Cilvegözü saldırısının hedefi Türkiye'nin siyasi iradesini kırmak

Prof. Dr. Birol Akgün
00:00, 15/02/2013, Cuma
Yeni Şafak
Cilvegözü saldırısının hedefi  Türkiye'nin siyasi iradesini kırmak
Cilvegözü saldırısının hedefi Türkiye'nin siyasi

Cilvegözü saldırısı Türkiye'nin maruz kaldığı diğer terör olaylarından bağımsız düşünülemez. Temel amaç Türkiye'nin stratejik aklını harekete geçirerek siyasi sorunlarını demokratik yöntemlerle çözme iradesi gösteren ve halkın da büyük oranda onayını alan barış projesini akamete uğratmaktır.

Hatay'ın Cilvegözü sınır kapısında 13 kişinin ölümü ve 28 kişinin yaralanmasına neden olan terör saldırısı Türkiye'nin ve bölgenin dikkatini yeniden Suriye konusuna çevirmiş durumda. Patlamanın henüz hiçbir örgüt tarafından üstlenilmemesi ise herkesin kafasını karıştırıyor. Hedef neydi? Bombalı aracın patlatılması şeklinde gerçekleşen terör olayında kim, neyi hedefledi? Olayın aktörleri kimler olabilir ve saldırıyla Türkiye'ye ne tür mesajlar verilmeye çalışılıyor gibi sorular cevaplanmaya ve analiz edilmeye muhtaç. Zira faili meçhul bu tür olayların karanlık kalması herkesi daha fazla tedirgin ediyor. Olayı anlamak adına, son terör saldırısını olayın gerçekleştiği yer, kullanılan yöntem ve saldırının zamanlaması gibi kritik ipuçlarından yola çıkarak bazı yorumlarda bulunmak elbette ki mümkün. Biz de burada, önce siyasi konjonktürü değerlendireceğiz ve ardından muhtemel olasılıklar ve motivasyonlar konusunda terörün siyasi yorumunu yapmaya çalışacağız.

TERÖRÜN SİYASİ HARİTASI

Öncelikle belirtmek gerekir ki Türkiye son otuz-kırk yıldır, gerek içeriden gerekse dışarıdan kaynaklanan pek çok terör saldırısıyla karşı karşıya kalmıştır. 1970'lerde Türkiye'nin dış misyonlarına yönelen Ermeni ASALA terörü ve içerideki sağ-sol kutuplaşmalarının yarattığı siyasal şiddet sarmalı; 1980'lerin ortasından beri alevlenen etnik temelli PKK şiddeti ve son on yıldır zaman zaman maruz kaldığımız aşırı sol (DHKP-C) veya aşırı sağ (El-Kaide gibi) örgütlerin kullandıkları şiddet Türkiye'nin yakın dönemindeki terör haritasının ana bileşenlerini oluşturmaktadır. Bir de bunlara Türkiye'nin derin yapılanmalarının, durumdan vazife çıkartarak sözde ülkenin güvenliğini sağlamak veya Türkiye'nin siyasetine yön vermek adına kullandıkları gayri meşru yöntemleri ve darbeleri katmak gerekir. Aslında tüm bunlar zaman zaman içe içe geçmiş sebep-sonuç ilişkileri şeklinde birbirlerini besleyen süreçlerdir ve şiddet sarmalı çoğu zaman Türkiye'nin uluslararası politikadaki konumunu belirlemek, gücünü nasıl kullanması gerektiğini anlatmak ve bu stratejik konumuna uygun bir iç politika yapılanmasını gerçekleştirmek için bir siyasi yöntem olarak kullanılmaktadır.

Bugünlerde Türkiye son 100-150 yıldır ilk kez kendi bölgesinde küresel sistemdeki güçlü oyunculardan görece daha bağımsız bir aktör olarak davranmaya çalışmakta ve hatta mümkünse tam bağımsız bir güç haline gelme amacını da gizlememektedir. Türkiye'nin demokrasisini güçlendirerek devasa iç siyasi sorunlarını kendi siyasi iradesini kullanarak çözmeye çalışması ve bölgedeki değişim dinamiklerini de kendi önceliklerine göre biçimlendirmek istemesi hem bölgesel hem de küresel bazı merkezleri aşırı şekilde rahatsız etmektedir. Türkiye'nin bölgede bağımsız bir aktör haline gelmesini kimse istememektedir. Bu çerçevede özellikle Arap Baharı sürecinin nasıl yönetileceği ve bölgenin yeni yapılandırılmasında kimin daha belirleyici olacağı, açıktan ifade edilmeyen ancak bugünkü Ortadoğu jeopolitiğinin de en can alıcı sorununu oluşturan konudur.

TÜRKİYE'NİN ORTADOĞU'YA DÖNÜŞÜ RAHATSIZ EDİYOR

Ortadoğu halklarının milliyetçilik anaforuna yakalandığı bir dönemde İngilizlerin ince tezgahlarıyla bölgede kurguladıkları siyasi oyunlar nedeniyle bölgeden çekilen Osmanlı'nın bıraktığı güç boşluğu son yarım asırdır Amerika, Rusya, İsrail ve İran gibi güçlerce doldurulmaya çalışıldı. Bugünlerde bölgeye yeniden dönmeye çalışan ve belli değerler üzerinden Ortadoğu'da yeniden bir barış düzeni inşa etmeye çalışan ve bu bağlamda giderek hüsnü kabul görmeye başlayan Türkiye'nin oynamaya çalıştığı rol Washington'dan Moskova'ya, Tel Aviv'den Tahran'a kadar pek çok stratejik oyuncuyu rahatsız ediyor. Suriye sorununun çözümsüz kalması ve Türkiye'ye karşı son bir yılda gerçekleşen saldırıları biraz da bölgedeki bu stratejik hesaplar üzerinden okumak gerekir.

Bu çerçevede önce PKK üzerinden Türkiye'nin güneydoğusunda bir 'Kürt Baharı' yaratmaya yönelik söylem ve eylemler zinciri; ardından Gaziantep'teki bomba yüklü aracın infilak ettirilmesi; Kayseri Pınarbaşı Polis Karakolu'na yönelik saldırı; Türk savaş uçağının Akdeniz'in üzerinde uçarken Suriye karasularına yakın bir bölgede bu ülkeden açılan ateşle düşürülmesi; Hatay'da halk arasında mezhep temelli gerginlikler yaratmaya yönelik provokasyonlar; ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne yönelik intihar saldırısı ve nihayet Türkiye ve Suriye arasındaki en kritik geçiş noktası olan ve Suriye muhalefetinin can damarı olan Cilvegözü sınır kapısındaki bombalı araçla yapılan saldırıların tek bir ortak amacı vardır. O temel amaç, Türkiye'nin Ortadoğu denkleminden uzak kalmasını sağlamak ve sahanın yüz yıldır olduğu gibi bölgenin diğer güçlerine terk edilmesidir.

Bu çerçevede son iki yıldaki olaylar hangi aktörler tarafından sahneye konulmuş olursa olsun Türkiye'nin iradesini kırmaya yönelik eylemler olarak görülmelidir. Ancak yine de daha yakın bir okuma yapmak gerekirse, olayı anlamak için son aylardaki iç ve dış siyasi konjonktürü de göz önüne almak gerekir. Bu çerçevede maddi deliller açısından bakıldığında Suriye plakalı bir aracın, üstelik muhaliflerin kontrolündeki bölgeden geçerek tampon bölgede patlatılması önemli bir ip uçu olarak değerlendirilebilir. Bu durumda en doğal siyasi şüpheli elbette ki Esed yönetimidir. Eğer böyleyse, temel neden Türkiye'nin Suriye politikasını değiştirmek; hiç değilse Suriyeli bazı muhaliflerin de destek verdiği Esed ile uzlaşarak bir geçiş formülüne Ankara'yı ikna etmektir. Burada saldırının eyleme konulmasında İran ve Rus istihbaratının ne tür roller oynadığını ise bilmiyoruz.

İkinci senaryo, Suriye'deki PKK'nın uzantısı olan PYD'nin saldırıyı eylemini gerçekleştirme olasılığıdır. Zira Türkiye'ye yakın bölgelerde son zamanlarda PYD bölgede kendi otoritesini sağlamaya çalışan Suriye muhalafeti ile sıcak çatışma içindedir ve muhalefetin de Türkiye tarafından desteklenmesi nedeniyle doğal olarak Türkiye'ye gözdağı verilmeye çalışılmaktadır. Son olarak, burada özellikle son zamanlarda Türkiye'nin İsrail ile yaşadığı sorunlara da dikkat çekmek gerekir. Zira Türkiye'nin bölgede yeniden oyun kuruculuğa yönelmesi; Arap Baharı sürecinin ortaya çıkardığı yeni aktörlerin (Mursi gibi) Ankara'ya yakın olması ve son Gazze olayında görüldüğü üzere İsrail'in oyun alanının giderek daralması ve artık güce dayalı politikalarını devam ettiremeyeceğini anlaması ve barış masasına dönmesi gerektiğine yönelik artan uluslararası baskılar Tel Aviv'i ciddi şekilde rahatsız etmeye başlamıştır. İsrail'in bölgedeki geniş istihbarat ağları vasıtasıyla Ortadoğu'daki tüm terör örgütlerini bir şekilde etkilediği ise eskiden beri bilinen bir gerçektir. Bu bağlamda ABD'nin Ankara elçiliğine yönelik intihar saldırısı ile Cilvegözü patlamasının ABD Başkanı Obama'nın Tel Aviv'e yönelik ziyaretinin hemen öncesinde gerçekleşmesi son derece anlamlıdır.

İSRAİL'E DİKKAT

Özetle Cilvegözü saldırısı Türkiye'nin maruz kaldığı diğer terör olaylarından bağımsız düşünülemez. Temel amaç Türkiye'nin stratejik aklını harekete geçirerek siyasi sorunlarını demokratik yöntemlerle çözme iradesi gösteren ve halkın da büyük oranda onayını alan barış projesini akamete uğratmaktır. Dış politikada ise hükümetin İslam dünyası ile yakınlaşarak bölgede yeniden bir barış ve düzen sağlayıcı aktör olarak ortaya çıkması bölgesel ve küresel aktörlerin çıkarlarını zedelemekte; alanlarını daraltmaktadır. Terör Türkiye'yi ikna etmenin bir aracı ve yöntemi olarak kullanılmaktadır. Ancak bilinmesi gereken şey, Türkiye'nin şiddet üzerinden şantaja ve tehdide boyun eğmeyeceği gerçeğidir.

Özellikle de Batı'nın bölgedeki uzantısı olan İsrail'in artan güvenlik kaygılarını görmezden gelemeyiz. ABD ve Batılı güçlerin de Suriye konusunda başından beri Türkiye'ye tavsiyeleri Suriye'nin geleceğinin ve Şam'ı yönetecek aktörlerin belirlenmesinde İsrail ile ortak hareket edilmesidir. Muhtemelen Obama'nın İsrail ziyareti ve John Kerry'nin Ankara ziyaretlerinin en önemli gündem maddesi de Türkiye-İsrail yakınlaşmasının nasıl sağlanacağı olacaktır. Ancak samimi bir yakınlaşma olacaksa, bu müzakere masasında ve Mavi Marmara olayının ikili ilişkilerde yarattığı travmayı aşmaya yarayacak gerçeklerle

yüzleşmeye bağlıdır.

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026