Makedonya göçmeni Şen ailesi, 1957 yılından beri pastane işiyle uğraşıyor. İlk olarak dede Ramazan Şen’in Makedonya’da açtığı pastane ile başlayan aile mesleği, İstanbul’dan sonra oğul Muharrem Şen ile Eskişehir’e taşınmış. Eskişehir’de işi devam ettiren torun Cevahir Şen, dedesinden babasına, daha sonra da kendisine aktarılan mesleği kendi oğullarına öğretti.
11:38, 20/10/2021, ÇarşambaG: Güncelleme: 11:50, 20/10/2021, Çarşamba

5 kuşaktır usta yetiştiriyorlar: 11 yaşındaki Muhammed Yusuf ata mesleğine aşkla bağlı

Eskişehir'de aile mesleğini yapmaya merak salan 11 yaşındaki Muhammed Yusuf, 4 kuşaktır devam eden pastane işinde 5'inci kuşak olmaya hazırlanıyor.

Şimdilerde ise en küçük torun 11 yaşındaki Muhammed Yusuf, aile mesleğine merak saldı. Tatillerde ve okul çıkışlarında babasına yardım eden Muhammed Yusuf, ileride büyük büyük dedesinin başlattığı pastanecilikte usta olmak istediğini söyledi.
Şimdilerde ise en küçük torun 11 yaşındaki Muhammed Yusuf, aile mesleğine merak saldı. Tatillerde ve okul çıkışlarında babasına yardım eden Muhammed Yusuf, ileride büyük büyük dedesinin başlattığı pastanecilikte usta olmak istediğini söyledi.
“Mesleği yapın diye zorlamadım, kendileri istiyor”

Aile işletmesi pastanelerinin tarihi hakkında konuşan 69 yaşındaki Cevahir Şen, dedesinin başlattığı mesleği, oğulları ve torunuyla devam ettirdiklerini anlattı.
“Mesleği yapın diye zorlamadım, kendileri istiyor”Aile işletmesi pastanelerinin tarihi hakkında konuşan 69 yaşındaki Cevahir Şen, dedesinin başlattığı mesleği, oğulları ve torunuyla devam ettirdiklerini anlattı.
Pastaneciliğin çok küçük yaşlarda başlanması gereken bir meslek olduğunu savunan Şen, “Biz Makedonya’dan geldik. Dedem bu işi orada yapıyordu. 1957 yılında Türkiye’ye geldi. Babamla ikisi İstanbul’da pastane açtılar. Amcamlar da geldi, ortak çalışmaya başladılar. Amcam ve babam ayrılarak Eskişehir’e geldi. Burada işi biz devam ettiriyoruz. İki oğlum var, üçümüz burada pastanemizi işletiyoruz. Büyük oğlum mayalı hamurları yapar, hazırlar, dolaba koyar. Ben sabah gelince hamuru açarım, pişiririz ve sabah servisine hazırlarız. Ufak oğlum gelir o da burada çalışır. Okullar tatilken torunum da gelir, yardım eder. Torunum buradaki işlere bakar, göz ve el aşinalığı kazanır. Bu iş böyledir. Ufak yaşta yetişirse olur. Ben onları illa bu mesleği yapın diye zorlamadım, kendileri istiyor. İçlerinden geldiği için bu mesleği yapıyorlar” diye konuştu.
 Pastaneciliğin çok küçük yaşlarda başlanması gereken bir meslek olduğunu savunan Şen, “Biz Makedonya’dan geldik. Dedem bu işi orada yapıyordu. 1957 yılında Türkiye’ye geldi. Babamla ikisi İstanbul’da pastane açtılar. Amcamlar da geldi, ortak çalışmaya başladılar. Amcam ve babam ayrılarak Eskişehir’e geldi. Burada işi biz devam ettiriyoruz. İki oğlum var, üçümüz burada pastanemizi işletiyoruz. Büyük oğlum mayalı hamurları yapar, hazırlar, dolaba koyar. Ben sabah gelince hamuru açarım, pişiririz ve sabah servisine hazırlarız. Ufak oğlum gelir o da burada çalışır. Okullar tatilken torunum da gelir, yardım eder. Torunum buradaki işlere bakar, göz ve el aşinalığı kazanır. Bu iş böyledir. Ufak yaşta yetişirse olur. Ben onları illa bu mesleği yapın diye zorlamadım, kendileri istiyor. İçlerinden geldiği için bu mesleği yapıyorlar” diye konuştu.
“Çocuk yaşta aklıyla, fikriyle, ruhuyla bu işe ısınmalı”

Büyük dedesinin başlattığı pastaneciliği kendi oğluna ve torunlarına da aktarmak istediğini ifade eden Yücel Şen, mesleğe başlama hikâyesini dile getirdi. Çok genç yaşta benimsenmesi gerektiğini savunduğu mesleğinden bahseden pastanenin 4’üncü kuşağı Şen, “Bu işe 1987 senesinde başladım. Okulu ortaokuldayken bıraktım maalesef. Bu işe 12-13 yaşında başlayarak bütün mesleği elimize aldık. O yaşta kuru pasta, yaş pasta, petit four yapıyorduk, hala devam ediyoruz. Benim oğlum da aynı benim başladığım yaşta başladı. İnşallah o da nice 45 seneleri görür. Bu yaşlarda el becerilerinin gelişmesini istiyorum. Bu iş 30 yaşından sonra olacak iş değil. Çok genç yaşta girmesi lazım ve çocuk yaşta aklıyla, fikriyle, ruhuyla bu işe ısınması lazım. İleride torunlarımın da bu işi yapmasını isterim” dedi.
“Çocuk yaşta aklıyla, fikriyle, ruhuyla bu işe ısınmalı”Büyük dedesinin başlattığı pastaneciliği kendi oğluna ve torunlarına da aktarmak istediğini ifade eden Yücel Şen, mesleğe başlama hikâyesini dile getirdi. Çok genç yaşta benimsenmesi gerektiğini savunduğu mesleğinden bahseden pastanenin 4’üncü kuşağı Şen, “Bu işe 1987 senesinde başladım. Okulu ortaokuldayken bıraktım maalesef. Bu işe 12-13 yaşında başlayarak bütün mesleği elimize aldık. O yaşta kuru pasta, yaş pasta, petit four yapıyorduk, hala devam ediyoruz. Benim oğlum da aynı benim başladığım yaşta başladı. İnşallah o da nice 45 seneleri görür. Bu yaşlarda el becerilerinin gelişmesini istiyorum. Bu iş 30 yaşından sonra olacak iş değil. Çok genç yaşta girmesi lazım ve çocuk yaşta aklıyla, fikriyle, ruhuyla bu işe ısınması lazım. İleride torunlarımın da bu işi yapmasını isterim” dedi.
“İleride kesinlikle bu mesleği yapmayı düşünüyorum”

Yakında usta olmayı umduğunu söyleyen pastanenin 5’inci kuşağı Muhammed Yusuf Şen, pastanede yaptığı işlerden bahsetti. Yaşıtlarına da bu işi tavsiye eden 11 yaşındaki Muhammed Yusuf, “Ekler petit four, incirli, elmalı, fıstıklı yapıyorum. Yaş pasta, küçük poğaça yapıyorum. Diziyorum, kapatıyorum, açıyorum. Yakında usta olacağım inşallah. Yaşıt arkadaşlarım bana pek inanmıyorlar, ama ben burada bunları yapabiliyorum. Pek yorulmuyorum, bu mesleği yapabilirim. Bu mesleği çok seviyorum. İleride kesinlikle bu mesleği yapmayı düşünüyorum. Ben 11 yaşında başladım bu işe. Arkadaşlarıma da bu işi yapmalarını tavsiye ederim, çok güzel bir iş. Bazen yorulsak da yine de iyi bir iş” diyerek aile mesleğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
“İleride kesinlikle bu mesleği yapmayı düşünüyorum”Yakında usta olmayı umduğunu söyleyen pastanenin 5’inci kuşağı Muhammed Yusuf Şen, pastanede yaptığı işlerden bahsetti. Yaşıtlarına da bu işi tavsiye eden 11 yaşındaki Muhammed Yusuf, “Ekler petit four, incirli, elmalı, fıstıklı yapıyorum. Yaş pasta, küçük poğaça yapıyorum. Diziyorum, kapatıyorum, açıyorum. Yakında usta olacağım inşallah. Yaşıt arkadaşlarım bana pek inanmıyorlar, ama ben burada bunları yapabiliyorum. Pek yorulmuyorum, bu mesleği yapabilirim. Bu mesleği çok seviyorum. İleride kesinlikle bu mesleği yapmayı düşünüyorum. Ben 11 yaşında başladım bu işe. Arkadaşlarıma da bu işi yapmalarını tavsiye ederim, çok güzel bir iş. Bazen yorulsak da yine de iyi bir iş” diyerek aile mesleğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026