Yazarlar Biraz sabır

Biraz sabır

Ali Saydam
Ali Saydam Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Türkiye’de çok enteresan bir çelişki uzunca süredir ekonomik hayatı yakından ilgilendiriyor: Makro ekonomik göstergeler hızla pozitife doğru yol alırken, mikro ekonomik göstergeler yani sokaktaki insanı, geniş halk kitlelerini, günlük hayat içinde ilgilendiren ekonomik ortamla ilgili rakamlar negatif bir algı yaratıyor.

Olayı birkaç örnekle anlatmaya çalışalım.

Daha dün Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yılın ikinci çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 21,7 oranında büyüdü. Büyüme bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 0.9 artış göstermiş.

2021 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; hizmetler yüzde 45,8, sanayi yüzde 40,5, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 32,4, diğer hizmet faaliyetleri ise yüzde 32,3 oranında artmış.

Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 25,3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 8,5, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,7, inşaat yüzde 3,1, tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 2,3 oranında büyümüş.

Büyüme rakamlarına ilişkin konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, “2021 yılı için yüzde 8’in üzerinde bir büyüme bekliyoruz’’ demiş. Yüzde 9 ve üstünü söyleyenler de var.

Bildiğiniz gibi, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye ekonomisinin 2021 yılı büyüme tahminini yüzde 5’ten yüzde 6’ya yükseltti. Makro ekonomide rakamlara bakıldığında pozitif bir durum söz konusu. Turizmin canlanması, üretim faaliyetlerinin hızlanması ve ihracatın artması büyüme verilerine yansıdı.

Pandemi ile başlayan sürecin ekonomik açıdan iyi idare edildiği yetkililer tarafından sık sık dile getiriliyor. Son aylarda istihdamda ve yatırımlarda Türkiye’nin büyük bir sıçrama evresinde olduğu açıklanıyor.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2021 yılının ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 52,4 artarak 1 trilyon 581 milyar 120 milyon TL olmuş. GSYH’nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD Doları bazında 188 milyar 566 milyon olarak gerçekleşmiş.

Rakamlara bakacak olursak iyiye doğru hızla giden bir süreç var. Tabii birileri çıkıp şimdi “Hangi büyüme?” diyecektir. Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi TÜİK iyi bir şeyleri açıkladığında genelde inanmazlar.

Rakamlar iyi, göstergeler pozitif. Burada hiçbir sorun yok.

Ancak bu büyüme rakamları daha sokağa yansımadı. Yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları, 2021 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 22,9 artmış. Yıllık Tüketici Fiyat Endeksi temmuz ayı verisine göre bir önceki yılın aynı ayına oranla artışın yüksek olduğu ana gruplar sırasıyla, yüzde 24,92 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 24,62 ile ulaştırma ve yüzde 22,70 ile ev eşyası olmuş. Çarşı, pazar gezildiğinde vatandaş biraz mutsuz. Pandemi yüzünden getirilen yasaklar, aksayan işler vatandaşı etkiledi.

Ekonomiyi canlandırmak adına devlet çok ciddi atılımlar yapıyor. Rakamlar da zaten bu adımların işe yaradığını gösteriyor. Ortada inkâr edilemeyecek bir gerçek var ki o da Türkiye ekonomisi pandemiye rağmen iyiye doğru gidiyor. Ama başka bir gerçek var ki o da bu pozitifliği vatandaş ne kadar hissediyor?

Üretici enflasyonundaki yükseklik tüketici enflasyonunu da etkiliyor tabii. Temmuz ayı itibariyle 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında yıllık enflasyon, tüketici fiyatları yüzde 15,15, yurt içi üretici fiyatları ise yüzde 28,47 artmış.

Makro ekonominin büyüdüğüne işaret eden iyimser tablonun sokağa da inmesi şart. Biraz zaman alacak olsa da makro ekonomideki bu büyüme mikro ekonomiye elbette yansıyacaktır.

Biraz sabır…

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.