Gazze’de susturulmak istenen gazetecilerin sesi ödüllendirildi
16:22, 13/08/2026, PerşembeG: Güncelleme: 16:22, 13/08/2026, Perşembe
Yeni Şafak

Ödül, Press for Palestine – Filistin İçin Gazeteci Dayanışması Sözcüsü Cahide Hayrunnisa Çiçek ile Gazzeli gazeteci ve Al Jazeera Türkiye Ofisi Sorumlusu Amir Lafi’ye takdim edildi.
Gazzeli gazetecilerin tanıklıklarını kayıt altına almak amacıyla yayımlanan Gazzete, Türkiye Basın Federasyonu 11. Anadolu Medya Ödülleri'nde "Yılın Vefa Ödülü"nü aldı.
Gazzeli gazetecilerin İsrail saldırıları altındaki tanıklıklarını kayıt altına almak ve seslerini dünyaya duyurmak amacıyla Press for Palestine – Filistin İçin Gazeteci Dayanışması tarafından hazırlanan Gazzete, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen 11. Anadolu Medya Ödülleri kapsamında “Yılın Vefa Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, Press for Palestine – Filistin İçin Gazeteci Dayanışması Sözcüsü Cahide Hayrunnisa Çiçek ile Gazzeli gazeteci ve Al Jazeera Türkiye Ofisi Sorumlusu Amir Lafi’ye takdim edildi.
TEK SAYILIK GAZETEYLE BAŞLADI ÜÇ SAYIYA ULAŞTI
Gazzete, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında hayatını kaybeden gazetecilerin isimlerini, hayat hikayelerini ve tanıklıklarını kayıt altına almak amacıyla tek sayılık bir çalışma olarak hazırlandı. Ancak saldırıların ve gazetecilere yönelik hedef almaların sürmesi üzerine yayın devam etti. Bugüne kadar üç sayısı yayımlanan Gazzete’nin ilk sayısında, o dönemde yaklaşık 150’ye ulaşan şehit gazetecilerin hayat hikayeleri, haberleri ve fotoğrafları derlendi. İkinci sayıda Gazze’de tüm zorluklara rağmen görevini sürdüren gazetecilere söz verilirken, üçüncü sayıda ise Gazze’deki meslektaşlarına destek veren dünyanın farklı ülkelerindeki gazetecilerle röportajlar yapıldı.

“GAZZELİ GAZETECİLERİN SESİ OLDUK”
Press for Palestine – Filistin İçin Gazeteci Dayanışması Sözcüsü Cahide Hayrunnisa Çiçek, Yeni Şafak’a yaptığı açıklamada Gazzete’nin ortaya çıkış sürecini anlattı. Gazzete’nin Filistinli gazetecilerin İsrail’e karşı verdiği mücadelenin bir ürünü olduğunu belirten Çiçek, “Biz Press for Palestine olarak bir grup gazeteci arkadaşımızla birlikte 2021 yılında Filistinli meslektaşlarımızın kısılmaya çalışılan sesi olmaya çalışarak bir platform, bir grup oluşturduk” dedi. 7 Ekim’in ardından İsrail’in gazetecileri doğrudan hedef almaya başlamasıyla çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını belirten Çiçek, “O dönemlerde bazı çalışmalarımız oldu fakat 7 Ekim’den sonra özellikle İsrail’in uygulamış olduğu katliam ve soykırımlarda direkt olarak gazetecileri hedef alması sonucunda daha çok çalışmamız gerektiğine ve oradaki gazetecilerin sesini daha çok duyurmamız gerektiğine inandık” ifadelerini kullandı. Bu süreçte Filistinli ve Türkiyeli gazetecilerin desteğiyle gazete çıkarma kararı aldıklarını aktaran Çiçek, yazar Demet Tezcan’ın da önerisiyle Gazzete’nin hazırlanmaya başlandığını söyledi. İlk sayının, hayatını kaybeden gazetecilerin hikayelerini anlatmak üzere hazırlandığını belirten Çiçek, “Tabii o dönemde şehit olan gazeteciler vardı ve çok hızlı bir şekilde katlediliyorlardı. Onların hikayelerini konu alan, tek sayısı olacak olan bir gazete çıkardık” dedi.

ZOR ŞARTLARDA HİKAYELERİ TOPLANDI
Gazzete hazırlanırken Gazze’de iletişim ve ulaşım imkanlarının son derece kısıtlı olduğunu ifade eden Çiçek, buna rağmen gazetecilerin hikayelerini kayıt altına almaya çalıştıklarını söyledi. Çiçek, “Gazze’de, sosyal medya imkanları çok kısıtlıydı. İnternet çok zayıftı. Ulaşım-erişim çok zorluydu. Ancak yine de onların şehadet hikayelerini, haberlerini, fotoğraflarını toparlayarak yine onlara ithaf ettiğimiz, onların adına çıkarttığımız Gazzete ile birlikte basın açıklaması yaptık ve İsrail hakikati öldürmek için gazetecileri öldürüyor dedik” ifadelerini kullandı. Saldırıların devam etmesiyle Gazzete’nin de yayın hayatına devam ettiğini belirten Çiçek, ikinci sayıda hayatta kalan gazetecilerin tanıklıklarına yer verdiklerini anlattı: “Çünkü bizim söyleyecek sözümüz bitmişti. Söylenen her şey yetersiz kalıyordu. Bu sefer onlara ulaşmaya çalıştık. Ve gazetedeki gazeteciler bizler için yazdılar, röportaj verdiler. Duygularını, kırgınlıklarını gazetede dile getirmiş oldular. Ve biz yine onların sesi olmuş olduk.”

ÜÇÜNCÜ SAYIDA ULUSLARARASI GAZETECİLER VAR
Gazzete’nin üçüncü sayısında ise Gazze’ye sessiz kalmayan uluslararası gazetecilere yer verildiğini aktaran Çiçek, bu kez dünyanın farklı ülkelerindeki meslektaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Çiçek, “Artık uluslararası anlamda gazeteciliğin vicdanlı haline gelmişti Gazze. Tabii biz de yeniden kolları sıvadık ve üçüncü sayısında da küresel anlamda Gazze’ye sessiz kalmayan gazetecilere bu kez mikrofonu uzatmak istedik” dedi. Amerika’dan Almanya’ya kadar birçok ülkeden gazeteciyle röportaj yaptıklarını belirten Çiçek, Sumud Filosu ve Özgürlük Filosu’na katılan gazetecilerle de görüştüklerini ifade etti. “Ve onlarla hep birlikte gazete katledilen gazetecilerin vicdanının sesi olmaya gayret gösterdik” diyen Çiçek, İsrail’in gazetecileri hedef almaya devam etmesinin bu çalışmanın sürdürülmesi açısından sorumluluk doğurduğunu vurguladı.
“ÖDÜLÜ GAZZELİ GAZETECİLER ADINA ALDIK”
Türkiye Basın Federasyonu tarafından verilen Vefa Ödülü’nün Gazzeli gazetecilerin yeniden gündeme gelmesi açısından önemli olduğunu belirten Çiçek, ödülü onların adına kabul ettiklerini söyledi. Çiçek, “Bu anlamda Türkiye Basın Federasyonu’nun vermiş olduğu vefa ödülü de çok kıymetli. Şöyle ki tekrardan Gazzeli gazeteciler aslında gündeme gelmiş oldu. Ve biz aslında bu ödülü de onlar adına almış olduk” dedi. Gazzete’nin kuruluşundaki temel amacın Gazzeli gazetecilerin kısılmaya çalışılan sesini duyurmak olduğunu vurgulayan Çiçek, “Çünkü bizim tek bir amacımız vardı. Kısılmaya çalışılan Gazzeli gazetecilerin sesi olabilmek. Bu da bu anlamda bizleri oldukça mutlu etti” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN VERDİĞİ DEĞERİN GÖSTERGESİ”
Ödülü Çiçek ile birlikte alan Gazzeli gazeteci ve Al Jazeera Türkiye Ofisi Sorumlusu Amir Lafi ise Türkiye Basın Federasyonu’na teşekkür ederek ödülün Gazze’de görev yapan gazeteciler açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Lafi, ödülü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın elinden almasının Türkiye’nin Gazze’de yaşananları dünyaya duyurmaya çalışan gazetecilere verdiği değerin göstergesi olduğunu belirterek, “Bu ödülü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’ın elinden almak, Türkiye’nin Gazze’de devam eden vahşi katliamların gerçek yüzünü ortaya koymaya çalışan gerçek ve profesyonel gazeteciliğe ve bu yönde gösterilen her türlü çabaya ne kadar değer verdiğinin önemli bir göstergesidir” dedi. Lafi, dünyanın dört bir yanındaki gazetecilere de çağrıda bulunarak Gazze’de yaşananları gündemde tutmaya devam etmelerini istedi. “Siyonist işgal ordusunun Gazze’de işlediği suçları gündemde tutmaya ve dünyaya duyurmaya devam edin. Savaş bitmedi” diyen Lafi, sözde ateşkesin başlamasından bu yana bir yıldan kısa bir süre içerisinde bin 250’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini ifade etti. Gazze’de yaşamın sürdürülebilmesini sağlayan temel unsurların da hedef alındığını belirten Lafi, “Su yok, elektrik yok, gaz yok, yedek parça yok, inşaat malzemeleri yok. Tarım ve balıkçılık yok ediliyor; kısacası Gazze’nin yaşamını sürdürebilmesini sağlayacak her şey hedef alınıyor” dedi. Yabancı basın mensuplarının Gazze’ye girişinin engellendiğine dikkat çeken Lafi, bu nedenle Gazzeli gazetecilerin yaşananları dünyaya aktarmada kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Lafi, “Bugüne kadar yaklaşık 250 gazeteci şehit oldu” ifadelerini kullandı.
“EN BÜYÜK VEFA BORCUMUZ GAZETECİLERE”
Press for Palestine adına açıklama yapan platform üyesi Saliha Eren ise “Gazzete’ye aslında tek sayılık bir çalışma olarak başlamıştık. Gazze’de görevlerini yaparken hayatlarını kaybeden gazetecilerin isimlerini, hikâyelerini ve tanıklıklarını kayıt altına almak istiyorduk. Ne yazık ki saldırılar ve medya mensuplarının hedef alınması devam ettikçe Gazzete de yoluna devam etti ve bugün üç sayıya ulaştı” dedi. Bu nedenle “Vefa Ödülü”nün kendileri için ayrıca anlamlı olduğunu ifade eden Eren, ödülün Gazze’de hakikati dünyaya ulaştırmak için hayatlarını ortaya koyan gazetecilere duyulan vefanın bir göstergesi olduğunu söyledi. Eren, “Elbette en büyük vefa borcumuz, Gazze başta olmak üzere İsrail’in işgal ve zulmü altındaki Filistin topraklarından dünyaya gerçeği ulaştırmak uğruna hayatlarını ortaya koyan gazetecilere” ifadelerini kullandı.
Eren, Gazzete’nin amacını ise “Unutmamak, unutturmamak ve tanıklıklarını yaşatmak için” sözleriyle özetledi.

Dünya
Gazze’de can kaybı 73 bin 389’a yükseldi

Dünya
Gazze için yola çıkan 'Filistin Konvoyu' Habur Sınır Kapısı'na vardı

Dünya
Gazze'deki binlerce hasta tıbbi tahliye bekliyor
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.