaptığı kocaman bir yalandır!

5 Kasım 2007’de “Türkiye ile ABD arasında anlık istihbarat paylaşımının başladığına” dair resmi açıklamalar yapıldıktan sadece sekiz hafta sonrasında neler yaşandığını hele bir hatırlayalım:

3 Ocak 2008’de…

Diyarbakır’da askeri servis otobüsü geçerken park halindeki bir araca yerleştirilen bombanın patlatılması sonucunda altısı öğrenci yedi canımızı kaybetmiştik…

O terör saldırısında…

“Made in U.S.A” PKK’nın asıl hedefi dönemin Diyarbakır 7. Kolordu Komutanı idi: Konvoyda yer alan komutanın bulunduğu araç, saldırıdan birkaç saniyelik farkla kurtulmuştu.

Sonradan ortaya çıktı ki…

ABD, anlık istihbarat paylaşımını PKK terör örgütüyle yapmıştı!

“Dostumuz, müttefikimiz, model ortağımız vs.” falan dedikleri ABD’nin hakiki yüzü işte budur!

1984-2007 arası bir yana; sözü edilen 13 yıl boyunca ABD’nin “istihbarat paylaşımı” Türkiye ile değil, PKK terör örgütüyle yapılmıştır!

Aradan 13 yıl geçtikten sonra…

İsimlerinin açıklanmasını istemeyen Amerikalı yetkililer “İstihbarat paylaşımını sona erdirdik” hikâyesini anlatıyorlar!

Amerikalı Kahpeler “Barış Pınarı Harekâtını gerekçe gösteriyorlar” ya:

Bu askeri operasyon, Haydut ABD’nin Kuzey Suriye’de alenen komuta ettiği YPG-PKK terör örgütüne karşı yapıldı.

PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG’li teröristler bir nevi Amerikan Askeri konumundadır…

Kuzey Suriye’de, Kuzey Irak’ta, Türkiye’de terör saldırılarını gerçekleştiren PKK’lıların alayı Sam Amca’sının askeridir…

Hakikat böyleyken: “PKK ile mücadelesinde Türkiye’ye onlarca yıldır yardım ettikleri veya on üç yıldır anlık istihbarat verdikleri vesaire” hepsi kuyruklu yalandır!

DUY DA, İNANMA

Sistematik yalanlar, düzenbazlık, verdikleri sözleri yutmak, yaptıkları anlaşmalara uymamak, hülasa kahpelik; ABD’nin devlet politikasıdır!

ABD, Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde yapılan mutabakatı hala daha itina ile ihlal ediyor…

YPG’li teröristler halen oradalar ve saldırılar hiç kesilmedi: “ABD’nin bu defa sözünde durduğu” falan yoktur! Aynen Rusya gibi sözlerini yediler!

*

İdlib’te sekiz şehit verdiğimiz saldırının hemen ardından, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo “NATO müttefikimiz olan Türkiye’nin yanındayız” dedi…

Bu beyanın da hiçbir “inandırıcılığı ve kıymeti” yoktur!

Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde (mutabakatı hiçe sayarak, 22 Ekim 2019’dan bu yana) PKK’lı teröristlerini askerlerimize ve sivillere saldırtmaya devam eden ABD değil mi?

1984’ten itibaren PKK terör örgütünü “NATO üyesi Türkiye’ye saldırtan” ABD’nin müttefiki PKK ve dahi Suriye’deki uzantısı YPG’dir.

NATO Anlaşması’nın şu Beşinci Maddesini tersinden uygulayan Amerikan Terör Devletinden bahsediyoruz!

NEYİN HESABI?

FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ertesi günü, twitter’da Türkiye’yi “Totaliter İslamcı Diktatörlük” diye tanımlayan Mike Pompeo’nun şu “Türkiye’nin yanındayız” tıraşı…

Şam rejiminin İdlib’teki saldırısı ve Türkiye’nin misliyle cevap vermesi üzerine “Acaba, Türkiye Rusya ile köprüleri atar da, tekrar bizimle birlikte hareket etmeye başlar mı?” hesabının yansıması olan bir ikiyüzlülüktür, dümendir, sahtekârlıktır.

Bu arada, içeride…

Pompeo’nun son dümeninden cesaret alarak, Faşist 12 Eylül’ün Dışişleri Bakanı İlter Türkmen’i örnek gösterip “Acilen, Batı ile iyi ilişkileri olan bir İlter Türkmen modeline ihtiyaç var” çağırısını yapanlara rastlıyoruz!

Yani, nedir? İçerideki Etki Ajanları Ankara’yı bir kere daha “Washington’a eklemleme” gayreti içindedirler!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.