Terörsüz Türkiye’nin yasalaşma süreci

Turgay Yerlikaya
Turgay YerlikayaYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 10/08/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Terörsüz Türkiye’nin yasalaşma süreci

Ekim 2024’te parlamentonun açılışı ile gündemimize giren Terörsüz Türkiye, yaklaşık iki yıllık bir sürenin ardından yasal düzlemde tahkim ediliyor. Bir devlet projesi olarak takdim edilen ve kısa süre içinde de meclis aracılığıyla siyasetin gündemine taşınan bu süreç, bugün itibarıyla ete kemiğe bürünüyor. Çok kapsamlı bir biçimde düşünülerek hayata geçirilen bu projeksiyonun meclis aritmetiğinde hatırı sayılır bir sayı ile yasa teklifine dönüşmesi, bundan sonra atılacak adımlar açısından da önemli. Nitekim gelişen koşullara göre yeni düzenlemelerin yapılabileceği ve sürecin başarıya ulaşması için hem yürütme hem de yasamadan müteşekkil takip ve izleme kurullarının oluşturulacağı öngörülüyor.

Peki Türkiye’de PKK terörünü tasfiye etme noktasında akim kalan girişimler ile günümüzdeki bu deneyimi birbirinden ayıran hususlar nelerdir? Neden diğer girişimler başarısız olurken Terörsüz Türkiye projeksiyonu sorunsuz biçimde ilerlemektedir? Hatırlayacak olursak 1990’lı yıllarda PKK terör örgütü ile mücadelede ciddi adımlar atılmış ve takip eden yıllarda da örgüt elebaşı Öcalan’ın yakalanması ile önemli kazanımlar söz konusu olmuştu. Fakat örgütle mücadeleyi salt askeri yöntemler üzerine bina eden “devlet aklı” örgütün “meşruiyet” kaynakları ile ilgili herhangi bir adım atmamış ve örgüt, sosyolojik koşulları kendi lehine yönetebilmişti. PKK’yı sadece bir güvenlik sorunu olarak algılayan bu bakış açısı, askeri yöntemleri birincil seçenek olarak görmüş ve örgütün beslendiği sosyo-politik ortamı göz ardı etmişti.

Örgütle mücadeleyi lider kadronun tasfiyesi (decapitation) ve askeri yöntemlere indirgeyen stratejinin başarısız olması, örgütün diaspora ve sınır ötesindeki varlığını sonlandırmadığı gibi örgüte can suyu olabilecek sosyo-politik koşulları da ortadan kaldıramamıştır. Hiç kuşkusuz bunda siyasete nüfuz eden bürokratik mekanizmaların da etkisi olmuş ve baskı altındaki siyasetçilerin cesur kararlar alabilmesi mümkün olamamıştır.

PKK ile mücadelede paradigma değişimi anlamına gelen AK Partili yıllarda, sorunun salt güvenlik bürokrasisi ile çözülemeyeceği görülmüş ve terör örgütünün varlık koşulları ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Kimlik inkarı ve dil konusunda yapıcı adımlar atan AK Parti, alanı rehabilite etmiş ve terör örgütünün varlık koşullarını sorunsallaştırmıştır. Tanınma ve dil anlamındaki adımların yanı sıra bölgesel kalkınma noktasındaki gelişmeler, terör örgütünün bölgedeki etkisini zayıflatmış ve örgüte katılım tedrici biçimde zayıflamıştır. Bu dönemde örgüt ile üçüncü tarafların nezaretinde yapılan görüşmelerin yanı sıra doğrudan kamuoyunun yakın biçimde takip ettiği çözüm süreci (2013-2015) gündeme gelmiş ve terörün tasfiyesi çok daha mümkün hale gelmiştir. Öncesinde FETÖ eliyle zehirlenmeye çalışılan bu süreç, 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında HDP ve örgüt eliyle sabote edilmiş ve tarihi bir fırsat kaçırılmıştı.

İki farklı döneme karşılık gelen bu girişimlerin başarısız olma nedenleri üzerine daha fazla şey söylenebilir hiç kuşkusuz. Fakat bugün neden bu kadar hızlı ve radikal adımlar atılabiliyor sorusunun cevabı aynı zamanda diğer deneyimleri de daha iyi anlamlandır-mamızı sağlıyor. Bugün Cumhur ittifakının girişimi ile gündemimize gelen bu projeksiyonun hızlı bir biçimde yol alabilmesi hiç kuşkusuz siyaset kurumunun çok daha güçlü olmasından kaynaklanıyor. Bürokratik vesayet mekanizmalarını tasfiye ederek siyasete alan açan AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür süreçlerde siyasetin etkisini artırmış ve güçlü yürütme, icra alanında çok daha özgür hareket edebilmiştir.

Bir diğer husus ise sürece dış bir aktörün müdahale edebilmesinin önünün kapatılması. Oslo sürecinden bugüne çatışma çözümleri konusundan epeyce bir mesafe kat eden devlet aklı, süreci kendi iç meselesi olarak görmüş ve örgütün çözülme ve tasfiye adımlarını bizatihi sevk ve idare etmiştir. Nitekim sürecin yasalaşması aşamasında, takip ve izleme noktasında hem güvenlik bürokrasisi hem de parlamentoya kritik bir işlev atfedilmesi bunu açık biçimde desteklemektedir. Bu yönüyle çatışma çözümleri literatürüne de önemli bir katkı anlamına gelen Türkiye modeli, her yönüyle pozitif ayrışabilecek bir süreç yönetimi olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle Suriye ve Irak ayağıyla ilgili bölge ülkeleriyle geliştirilen dinamik ilişki, süreci kolaylaştırmış ve örgüt içinden sürece mukavemet etme ihtimali olan aktörlerin ellerini zayıflatmıştır.

Parlamentoya önemli bir anlam yüklenmesi, sürecin toplumsal desteği noktasında önemli bir parametre. Nitekim takip ve koordinasyonda güvenlik bürokrasisinin izleme noktasında ise meclisin olması, sürecin şeffaf biçimde yönetildiğini de gösterecektir. Yasa teklifinde karşımıza çıkan mutabakatın sürecin devamında da söz konusu olması, atılma olasılığı olan diğer adımların meşruiyeti açısından da bir kaldıraç işlevi görecektir.

Teknik ve hukuki detaylara indirgemeden önümüzdeki sürecin yol haritasının çıkarılması, sürecin geniş kitleler tarafından da sahiplenilmesini temin edecektir. Bir bütün olarak siyaset kurumunun buradaki sorumluluğu, popülist kaygıları ön plana çıkaracak tedirginlikleri gündeme getirmek yerine Terörsüz Türkiye’nin getireceği kazanımlara odaklanmak olmalıdır. Bu bağlamda Terörsüz Türkiye ile, ayrılıkçı taleplerin sona erdiği, PKK’nın bir başka aktör eliyle Türkiye’ye karşı tehdit olma olasılığının bertaraf edildiği ve en önemlisi de PKK’nın temsil iddiasında olduğu kesimler üzerinden Türkiye siyasetine nüfuz ve etki etme çabasının bittiği bir döneme tanıklık edeceğiz. Bölgedeki istikrar ve güvenlik mimarisi açısından da kritik bir önem arz eden bu süreç, Türkiye’nin otonomi arayışındaki yeni bir kilometre taşı olacaktır hiç kuşkusuz.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026