
İslâm’daki ibadetler sosyal hayata apayrı canlılık ve hareketlilik getirir. Örneğin, Peygamber Efendimiz (sav) namazın camide cemaatle kılınmasını ısrarla ister. Beş vakit camiye giden kimse, kendini yalnız hissetmez. İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Saffet Sancaklı yazdı.
Modernizmin hâkim olduğu günümüzde maalesef din hafife alınıyor, dini hayat, ibadet hayatı çok basite indirgeniyor. Ameli yönü olmayan çok sayıda insanın da var olduğunu görüyoruz. Cemaatle namaz konusu da bunlar arasında. Ecdadımızın cami yapımına karşı gösterdiği hassasiyete baktığımız zaman adım başı birbirine çok yakın camiler yaptıklarını görüyoruz. Bunun da iki sebebi olsa gerek; namaza verdikleri önem ve namazın cemaatle kılınmasına gösterdikleri hassasiyet. Geçmişte cemaati terk edenlerin şehadetinin kabul edilmediği dönemlerin söz konusu olduğu ifade edilir. Bugün ise beş vakit namaz kılanların veya cemaatle namaz kılanların oranının çok düşük olduğunu görüyoruz. Hatta cemaatle namaz kılma meselesi, birçok Müslümanın gündeminden çıkmış gibi. Bunun çok üzücü bir durum olduğunu söyleyebiliriz. Bu problem üzerinde önemle durmamız ve mutlaka çareler aramamız gereken bir husustur.
BÜTÜN STATÜLER BİR YANA BIRAKILIR
İslâm’daki ibadetler sosyal hayata apayrı canlılık ve hareketlilik getirir. Örneğin, pek çok faydası olan camide cemaatle namaz kılınmasını Peygamberimiz hadislerinde ısrarla ister. Cemaatle kılınan namazlar, kaynaşma ve bütünleşmenin canlı tablolarıdırlar. Camide gerek cemaatle kılınan günlük namazlar ve gerekse toplu halde kılınan cuma, teravih ve bayram namazları gibi toplu ibadetler, imamın arkasında ve onun önderliğinde bir tek Allah’a kulluk için saflar halinde toplanmış bulunan ve bu arada zengin, fakir, işçi, köylü, şehirli, patron, memur, vb. her türlü meslekî, sosyal, sosyo-ekonomik ve kültürel statü, tabaka ve sınıf farkları, imtiyazları ve ayrılıklarını bir kenara bırakarak kenetlenen ve yek vücûd olan bir toplumsal kaynaşma ve bütünleşmenin en canlı örnekleridirler.
ŞEFKAT VE MERHAMET ARTAR
Bir arada toplu olarak Allah’a ibadet edenler birbirini daha iyi tanır, birbirine yaklaşır, aralarında şefkat, merhamet, sevgi duyguları artar: Bu ise topluma büyük bir güç verir. Böylece cemaatten hem fert hem de toplum güçlenir. Çünkü, cemaate iştirak eden kişi kendi kişiliği ile topluma güç verir, aynı zamanda da toplumdan destek görür. Böylece Allah’ın muradı olan birlik ve beraberlik gerçekleşmiş olur. Aynı zamanda cami ve cemaat, Müslümanların ihtiyaç duyduğu meseleleri konuşma, tartışma, dert ve sıkıntıları gündeme getirme mekanıdır. Bu yönüyle de bir tanışma ve kaynaşma fonksiyonu icra eder. Toplu bir halde eda edilen namazlar, Müslümanların birbirleriyle ülfet, ünsiyet ve muhabbetlerini temin eder. Birbirleriyle görüşürler, tanışırlar, yabancılık, uzaklık ortadan kalkar, gönüller bir noktada birleşir. Birbirine yardım etmeye alışırlar. Cemaate iştirak eden esasen orada eğitilir, sosyalleşir. Medeni bir insan olma özelliğini kazanır.
İNSAN RUHUNU DAHA FAZLA ETKİLER
Cami ve mescitlerde, cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan daha fazla insan ruhu üzerinde etkilidir. Çünkü namazın bir zahiri yönü ve bir de derûnî yönü söz konusudur. Büyük işler, hep toplulukla birlikte yapılır. Cemaatle namaz olgusu, hedeflenen birlik ruhunun gerçekleşmesini ve devam etmesini sağlayan önemli bir unsurdur.
İslam, her zaman toplumla iç içe bulunulmasını teşvik etmiş inananları da daima birlik ve beraberlik içerisinde olmaya çağırmıştır. Fakat bir topluluk olmadan da bu birliğin olması mümkün değildir. Bu sebeple Müslümanların sık sık bir araya gelerek cemaat oluşturmaları ve toplu halde namaz kılmaları istenmiştir. Cemaat halinde yapılan ibadetler, bireylerin birbirlerini durumlarından karşılıklı haberdarlığa vesile olması dolayısıyla sosyal ilişkileri kuvvetlendirir. Kişinin ilgi ve dikkatini başkalarının sorunlarıyla karşı karşıya gelmeye ve onlarla ilgilenmeye yöneltir. Kendi benliğinin şuurlarından kurtararak başkalarının sorunlarıyla ilgilenen diğerkâm bir karakterin gelişmesinde son derece etkili olur.
KENDİNİ YALNIZ HİSSETMEZ
Beş vakit camiye giden kimse, kendini bir cemaatin mensubu olarak hissettiğinden yalnız değildir ve yalnızlığın verdiği vesvese, ruhi çöküntü içinde olmak gibi olumsuz duygulara kolayca yenilmez. “Cemaat olunuz (cemaate devam ediniz), bölünmekten kaçının, şeytan tek başına olanlarla beraberdir. Şeytan, iki kişi de olsa cemaat halinde olanlardan uzaktır” hadisinde de belirtildiği üzere şeytan tek başına olan kimselerde daha etkili olur. Ayrıca birbiriyle ilgili olan insanlar, gerektiğinde yardımlaşırlar, bir dayanışma içindedirler, bu da yalnız olmadığını bilmenin mutluluğu için bir sebeptir. Sürekli cemaatle namaz kılan kimse, düzenli olmayı öğrenir. Görünüşteki düzenin, kişinin iç alemiyle ilgisi vardır. Kişinin karakteri ve ahlakı daha sağlam olur. Örneğin kibir, gurur, bencillik, ihtiras, ümitsizlik, ikiyüzlü/riyakârlık gibi olumsuzlara kalkan olup, bunların yerine ahlak-i hamide dediğimiz vakar, tevazu, alçakgönüllülük, cömertlik, fedakârlık ve paylaşım gibi olumlu huyların yerleşmesini sağlar.










