
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, dün yılın ikinci Enflasyon Raporu'nu açıkladı. Karahan, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimleri ve maliyet artışlarını gerekçe göstererek, enflasyonda 2026 yılı ara hedefini 8 puan artışla yüzde 16’dan yüzde 24’e çıkardıklarını duyurdu. Ara hedeflerle eş güdümlü olarak yıl sonu enflasyon tahmini de yüzde 18'den yüzde 26’ya yükseltildi. Sunumda paylaşılan en radikal karar, tahmin aralığı yönteminin belirsizlikler gerekçesiyle askıya alınması oldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, dün İstanbul'da düzenlenen toplantıda yılın ikinci Enflasyon Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Karahan, sunumunda ABD-İsrail-İran kaynaklı jeopolitik gerilimlere ve artan maliyetlere değinerek enflasyon tahmin patikasıyla ilgili üç kritik değişikliğe gittiklerini açıkladı. Buna göre; enflasyonda ara hedef 2026 yılı için 8 puan artırılarak yüzde 16'dan yüzde 24’e çıkarıldı. 2027 yılı ara hedefi yüzde 9'dan yüzde 15’e yükseltildi. Merkez Bankası, 2028 yılına yönelik ara hedefini ise 1 puanlık yukarı yönlü güncellemeyle yüzde 9 seviyesinde belirledi.
2 YILDA 5'İNCİ REVİZYON
Ara hedeflerle eş güdümlü olarak yıl sonu enflasyon tahminlerinde de belirgin bir revizyona gidildi. Karahan, "Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz" dedi. Bir önceki raporda 2026 yıl sonu enflasyonunun yüzde 18 olması bekleniyordu. Böylece Merkez Bankası, son iki yıl içinde açıkladığı 6 enflasyon raporunun 5’inde yukarı yönlü revize yaptı. Ancak toplantıda duyurulan en radikal karar, Merkez Bankası'nın 'tahmin aralığı' (alt ve üst bant) yöntemini yüksek belirsizlik gerekçesiyle askıya alması oldu. Karahan, "Pandemiden savaşa kadar uzanan arz şokları nedeniyle tahmin aralıklarının yeterliliği tartışmalı hale geldi" diyerek, artık sadece nokta atışı öngörülerde bulunacaklarını bildirdi.
SAPMADA GIDA, KİRA VE ENERJİ ETKİSİ
Karahan, enflasyon tahminlerindeki sapmanın gerekçelerini içsel ve dışsal faktörleri ayırarak sıraladı. Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilimin, negatif arz şoklarına yol açarak, yakın dönem enflasyon görünümünde öne çıkan ana unsur olduğunu, özellikle doğal gazdaki fiyat artışının belirginleştiğini vurguladı. Enflasyon ataletine dikkat çeken Karahan, şunları kaydetti: "Beklentilerdeki bozulmanın yanı sıra öne çıkan bir diğer unsur da kira gibi ataleti yüksek kalemlerde düşüşün sınırlı olması. Yine bu süreçte yaşadığımız şoklardan birçoğu gıda kaynaklı. Bunu bu yılda da yaşadık. Yağışın yüksek olmasına rağmen sebze ve meyve grubunda ilk 4 ayda yüzde 57’lik artış görüyoruz."
DOLARİZASYON RİSKİ YOK
- TCMB Başkan Yardımcısı Hatice Karahan da son dönemde piyasadaki döviz talebinin kalıcı bir dolarizasyon olmadığını, anlık düşük fiyatlardan faydalanma saikiyle gerçekleştiğini dile getirerek, "Para politikası duruşumuzun Türk Lirası enstrümanları destekleyici yönde kalmaya devam edeceğini değerlendiriyoruz ve dolayısıyla dolarizasyon anlamında bir risk görmüyoruz. Jeopolitik belirsizliklerin ve risklerin arttığı son dönemde yabancı para mevduat tercihinin sınırlı kaldığını gördük. Bu aslında bizim için TL'ye olan güvenin devam ettiğini gösterdi. Mayıs ayı başı itibarıyla TL payı 1 puan artarak yüzde 59,5 seviyesine yükseldi" diye konuştu.
SADELEŞME ADIMLARI SÜRECEK
- Başkan Yardımcısı Gazi İshak Kara ise makroihtiyati düzenlemeler ve çerçevenin para politikasını destekleyici şekilde olmaya devam edeceğinin altını çizdi. Kara, şöyle konuştu: "Biz bunu yaparken makroihtiyati çerçevede de zaman zaman sadeleştirme, basitleştirme yönüne gidiyoruz. Son dönemde kredi büyümesi ve TL payı hesaplamalarında hesaplama dönemini 4 haftadan 8 haftaya çıkardık, böylece hem operasyonel olarak sadeleşmeyi sağladık hem de bankalara ve finansal kuruluşlara, reel sektöre esneklik sağlamış olduk. Piyasa şartları elverdikçe bu tür sadeleştirme adımlarına da devam etmeyi düşünüyoruz."









