
Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde yapılan liderler görüşmesi sırasında kapıyı vurarak salonunu terk eden Rum lider Anastasiadis'in hareketi tepki çekerken, toplantı sırasında Enosis kutlamalarını masaya getirdiği öğrenildi. 1930'lu yıllarda Ada yönetiminin 'Yunanistan'a bağlanması' talebini taşıyan 'Enosis' gölgesindeki 40 yıllık Kıbrıs müzakerelerinde, Rum tarafının masaya getirdiği şartlar ise tartışmalara konu oluyor.
Kıbrıs Türk Federe Devleti Devlet Başkanı Rauf Denktaş ile Kıbrıs Rum kesimi lideri III. Makarios'un Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kurt Waldheim'ın katılımıyla 12 Şubat 1977 tarihinde Lefkoşa'da gerçekleştirdiği ilk Kıbrıs müzakere görüşmesinin üzerinden tam 40 yıl geçti. Yıllardır iki taraf arasındaki krizlere tanıklık ederek süren görüşmeler, dün kritik bir tartışamaya sahne oldu. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'yla görüşen Rum lider Nikos Anastasiadis toplantı anında büyük bir öfkeyle '
' dedi ve kapıyı sert bir şekilde vurarak çıktı.
22 Temmuz 1974'te Ada'daki ilk ateşkesi izleyen süreç kapsamında 12 Şubat 1977'de başlayan iki tarafın çetin müzakereleri, 2017'ye dek çok sayıda liderin katılımlarıyla bugüne geldi. 40 yıllık müzakere gerilimini masaya yatırdık...
1930'lu yıllarda Ada yönetiminin 'Yunanistan'a bağlanması' anlamını taşıyan Enosis, Kıbrıs'ta tarafları karşı karşıya getirdi. Türk tarafına yapılan baskı ve dayatmalara rağmen Birleşik Krallık yönetimine yapılan bu başvuru reddedildi. Enosis taleplerinde ısrarcı olan Rum tarafı, Ada'daki Türklere saldırılar düzenlemeye başladı.
- Enosis, 'Yunan Megali İdea'sının değişmeyen hedeflerinden biri olarak biliniyor. Taşıdığı mana ise şu: Ada'nın Yunanistan'la birleşmesi. Megali İdea, 'Büyük Fikir' anlamına geliyor.
Enosis'le Rum tarafının isyanlarına karşı Ada'daki Türkler harekete geçti. Enosis'in varlığına tepki gösteren vatandaşlar, sokaklara döküldü. İngiltere de ilk olarak "Ada Osmanlı Devletine ait olduğu için Enosis'e izin veremeyiz" politikasını benimsedi. Ardından ise "Ada'da iki toplum yaşadığı için Enosis'e izin veremeyiz" görüşünü savundu.
Takip eden yıllar, çatışmalara tanıklık etti. Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar gelen sürecin ardından ateşkes sağlandı. 22 Temmuz 1974'te Türkiye, Ada'nın yüzölçümünün yüzde 8'ine tekabül eden Girne ile Lefkoşa arasındaki dar bir koridoru kontrolünde tutuyordu.
74'ün ardından ateşkes süreci diyalog ortamını doğururken, 77'de ilk müzakereler de gerçekleştirilmeye başlandı. Kıbrıs Türk Federe Devleti Devlet Başkanı Rauf Denktaş ile Kıbrıs Rum kesimi lideri III.Makarios'un Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kurt Waldheim'ın katılımıyla 12 Şubat 1977 tarihinde Lefkoşa'da gerçekleştirdiği ilk Kıbrıs müzakerelerini, 1978 takip etti.
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, söz konusu dönemde yeni başlattığı çözüm girişimini yürüttü. Kofi Annan, yoğun görüşme trafiği sonucunda hazırladığı barış planının ilk versiyonunu 11 Kasım 2002'de açıkladı. Annan Planı, Türk ve Rum kesimleri halinde bölünmüş Kıbrıs Adası'nın bağımsız bir devlet olarak birleştirilmesini öneren Birleşmiş Milletler planı.
Yıllar içerisinde çetin geçen müzakere süreçleri 2015'te hız kazandı. Kıbrıs'ta müzakereler, KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin arabuluculuğunda 15 Mayıs 2015'te yeniden başladı. Kıbrıs'ta BM gözetiminde 15 Mayıs 2015'te yeniden başlayan müzakereler çerçevesinde düzenlenen uluslararası konferans İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlendi.
2015'ten sonra hız kazanan müzakereler çerçevesinde Rum tarafının masaya getirmiş olduğu şartlar, diyalog ortamında gerginliklerin tetiklenmesine yol açtı.
- -Rumlar, Yunanistan'ın Türkiye'yi ve Türk askerini Kıbrıs'ta devre dışı bırakmaya yönelik önşartını masaya getirdi.
- -Rumlar, zirveyi altüst eden en dikkat çeken talebi 92 bin Rum'un Kuzey'e geri dönüşüne imkan sağlayacak toprak talebi oldu.
Cenevre'deki müzakerelerin son gününde de taraflar haritalarını sundu. Haritalar, iki tarafın harita uzmanlarının kontrollerinin ardından BM'nin çelik kasasına alınarak kilitlendi. Haritaların tamamen BM'nin tasarrufunda olduğunun altını çizen KKTC Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Barış Burcu, "Anımsatmak isterim, oran olarak, Kıbrıs Rum tarafının yüzde 28.2, Kıbrıs Türk tarafının da yüzde 29.2 önerileri, yaklaşmış önerilerdi. Haritaların bu oranlara uygun olarak hazırlandığı tespit edildi ve BM'ye teslim edildi. Korumalar eşliğinde kilitlenmek üzere yerine götürüldü."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, müzakereler esnasında Rum yetkililerin sergilediği tavır ve masaya getirdiği şartlara tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Kas 2016'daki görüşmesinde bu ifadeleri kullandı:
"Avrupa Birliği diyor ki 'Kıbrıs'ı ver bize karışma'. Oldu, şehit kanı var orada. Utanmadan sıkılmadan tek bayrakla geliyorlar. Orada iki ayrı devlet olduğunu öğrenecekler. Sen Güney Kıbrıs'sın Kuzey'de Türk Cumhuriyeti var. Bunu göreceksin, bu da bir saygısızlıktır. Öyle veya böyle bunu anlayacaklar, öğrenecekler. Bu yılın sonuna kadar bir yere varılması lazım. Ama 'bu topraklar bizim olacak, bunun yönetimi tamamen bize ait olacak'; böyle bu tür şeyler olursa bu yürümez. Aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış, bunların yaptığı bu."
Kıbrıs'ın Yunanistan'a bağlanması amacıyla 1950 yılında gerçekleştirilen ve sadece Kıbrıslı Rumların katıldıkları referandumun yıldönümünün Güney Kıbrıs'taki okullarda, öğretmen ve öğrenciler arasında gerçekleştirilecek sohbet ve benzeri etkinliklerle anılması Rum Meclisi'nce kabul edildi.
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde yapılan liderler görüşmesinde Rum lider Anastasiadis'in büyük bir öfkeyle "Söyleyecek bir şeyim yoktur" dediğini ve kapıyı sert bir şekilde vurarak çıktığını açıkladı. Akıncı, Rum liderin görüşmelerde "kapıyı sert bir şekilde vurup çıkması"yla ilgili olarak, "Çekip gittikleri kapıyı yeniden açmak kendi ellerindedir" dedi
Anastasiadis'in bugün gerçekleştirilen toplantıya getirdiği dosya ise dikkati çekti. Müzakerelere kapalı bir şekilde hareket ettiği bildirilen Anastasiadis, önceden hazırladığı 5 sayfalık yazıyı sundu.
Tarafların yeniden ne zaman bir araya geleceği ise şimdilik belli değil. Akıncı'nın açıklamalarının ardından Anastasiadis de yeniden masaya gelecek tavır sergiledi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), 15 Kasım 1983'te bağımsızlığını ilan etti.
varlığını sürdüren ülke, halen Türkiye dışında hiçbir devlet tarafından tanınmıyor.
Riyad-Tahran arasında yeni gerilimin adı: Kan parası













