ABD ve Rusya'nın Suriye uzlaşması ve Türkiye'nin duruşu

Prof. Dr. Birol Akgün
00:00, 18/10/2013, Cuma
Yeni Şafak
ABD ve Rusya'nın Suriye uzlaşması ve Türkiye'nin duruşu
ABD ve Rusya'nın Suriye uzlaşması ve Türkiye'nin d

Beşşar Esed'in babası için söylenen 'çöl tilkisi' lakabı onun siyasi manevra kabiliyetini ve baskılar karşısında ayakta kalma yeteneğini anlatmaktaydı. Ama aslında Hafız Esed, İsrail'e karşı yenilmiş ve psikolojik olarak çökmüş olan Suriye halkının hayatta kalma saikiyle zoraki olarak katlandığı zorba bir liderdi. Baas Partisi'nde odaklanan Nusayri klanı Suriye halkının bu zor durumunu kullanarak, zamanla ülkedeki kontrolünü mutlak anlamda pekiştirerek tam bir polis devleti (Muhaberat) kurmayı başardı

Ortadoğu ülkelerinde üç yıldır süren sosyolojik ve siyasi hareketler dünya gündemini belirlemeye devam ediyor. Daha geçen ay Mısır darbesini konuşurken şimdi aniden dikkatler daha yakıcı bir konu olan Esed rejiminin kimyasal silahlarla gerçekleştirdiği kitlesel kıyıma çevrildi. Doğal olarak medya ve diplomasi de Suriye ve Esed rejiminin geleceğine odaklandı. ABD'nin insanlığa karşı suç kabul ederek Şam yönetimini cezalandırmak için askeri operasyon kararı almak üzereyken, Moskova'nın aktif diplomatik müdahalesiyle Suriye'deki kimyasal silahların elimine edilmesi konusunda uzlaşma sağlandı.

Esed zaferini ilan etti. Suriye'deki rejimin üzerine düşen yükümlülüklerini ne kadar yerine getire(bile)ceği bir tarafa, antlaşmanın hemen ertesinde bu kez Esed'in ordusuna bağlı bir helikopter Türkiye'nin hava sahasını ihlal ettiği için savaş uçaklarınca vurularak düşürüldü. Bu olay, Suriye'deki iç çatışmaların başlamasından bu yana Türkiye sınırında yaşanan belki de en önemli olaylardan biriydi. Burada birkaç konuyu analiz etmek gerekir. Öncelikle Esed oltanın ucundan tamamen kurtuldu mu? Esed ülkedeki hakimiyetini yeniden tesis edebilir ve Rusya üzerinden kendisine uluslararası alanda yeni bir meşruluk alanı açabilir mi? İkincisi Türkiye Suriye konusunda devre dışı mı kaldı ve biz ne yapmalıyız?

ESED'IN İKTİDARI UZAYABİLİR AMA KALICI OLAMAZ

Beşşar Esed'in babası için söylenen 'çöl tilkisi' lakabı onun siyasi manevra kabiliyetini ve baskılar karşısında ayakta kalma yeteneğini anlatmaktaydı. Ama aslında Hafız Esed, İsrail'e karşı yenilmiş ve psikolojik olarak çökmüş olan Suriye halkının hayatta kalma saikiyle zoraki olarak katlandığı zorba bir liderdi. Baas Partisi'nde odaklanan Nusayri klanı Suriye halkının bu zor durumunu kullanarak, zamanla ülkedeki kontrolünü mutlak anlamda pekiştirerek tam bir polis devleti (Muhaberat) kurmayı başardı. Soğuk savaş döneminde rejimini ayakta tutmak için sözde İsrail karşıtlığı üzerinden dışarıda Rusya'nın; içeride ise Sünni çoğunluğun desteğini sağladı

1982 Hama katliamı bu anlamda Baas rejiminin acımasızlığını yansıtan en önemli örnekti. Muhtemelen bugün direnişçilere karşı kullanılan kimyasal silahlar da Esed rejiminin sözde baş düşmanı olarak gördüğü İsrail'e karşı kullanılmak için değil; kendi halkından gelecek olası bir ayaklanmayı bastırmak için kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Yoksa Esed, elinde nükleer silahlar bulunan Tel Aviv yönetimine karşı kimyasal silah kullanamayacağını bilir.

İki yılı aşan iç çatışma döneminde Esed rejimi en zor anlarını, kimyasal silah saldırısını izleyen son iki haftada yaşadı. Çünkü uluslararası toplumun gözü önünde masum insanlara karşı uluslararası hukuk bakımından yasaklanmış olan kimyasal silah kullanılmıştı ve başka ülkeler için emsal olmaması için saldırgan mutlaka cezalandırılmalıydı. Tüm dünya ve Esed'in kendisi de sabah akşam ülkesinin ne zaman bombardımana tabi tutulacağını bekliyordu. Ama Rusya'nın araya girmesi ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Cenevre'deki son buluşmalarıyla birlikte operasyon fikri ortadan kalktı. Bunun yerine kimyasal silahların toplanması ve bir yıl içinde imha edilmesi konusunda Şam'dan söz alındı.

http://cdn.yenisafak.net/site/toki6433edda.jpg
ESED'İN ZAFER NARALARI

Esed bunu da gizlemedi, uluslararası kamuoyuna ve kendi halkına, Rusya sayesinde büyük bir zafer kazandığını deklare etti. Dolayısıyla bir anlamda Suriye'nin meşru hakimi olarak hala Baas rejiminin, yani Beşşar Esed'in görüldüğü ve içerideki durumu toparlama adına kendisine bir yıllık zaman tanındığı gibi bir anlayış doğdu. Ama realiteye baktığınız zaman aslında durum böyle değildir. Ülkenin yüzde 60-70'i hala muhaliflerin elindedir ve her gün çatışmalar artmaktadır. Sadece Şam gibi büyük yerler ve Akdeniz'e yakın bölgelerde Esed'in duruma hakim olduğunu görüyoruz; ama onun dışındaki kırsal alanlarda ve büyük şehirlerin banliyölerinde muhalifler hakim.  

Bugün çatışmalar devam ediyor ve her gün yüzlerce kişi ölüyor. Bu çatışmanın ortadan kaldırılması ve Suriye'de bir siyasi formülle uzlaşma sağlanarak bir an önce kalıcı bir geçiş hükümetinin kurulması esasen temel siyasi hedef olmalıdır. ABD ve Rusya antlaşması bu konuda hiçbir şey söylememektedir. Oysa siyasi bir çözüme ulaşılmadığı sürece kimyasal silahların kaldırılması hiçbir anlam ifade etmez. Aksi halde yarın bir başka katliamda uluslararası toplum Suriye'ye müdahale konusunu yeniden masaya yatıracaktır. Dolayısıyla Esed'in zafer naraları gerçekçi değildir. Sadece psikolojik olarak kendi ordusuna ve müttefiklerine karşı vermiş olduğu bir mesajdan ibarettir. 

TÜRKİYE HELİKOPTERİ DÜŞÜREREK DOĞRU YAPTI

Şam'ın bir yıldır uzak durduğu Türkiye sınırına helikopterini göndermesi ise bir anlamda Esed'in Türkiye'nin kararlılığını test etmesidir. Zira siyasi anlamda baktığımız zaman, konjonktürel olarak helikopter olayının kimyasal silah uzlaşmasını izleyen günlerde, Esed'in kendi halkına ve uluslararası topluma kendisinin zafer kazandığına ilişkin açıklamalarından hemen sonra yaşanması oldukça manidardır. Bu açıklamanın hemen ertesinde böyle bir ihlalin olması adeta Türkiye'nin uluslararası alandaki konumunu ve Suriye ile olan ilişkilerindeki kararlılığını test etmeye yönelik bir provokasyondur. Bu nedenle Türkiye'nin helikopteri düşürmesi gayet doğaldır. Uluslararası toplum da Türkiye'yi haklı bulmuştur.

Sonuç olarak, Türkiye'nin Arap Baharı sürecinde izlediği politika hem ilkesel olarak hem de zamanlama olarak doğrudur. Ortadoğu'daki değişim, Mısır ve Suriye örneğinden yola çıkarak kısa dönemde duraklamış gibi görünebilir. Esed ayakta kalacağını zannedebilir. Ama bu dönüşüm süreci öyle güçlü bir tarihsel ve sosyolojik dinamiğe dayanmaktadır ki önüne çekilen tüm setleri ezip geçecektir. Ümitsiz olmaya gerek yoktur. Ama bilinmesi gereken şey Rusya ordularıyla gelip Esed rejimini ayakta tutmaya çalışsa dahi bunu başaramayacaktır.

Rusya bugünlerde Afganistan dersini yeniden hatırlamalıdır. Biz gelecek 20 yıl içinde yepyeni bir Ortadoğu göreceğiz. Halklar kendi tarihini kendileri yazacaklar. Özgürlük bedel ister ve Arap halkları yüzbinlerce şehit vererek bu bedeli ödüyorlar. Otoriter Rusya ve Çin yönetimlerinin vetosuna ve Batı'nın islama karşı ön yargılarından dolayı bölgenin demokratikleşmesine ilgisiz kalması karşısında yalnızca Türkiye gerçekten samimi olarak değişimi destekliyor. Çünkü biz aynı medeniyet ailesinin üyeleriyiz. Bundan yüz yıl sonra bölgenin dönüşüm tarihi yazıldığı zaman, Türkiye'nin bugün aldığı tavır çok daha önemli ve anlamlı olacaktır.

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026