
İsveç'te Sivil Haklar Örgütü (Civil Rights Defenders) aktivistleri, ülkede Kur'an-ı Kerim yakılmasının nefret suçu kapsamına girmesi gerektiğini ve bu provokatif eylemlerin engellenmesini talep etti. Aktivistler, İsveç'te nefret suçu yasasının bu provokasyonlarda etkin kullanılması istendi ve "İsveç'te halihazırda var olan güçlü nefret suçu yasası uygulamaları gereğince; Kur'an yakan kişi yargılanmalıdır. Fakat Kur'an yakma olayları, İsveç'teki bir mahkemede etnik gruplara karşı kışkırtma olarak değerlendirilmiyor. En yaygın karşı argüman, Kur'an'ın yakılmasının yalnızca ifade özgürlüğünün kullanılması olduğu yönünde. Ancak bu argüman hem yasal hem de tarihsel destekten yoksundur." ifadeleri kullanıldı.
İsveç'te Sivil Haklar Örgütü (Civil Rights Defenders) aktivistleri, ülkede Kur'an-ı Kerim yakılmasının nefret suçu kapsamına girmesi gerektiğini ve bu provokatif eylemlerin engellenmesini talep etti.
İsveç'te Kur'an-ı Kerim yakma provokasyonları
Danimarkalı aşırı sağcı politikacı Rasmus Paludan, 2022'de Paskalya tatili boyunca Malmö, Norköpin, Jönköping ve başkent Stockholm'de Kur'an-ı Kerim yakma provokasyonlarını sürdürmüştü.
Paludan'ın durdurulmasını isteyen göstericiler, yollarda lastikler yakarak polise taşlarla saldırmıştı. Çıkan olaylarda 104 polis ve 14 gösterici yaralanmış, 20 polis aracı yakılarak tahrip edilmişti.
İsveç'in başkenti Stockholm'de 21 Ocak'ta Paludan, Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur'an-ı Kerim yakmıştı. Kalabalık polis korumasında gerçekleştirilen eylem sırasında Paludan'ın yanına kimsenin yaklaşmasına izin verilmemişti.
Stockholm'de Irak asıllı Salwan Momika, 28 Haziran'da, Kurban Bayramı'nın birinci gününde Stockholm Camisi önünde polis koruması altında Kur'an-ı Kerim yakmıştı.
Momika, 20 Temmuz'da da Irak'ın Stockholm Büyükelçiliği önünde polis koruması altında Kur'an-ı Kerim'i ve Irak bayrağını ayaklar altına almıştı.








