Toplum sıhhati için açık reçete: İffet ve onur
04:00, 28/07/2026, Salı
Yeni Şafak

Arşiv.
Nuray Sağlık/Uzman Psikolog
İffet ve onur, insan karakterinin oluşumunu belirleyen, toplumun ve bireyin huzurunu destekleyen, ahlaki yaşamın dinamiklerini oluşturan önemli kavramlardır. Bu kavramlar yalnızca bireyin yaşamını düzenlemekle kalmaz, aynı zamanda kişinin iç dünyasıyla barışmasını ve çevresiyle sağlıklı iletişim kurmasını destekler; böylece inandığı değerlerin bireysel çerçevesini oluşturur. Birey ve toplum yaşamının nasıl olabileceğine dair yaşantı pratikleri edinir.
Günümüzde toplumsal yaşantının hızla geliştiği, değer algısının itibarsızlaştırıldığı bir değişimin ortasındayız. Engellenemez bu değişim ve gelişimin sonuçları bizi memnun etmemektedir. Bu yüzden iffet ve onur kavramlarını psikolojik, sosyolojik ve dini disiplinlerle beraber ele alarak yeniden bu kavramlara odaklanmalıyız. Bu kavramların ortak noktalarda insan yaşamının saygın konumuna ışık tutmasını sağlayabiliriz.
ÖZ SAYGININ TEMEL PARÇASI
Psikolojik açıdan iffet ve onur kavramı; bireyin yıkıcı dürtülerini kontrol edebilmesi, duygu ve düşüncelerini daha sağlıklı bir şekilde ifade edebilmesi önünde yol gösterici olabilir. Kendini nasıl ifade edebileceğini bilmeyen bir bireyin yaşam pratiklerine ihtiyacı vardır ve bu pratikler iffet ve onur kavramlarından beslenir. Öz denetim kapasitesinin gelişmesi, bireyin anlık istek ve arzularını denetleyerek yeniden yapılandırmasını sağlar. Bireyin uzun vadeli hedefler oluşturabilmesi için kavram değerlerinin oluşturulması gerekir. Gündelik yaşamını düzenleyen birey, benlik saygısını bu değerler çerçevesinde değerlendirebilecektir. Onur kavramı, bireyin kendine duyduğu öz saygının temel bir parçasıdır. Kendini değerli gören kişi, başkasının da değerli olabileceği algısını geliştirir. Onurlu davranışlar; sorumluluk, empati ve vicdan gelişiminin ön koşuludur. Birey onurlu davranışların, iyi oluş halini yarattığı gibi, kendi dışındaki insanlarda da iyi oluşları üzerindeki katkısını fark edecektir.
SOSYAL UYUMU ARTIRIYOR
Psikolojik araştırmalar; güçlü ahlaki değerlere sahip bireylerin stresle başa çıkma becerisinin, yaşam doyumlarının ve sosyal uyumlarının daha yüksek olabileceğini göstermektedir. Sosyal psikoloji açısından onur ve iffet kavramları, toplum ve bireyin karşılıklı ödevlerinin ne olması gerektiğine dair kaideler sunar. Onurlu bireylerin toplum içindeki sorumlulukları, güven ve samimiyet oluşturması, sosyal dayanışmanın temelini oluşturur. Buna karşılık ahlaki değerlerin zayıflaması; güvensizlik, toplumsal çatışma ve sosyal çözülme gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Nesiller boyu birbirine aktarılan kültürel değerlerimiz, iffet ve onur gibi kavramlar aracılığıyla korunur.
HAYA İMANDANDIR
İslam kültüründe iffet ve onur kavramı, insanın fıtri olarak değerlerinin oluşturulması ve korunmasını sağlayan temel ahlaki ilkeler arasında kabul edilir. Kur’an-ı Kerim’de müminlerin iffetlerini korumaları, gözlerini haramdan sakınmaları ve davranışlarında ölçülü olmaları tavsiye edilir. Toplumun sıhhati için kadın ve erkeğe öğütler verilir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), hayayı ve iffeti imanın önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirmiştir. Bir hadis-i şerifte “Haya imandandır” buyrularak edepli davranışların manevi değeri vurgulanmıştır.
İslam'a göre onur kavramı, insanın bu dünyadaki halife olma rolü ile ilişkilendirilir. İnsan değerlidir ve bu değerli olma özelliği ona onurlu olma sorumluluğu yüklemiştir. Kur’an-ı Kerim’de “Andolsun, biz insanoğlunu şerefli (onurlu) kıldık.” (İsra Suresi, 17/70) ayeti ile insanın, yaratılış itibarıyla onurlu olma özelliği ile donatıldığını göstermektedir.
Toplum içindeki her birey, kendi yolculuğunda onurlu yaşam inşası ile sorumlu olduğu gibi diğer bireylerin de onurlu yaşamlarına saygı göstermesi ve kolaylaştırması ile görevlendirilmektedir. Sonuç olarak iffet ve onur, bireyin ruh sağlığını destekleyen, toplumsal birliğin güçlenmesini sağlayan evrensel değerlerdir.
YOKLUKLARI FELAKET
Günümüzde sosyal medyanın etkisi, insanın bu kavramları temel bir ihtiyaç olarak duyumsamasını engellemektedir. Sosyal medya aracılığıyla kontrol edilememiş, büyüyüp gelişememiş bir ruhsal aygıtın sergilediği onursuz bir yaşamın sorumluluğunu alamayan bireylerde; depresyon, intihar, sosyal izolasyon ve umutsuzluk gibi ciddi psikolojik sorunların ortaya çıkma riskinin artabileceği görülmektedir.
İffet ve onur gibi kavramların açık reçete özelliği taşıması önemlidir. Bireyin yaşamını düzenleyici, önleyici, koruyucu, inşa edici bir mekanizmanın yaşantı pratikleri olabileceği unutulmamalıdır. Bugün iyileştirme çalışmalarının başında, toplumsal ve bireysel huzuru güven içerisinde yaşayabilmek için bu ortak değerleri yeniden canlandırmak gerekmektedir.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.