Edebiyata beğeniye ve Borges'e giriş

Mustafa Aydoğan
00:0011/03/2008, Salı
G: 11/03/2008, Salı
Yeni Şafak
Edebiyata beğeniye ve Borges'e giriş
Edebiyata beğeniye ve Borges'e giriş

Arjantinli yazar Jorge Luis Borges'in 'Şu Şiir İşçiliği' adıyla Türkçeye çevrilen kitabı, De Ki yayınları tarafından okura sunulmuş. Kitap, Borges'in 1967 - 1968 yıllarında verdiği altı konferansın metninden oluşuyor. Kitapta yer alan altı metnin başlıkları, metinlerin içeriği hakkında yeterince bilgi veriyor: Şiir Bilmecesi, Metafor, Hikaye Anlatımı, Sözün Müziği ve Çeviri, Düşünce ve Şiir ve Şairin Amentüsü. İlk metin olan 'Şiir Bilmecesi'nde şiirin niteliğini, özelliğini, bir edebiyat türü olarak kimliğini sorguluyor, dahası anlamaya 'çalışıyor'. Bir şair olarak, şiir nedir? sorusunun kendinde varolan karşılığını açıklıyor; bu soruyu ve bu soruya verilebilecek mümkün cevapları kendi şair bakış açısından yorumluyor. Belki de, bütün açıklamalarının sonucunda, kendini şu cümlelerle ifade ederek gerçeğe en yakın noktaya varmış oluyor: "Ve eminim ki yaşam, şiirden yapılmıştır. Şiir yabancı değildir - göreceğimiz üzere şiir köşede gizleniyor. Her an bize sürpriz yapabilir."

İkinci metin 'Metefor' başlığını taşıyor. Bu bölümde, şiire ilişkin temel kavramlardan biri olan metefor üzerinde duruyor. Gerçekten, metefora ilişkin dile getirilmiş en temel düşünceleri, yalın ama derin anlamları içinde bize aktarmaya çalışıyor. Bir çok örnekten yola çıkarak meteforun nasıl bir şey olduğunu, öteden beri süre gelen metefor kalıpları, kullanımları ve özelliklerinin neler olduğunu; meteforik yapının şiir içerisindeki karşılığını ve yerini izah ediyor. Ve yazı şu umut verici ifadelerle bitiyor: "Meteforlar imgelemi etkiler. Ancak bu bize de bahşedilebilir - ve ayrıca bunu neden ummayalım ki?- alışıldık kalıplara bağlı olmayan ya da henüz bağlı olmayan metaforlar icat etmek bize de bahşedilebilir."

Üçüncü metinde ise 'Hikaye Anlatımı' konusuna değiniliyor. Bu bölümde epik şiir hakkında temel düşünceler yer alıyor. Roman, modern hayat ve epik hakkında ileri sürdüğü görüşler bugün bile hâlâ yeniliğini ve farklılığını koruyor. Kitabın belki de en dikkate değer bölümü burası. Ya da bana öyle geldi. Modern hayatın epiğini kaybettiğini düşünüyor ve bunu şu ironik ifadeyle dile getiriyor: "Dünyaya epiği temin eden tek yer Hollywood'dur". Yazının son cümleleri ise daha da ilgiye değer: "..epiğin bize geri döneceğini düşünüyorum. Şairin bir kez daha bir yaratıcı olacağına inanıyorum. Demek istediğim, şair bir öykü anlatacak ve onu söyleyecek de. Ve bu iki şeyin farklı olduğunu düşünmeyeceğiz..." Dördüncü metin, dil ve şiire dair temel sorunlardan biri olan şiir çevirisine ilişkin: 'Sözün Müziği ve Çeviri'. Şiir çevirilerinde yaşan sorunlar çerçevesinde literal çeviri, şiirin müziği ve çeviri ile orijinal arasındaki farklar konu edilmiş. Borges şu söylenceyle başlıyor konuşmasına; 'Bütün çeviriler emsalsiz orijinallerine ihanet eder'. Ve İtalyanca bir söz oyunu ile de bu söylenceye katkıda bulunuyor: "Traduttore (çevirmen), traditore (hain)". Yazık ki, şiir çevirisi hakkındaki metni başka bir dile (Türkçeye) çevirmek bile başlı başına sorunlar içeriyor. Bunu, bu metni okurken açıkça görüyoruz.

'Düşünce ve Şiir' başlıklı beşinci bölümde ise, şiir ve anlam üzerinde yoğunlaşıyor ve sözcüklerle şiir arasındaki ilişkiyi en can alıcı noktasından, sözcüklerin doğal ortamdan alınıp onlar aracılığıyla bir büyü yaratılması noktasından ele alarak inceliyor: "Şairin yollarından biri sıradan sözcükleri kullanmak ve onları bir şekilde sıra dışı kılmaktır -onlardan hareketle büyü geliştirmek için." Ve sözcüklerin canlı ortamına gönderme yapan şu ifadesi onun şiire, sözcüğe ve anlama bakışını özetliyor: "Dil kütüphanelerden gelmedi; o tarladan, denizden, nehirlerden, şafaktan geldi."

Ve sonuncu, yani altıncı bölüm: 'Şairin Amentüsü'. Bu bölümde şairin şiirle ilişkisi, şiirin gerçekliğine ve sözcüklere 'inanmak' bağlamında ele alınmış. Keats'ın 'Bülbül Kasidesi' adlı şiirine ilişkin bir hatırasını anlattıktan sonra ifade ettiği şu cümleler bu bölümü özetlemeye yetiyor: "Oysa bu dizeleri duyduğumda (ve bir anlamda o zamandan beri bu dizeleri duyuyorum) dilin müzik ve tutku olabileceğini anladım. Ve böylece şiir bana vahyedildi."

Bölümlerini kısaca özetlediğimiz Şu Şiir İşçiliği kitabında yer alan metinler bundan kırk yıl önce bir şairin, bir büyük şairin gözleri görmediği için notların yardımı olmaksızın yaptığı konuşmaların çözümlenmiş metinleridir. Kuşkusuz kırk yıldan bu yana çok söz söylendi ve çok şey değişti. Bugünün okurlarına, bu kitabın içerdiği poetik konular bazı yönleriyle 'bildik' gelebilir. Çünkü yukarıda özetlemeye çalıştığımız düşünceler çeşitli biçimlerde işlendi, dile getirildi, yorumlandı. Ne var ki, bugünün şiir poetikalarına zemin oluşturan düşüncelerin kaynağında Borges'in bu konferanslarında ileri sürdüğü görüşlerin önemli bir payı olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu konuşmaların yıllarca tozlu raflarda beklemiş olması bu gerçeği değiştirmez. Çünkü her yeni ve güçlü söz, söylendiği andan itibaren hayatın bir parçası oluverir. Kitap, içerdiği konular her ne kadar 'bildik' gelse de yeniden ve yeniden okunmayı hak ediyor. Gerek konuların anlatılışındaki yumuşak üslup gerekse bilge bir zihnin enginlerinden süzülerek gelen derinlik ve genişliğiyle şiire ve şaire ilişkin bu konuşmalar her şiir okurunun zihnine yeni açılımlar sağlamaya aday. Bütün bunların ötesinde Borges'in ibret verici alçakgönüllülüğüne şahit olmak bile kendi başına kayda değer bir fayda sağlayabilir. Örnek olarak kendine ilişkin onlarca tanımlamasından sadece bir tanesini anmak yeter: "...ben çok çekingen bir düşünürüm, el yordamıyla yürürüm."

Kitabın sonunda yer alan C. A. Mihailescu'nun yazısındaki şu ifadeler sanıyorum kitabı yeterince özetliyor: "Şu Şiir İşçiliği edebiyata, beğeniye ve Borges'in kendisine bir giriştir." Son olarak, Borges'in verdiği bu konferansların arka planına ilişkin bir kaç cümle kurmak istiyorum. Belki de yeni öğrendiğimdendir bana ilginç ve düşündürücü geldi. Borges, son derece sıkılgan bir adammış. Kendisine yapılan konferans tekliflerini kabul etmeden önce bir psikoterapistten yardım almış. Bu suretle sıkılganlığının üstesinden gelip konferanslar vermeye başlamış.






Şu Şiir İşçiliği

Jorge Luis Borges

De Ki Yayınları

101 Sayfa