Türkiye ile Arap dünyası arasında ortak bir akademik havza

Yasin Aktay
Yasin AktayYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/09/2026, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Türkiye ile Arap dünyası arasında ortak bir akademik havza

Türkiye’nin son yirmi yılda yaşadığı ve önümüzdeki yüzyıl hakkında kendisini iddia sahibi kılan gelişmeler kuşkusuz bütün dünya tarafından da izleniyor. Bilhassa Arap-İslam dünyası için Türkiye’nin kat ettiği mesafe her bakımdan sadece izlenmeye değer bulunmuyor büyük umutları da yeşertiyor.

Bu gelişmelerin bir kısmı akademik dünyamızın ortaya koyduğu birikim ve performansın da bir yansıması olabilir. Ama daha önemlisi, akademik dünyanın Türkiye’nin yaşadığı bu gelişmeye daha aktif biçimde ayak uydurması, hatta kendi alanında ona öncülük etmesi üniversitelerimizin hem sorumluluğu hem de performans ölçüsü olmalıdır.

Türkiye’nin Arap dünyasıyla siyasetten ekonomiye, savunma sanayiinden kültüre kadar giderek çeşitlenen ve derinleşen ilişkileri düşünüldüğünde, üniversitelerin bu tablonun neresinde durduğu sorusu daha fazla önem kazanıyor. İki tarafın üniversiteleri arasında öğrencilerin, hocaların, araştırmacıların ve bilginin çok daha yoğun biçimde dolaştığı, ortak araştırmaların ve bilimsel üretimin giderek kurumsallaştığı bir akademik havza neden oluşmasın? Daha doğrusu, tarihsel olarak zaten güçlü bir ilim ve kültür dolaşımına sahip olan bu geniş coğrafya, bugünün üniversite imkânlarıyla neden yeniden güçlü bir akademik etkileşim alanına dönüşmesin?

Türkiye’nin önünde, yükseköğretimde yıllardır oluşmakta olan uluslararası birikimini çok daha ileri bir aşamaya taşıyabilecek yeni bir imkân beliriyor. Üniversitelerin sadece öğrenci kabul ettiği, ülkelerin de kendi sınırları içinde bilim üretmeye çalıştığı klasik modelin ötesinde, Türkiye’nin yakın coğrafyasıyla öğrencilerin, akademisyenlerin ve araştırmacıların karşılıklı dolaştığı, araştırma imkânlarının paylaşıldığı ve bilginin birlikte üretildiği geniş bir akademik havzadan söz ediyorum. Geçtiğimiz günlerde Ankara’da atılan bir adım, bunun hiç de uzak bir ihtimal olmadığını gösterdi.

Bir süre önce bu sütunda üniversiteler üzerine birkaç yazı yazmış, birinde özellikle. Amerika’nın yabancı öğrencilere getirdiği yeni kısıtlamalar vesilesiyle başka bir konuya değinmiştik. Amerika’nın bilimsel ve teknolojik üstünlüğünün en önemli kaynaklarından biri, yaklaşık bir asırdır dünyanın en parlak insanlarını üniversitelerine çekebilmesiydi. Bugün bu politikanın tersine çevrilmeye başlaması dünyadaki akademik dolaşımın rotalarını da değiştirebilir. Türkiye’nin 380 bine ulaşan uluslararası öğrenci varlığıyla bu değişimin dışında kalması düşünülemez. Üstelik Türkiye’nin avantajı sadece sayıdan ibaret değil. Suriye’den Bangladeş’e, Afganistan’dan Sudan’a kadar gittiğimiz birçok yerde Türkiye üniversitelerinden mezun olmuş, ülkelerinde önemli görevler üstlenmiş insanlarla karşılaşıyoruz.

Tam bu tartışmaların ardından YÖK’ten oldukça anlamlı bir haber geldi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 2 Eylül’de Ankara’da Arap Devletleri Ligi temsilcileri ve Arap ülkelerinin büyükelçileriyle bir araya geldi. Yükseköğretim İstişare Toplantısı adıyla gerçekleştirilen buluşmada Türkiye ile Arap dünyası arasında yükseköğretim, bilim ve araştırma alanlarında yeni ve kurumsal bir iş birliği döneminin başlatılması ele alındı.

Açıklanan program oldukça kapsamlı. Öğrenci, akademisyen, araştırmacı ve idari personel hareketliliği artırılacak; ortak lisans, yüksek lisans ve doktora programları geliştirilecek; ortak araştırma merkezleri ve bilimsel ağlar kurulacak. Kalite güvencesi, akreditasyon, diplomaların tanınması ve denklik süreçlerinde de iş birliği öngörülüyor.

Daha önemlisi, iş birliğinin yöneltileceği alanlar bugünün ve geleceğin en stratejik meselelerinden oluşuyor: Yapay zekâ, sağlık bilimleri, mühendislik, yenilenebilir enerji, su kaynakları, tarım, gıda güvenliği, iklim değişikliği ve dijital dönüşüm.

Özvar›ın ortak bilimsel çalışmaların laboratuvarlarda kalmaması, “yeni teknolojilere, üretim kapasitesine, nitelikli istihdama ve toplumsal faydaya” dönüşmesi gerektiğini söylemesi de işin sadece akademik ziyaretlerden ibaret düşünülmediğini gösteriyor.

Girişimin kurumsal devamlılığı için Türkiye-Arap Yükseköğretim Forumu’nun en az iki yılda bir, dönüşümlü olarak Türkiye’de ve Arap Devletleri Ligi üyesi bir ülkede yapılması kararlaştırılmış. Ayrıca iki tarafın üçer temsilcisinden oluşacak çalışma grubu öncelikli alanları, faaliyetleri, katılımcı kurumları, finansman kaynaklarını ve uygulama takvimini içeren ortak bir Eylem Planı hazırlayacak.

Bu girişimin taşıdığı asıl imkânı burada görmek gerekiyor.

Türkiye ile Arap dünyasının ilişkileri ticaretten turizme, siyasetten savunma sanayiine kadar son yıllarda çok ciddi bir gelişme gösterdi. Buna karşılık üniversiteler arasındaki ilişkilerin aynı ölçüde kurumsallaştığını söylemek zor. Oysa Türkiye ve Arap dünyası birlikte düşünüldüğünde yüzlerce üniversiteyi, milyonlarca öğrenciyi ve çok ciddi bir bilimsel insan kaynağını barındıran büyük bir coğrafya ortaya çıkıyor.

Üstelik bu coğrafyanın ortak sorunları da var. Su kıtlığı, gıda güvenliği, enerji, iklim değişikliği, şehirleşme, göç, yapay zekânın çalışma hayatında meydana getirdiği dönüşüm sadece bir ülkenin üniversitelerinin çözebileceği meseleler değil. Ortak araştırma programları tam da burada anlam kazanıyor.

Türkiye’nin uluslararası yükseköğretim politikasının da artık yeni bir aşamaya geçmesi gerekiyor. Türkiye’ye daha fazla öğrenci getirmek kuşkusuz önemlidir ama tek başına yeterli değildir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, bu öğrencileri “yabancı öğrenci” kategorisinin dar göç ve güvenlik perspektifi içinde değil, Türkiye’nin gelecekteki akademik, ekonomik ve kültürel ortakları olarak görmek gerekiyor. Şimdi buna karşılıklı akademik hareketliliği ve ortak bilgi üretimini ekleme zamanı gelmiştir.

Türkiye ile Arap dünyası arasında bunun tarihsel zemini de yabana atılamaz. İstanbul, Şam, Kahire, Bağdat, Halep, Kudüs, Mekke ve Medine yüzyıllar boyunca birbirinden kopuk ilim merkezleri değildi. Âlimlerin, öğrencilerin, kitapların ve fikirlerin dolaştığı geniş bir ilim coğrafyasının parçalarıydılar. Bugünün üniversite sistemi elbette bambaşka şartlarda işliyor, ancak geçmişte var olmuş bu dolaşımın çağdaş ve kurumsal biçimlerinin oluşturulması için önümüzde hiçbir zihinsel engel bulunmuyor.

Avrupa’nın Erasmus’la oluşturduğu akademik hareketliliğin Avrupa toplumlarının birbirlerini tanımasında ne kadar önemli rol oynadığını biliyoruz. Türkiye ile Arap dünyası arasında da kendi ihtiyaçlarımıza ve imkânlarımıza uygun, çok daha iddialı bir akademik dolaşım sistemi kurulabilir.

YÖK’ün Arap Devletleri Ligi ile başlattığı girişimi bu açıdan önemli buluyorum. Başarısı elbette imzalanacak protokollerin veya yapılacak toplantıların sayısına bağlı olmayacak. Ortak doktora programlarının açılması, araştırma merkezlerinin gerçekten çalışması, hocaların ve öğrencilerin karşılıklı dolaşımı ve hepsinden önemlisi birlikte üretilen bilimsel bilginin toplumların hayatına ne ölçüde yansıdığı belirleyici olacak.

Türkiye üniversitelerinin dünyaya açılması Türkiye’nin dünyaya açılmasının asli unsurlarından biridir. Arap dünyasıyla şimdi gündeme gelen bu yeni akademik açılım, mevcut insanî ve tarihî bağları ortak bilimsel üretimle tahkim etme imkânı sunuyor. YÖK’ün attığı adımın güçlü biçimde sahiplenilmesi ve üniversitelerimizin de bu ufka uygun projelerle sürece katılması gerekiyor.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026