YazarlarHer fırtına için sığınılacak bir liman vardır

Her fırtına için sığınılacak bir liman vardır

Yaşar Süngü
YaşarSüngüGazete Yazarı

Anadolu’da tarih boyunca milyonlarca kez denendikten sonra insanların iş ve sosyal hayatında rehber ve pusula olarak kullandıkları binlerce özdeyiş vardır.

Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı ve DenizBank işbirliği ile bu yıl 9’uncusu düzenlenen “Tarım ve İnsan” fotoğraf yarışmasında ödüle layık görülen toplam 170 fotoğraf Anadolu’nun resimli hikayesi olmuş.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Yaşar Süngü : Her fırtına için sığınılacak bir liman vardır
Haber Merkezi14 Ocak 2018, PazarYeni Şafak
Her fırtına için sığınılacak bir liman vardır yazısının sesli anlatımı ve tüm Yaşar Süngü yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Kitapta resimler kadar ilgimi çeken başka bir şey vardı;

Resimlerin altındaki yılların emeğiyle biriken bölgelere ait özdeyişler.

O unutulmuş özdeyişleri kayda geçmek lazım.

İş dünyası elin ‘Guru’larını kendi rehber edeceğine halkın içinden çıkan bu sözleri kendine yol haritası görmeli.

İşte herkese rehber olacak doğruluğu deneyerek ispatlanmış terle meydana gelen o sözlerden bir demet;

REKLAM

**

İç Anadolu Bölgesi’nden;

Kabiliyetli çırak ustayı geçer.

Köpeksiz sürüye kurt iner.

Denizdeki balığın hesabı yapılmaz.

Sarımsağı gelin etmişler, kırk gün kokusu çıkmamış.

Ağılda oğlak doğunca, derede otu biter.

Fazla bereket yağıştan, fazla süt sağıştan gelir.

Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz.

Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış.

Eli boşa ‘Ağa uyur’ derler; eli doluya ‘Ağa buyur’ derler.

Akçenin iyisi kesede duran, bahçenin iyisi eve yakın olandır.

**

Karadeniz Bölgesi’nden:

Her fırtına için bir liman vardır.

İnsanın kanadı gayretidir.

Bostan yeşilken pazarlığa oturulmaz.

Su akar yolunu bulur.

REKLAM

İş insanın aynasıdır.

Gök ağlamayınca yer gülmez.

Yoldan kal, yoldaşsız kalma.

Denizin olduğu yerde dere çağlamaz.

Harmanda çek cefayı, pazarda sür sefayı.

Tayfanın akıllısı geminin dümeninden uzak durur.

Çobansız koyunu kurt kapar.

Karanlıkta yapılan iş alacalı olur.

Kır atın yanında duran, ya huyuna ya suyuna çeker.

**

Doğu Anadolu Bölgesi’nden:

Sacayağın ayağı üç olur, birbirine güç olur, biri kırılırsa hiç olur.

Her koyun kuzusuna meler.

Çobanın gönlü olursa tekeden süt çıkar.

Harmanda tozu olmayanın sofrada yüzü olmaz.

Sen pekmezi iyi yap, sinek Bağdat’dan gelir.

Büyük dağa kar yağmadıkça küçük dağa sıra gelmez.

REKLAM

Balığın mekanı usta balıkçının oltasının ucudur.

Bayırda bağını, evinde sağımı, bahçende arını eksik etme.

Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.

Erken kalktım işime, şeker kattım aşıma.

**

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden:

Ustasına hürmet edenin malının bereketi çok olur.

Toprağı işleyen, ekmeği dişler.

Kazanmadan kazan kaynamaz.

Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.

**

Akdeniz Bölgesi’nden;

Adamın iyisi iş başında belli olur.

Terlemeden içilmez, ekilmeden biçilmez.

Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır.

Yorgun eşeğin ‘çüş’ canına minnettir.

Ak koyunun kara kuzusu da olur.

Harmanı olmayanın dermanı olmaz.

Görünen dağın ardı yakındır.

Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir.

REKLAM

Yalnız olan rahat görmez, yardımlaşan yorulmak bilmez.

Hamuru yoğur ekmek olsun, yününü eğir iplik olsun.

Meyvesi bol ağacın dalları eğik olur.

Arabanın ön tekerleği nereden geçerse, arka tekerleği de oradan geçer.

Irgat gibi çalış, bey gibi yaşa.

**

Ege Bölgesi’nden;

İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar.

Adam adamdır, olmasa da pulu; eşek eşektir, olmasa da çulu.

Yazın başı pişenin kışın aşı pişer.

Harman yel ile düğün el ile olur.

Çamur olmayan yerde hamur olmaz.

Büyük ambar, küçük ölçekle dolmaz.

Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.

Çocuğa iş buyuran ardınca kendi gider.

Sabreyle işine, hayır gelsin başına.

REKLAM

Ağanın alnı terlemezse ırgatın burnu kanamaz.

Az el aş kotarır, çok el iş kotarır.

Hesapsız kayık deniz ortasında kalır.

**

Marmara Bölgesi’nden;

Hazine, eziyet çekene görünür.

Çalışma ustalık, tembellik hastalık getirir.

Ulu ağacın başından yel eksik olmaz.

Çapalanmamış tarla eken, mahsulünü ham biçer.

Arpa verilmeyen at kamçı zoruyla yürümez.

At, adımına göre değil; adamına göre yürür.

Paça ıslanmayınca balık tutulmaz.

Kırk kere ölçüp bir kere biçmeli.

Bahçeyi bel, harmanı yel döndürür.

Her çok azdan olur.

Ekmeğini yalnız yiyen yükünü dişiyle kaldırır.

Harmana giren tozsuz çıkamaz.

Rüzgar eserken harmanını savurur.

Hayvanın alacası dışında, insanın

alacası içinde olur.

REKLAM