Fikri de yok zikri de yok; gezmesi çok…

04:0010/08/2023, Perşembe
G: 10/08/2023, Perşembe
Ali Saydam

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ’nin (İBB) deprem, ulaşım, su kıtlığı, trafik gibi acil meseleleri ortada dururken İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu kalkmış, yerel seçim kampanyasını Tunceli’den başlatmış… Türkiye turundaymış… Demek ki İstanbul’a belediye başkanı olacaksanız, İstanbul’un problemlerini bir kenara bırakarak Anadolu turuna çıkmanız gerekiyormuş… Tunceli, Kemal Kılıçdaroğlu ’nun memleketi… İstanbul’u kazanmak için tabii ki Tunceli’ye(!) gitmek gerekiyordu… Yoksa siz şaşırdınız mı?.. Bir de

İstanbul Büyükşehir Belediyesi
’nin (İBB) deprem, ulaşım, su kıtlığı, trafik gibi acil meseleleri ortada dururken
İBB
Başkanı
Ekrem İmamoğlu
kalkmış, yerel seçim kampanyasını Tunceli’den başlatmış… Türkiye turundaymış…

Demek ki İstanbul’a belediye başkanı olacaksanız, İstanbul’un problemlerini bir kenara bırakarak Anadolu turuna çıkmanız gerekiyormuş…

Tunceli,
Kemal Kılıçdaroğlu
’nun memleketi… İstanbul’u kazanmak için tabii ki Tunceli’ye(!) gitmek gerekiyordu… Yoksa siz şaşırdınız mı?..

Bir de oradan “Türkiye turuna çıktığını haber vermedi” dedikleri Genel Başkan’ını aramış… Kameralar kayıtta, hatta canlı yayındayken…

İBB Başkanı şunları söylemiş: “Genel Başkan’ım cebinizi aradım ama ulaşamadım. Evinizin numarasını da çevirdim valla. Tunceli’deyiz, memnunuz burada. Dilek Hanım’la beraber ziyaretlerimizi yapıyoruz. Nazimiye’de bir konukevi yapmıştık biliyorsunuz. Orayı, Düzgün Baba’yı ziyaret edeceğiz. Sonra dönüş yapacağız. Bu benim dördüncü gelişim. Zaten çok seviyorum.”

Bir de diyorlar ki; “İmamoğlu İBB Başkanlığı’nın kaybedilmesine izin vermemek için aday olacak. Özgür Özel’i ‘emanetçi başkan’ olarak destekleyecek. 2024 Nisan’ından sonra da düzenlenecek Olağanüstü Genel Kurul’da CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturacak.”

Ölme eşeğim ölme… Bunların ‘parlamenter sisteme geçiş’ masalı gibi bir durum…

Diyelim ki bu teori gerçek, o zaman Ekrem Bey’in Anadolu yollarında ne işi var… Otursun, İstanbul’a hizmet üretsin değil mi?..

Bu arada İstanbul’da
mahalle delege seçimlerinin
sonuçları belli olmuş… 21 ilçede Kılıçdaroğlu’nun listeleri kazanmış… Belli ki bu, önce ilçe, ardından il ve nihayet
Genel Kurul
’da Kılıçdaroğlu lehine gelişecek bir süreç…

İmamoğlu’nun bunu, yani Kemal Bey’in yıllardır yaptığı gibi her kaybettiği seçimden sonra delegeleri kontrol ederek kendisini genel başkan seçtirdiği gerçeğini anlaması biraz zaman aldı… Ama sonunda oldu… Şimdi de ayak değiştiriyor…

Benzer bir durum yerel seçimlerde her şeye rağmen CHP’nin ‘stepne’si pozisyonuna düşmeyi kabullenerek, ancak bu kez daha fazla sayıda belediye başkanlığı isteyerek ittifak kurma durumunda olan
İYİ Parti
ve
HDP
için de geçerli… Her ikisinin de oylarının eridiği görülüyor…

AK Parti hükûmeti ekonomik sorunların üstesinden bir nebze olsun gelirse, üçüne de nal toplatacak gibi…

Buna rağmen, muhalefet cephesinde
fikir
düzeyinde olduğu gibi
zikir
düzeyinde de hâlâ ‘tık yok’… Dış politika, iç politika,
millî enerji ve
maden,
millî savunma, eğitim, NATO, Ukrayna-Rusya
savaşı ve tahıl koridoru, Ermenistan, Kıbrıs,
Mavi Vatan
gibi Türkiye’nin can alıcı hiçbir meselesi ile ilgili hiçbir fikirleri yok…

Bakalım, “Sen olma, ben olayım” ayak oyunlarıyla nereye kadar gidecekler…


Günün sözü

“Politikacının amacı sürekli iktidar olmaktır.

Bu, ona sorun çözme görevini unutturur.”

Jean Monnet (1888-1979), Fransız iktisatçı ve maliyeci


Gözümüze takılanlar…
*
TÜİK
verilerine göre; 2014’te 2,93 milyon kişi tek başına yaşarken bu sayı 2022’de 5,07 milyona çıkmış. Yalnız yaşayanların sayısı 2014-2022 arasında yüzde 73 artmış. Toplumsal olayları, sorunları ‘tek boyutlu’ değerlendirmek, çözüm yolunu kusurlu, işin muhataplarını da tatminsiz kılıyor. O nedenle, kira artışları gibi ekonomik nedenlere bağlı ‘katı’ gerçekler söz konusuymuş gibi göründüğünde dahi dikkatli olmakta, konuya farklı açılardan yaklaşmakta fayda var.
*
Barbie
filminin yapım sürecinde reklam ve tanıtım için harcanan
150 milyon
dolarlık bütçe, film için harcanan
145 milyon
dolarlık bütçeyi aşmış.
Variety
dergisinin aktardığına göre film, 22,2 milyon dolarla senenin en yüksek ön izlenme ve 70,5 milyon dolarla tek gün içinde en yüksek bilet satış oranını yakalamış.
Barbie
figürünün güzellik algısı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle eleştirilmesine rağmen filmin yüksek izlenme oranları,
iletişim stratejisinin
başarısına işaret ediyor… “Barbie’yi seviyorsanız bu film size göre eğer Barbie’den nefret ediyorsanız bu film tam size göre” sloganıyla servis edilen film için etkili bir
pazarlama iletişimi
yürütülmüş. Hem
reklamla
(paid media) hem de
PR
çalışmalarıyla (earned media) yürütülen kampanyalar ve marka iş birlikleri sayesinde film vizyona girmeden aylar önce izleyici kitlesinde gerekli ‘merakı’ oluşturmuş. Barbie oyuncak bebekleri ve diğer yan ürünlerin satışı tavan yapmış. Ancak bütün bu efora rağmen atom bombasının mucidi
Oppenheimer
’ın hikâyesinin anlatıldığı filmin, gişede Barbie’yi geçtiği iddia ediliyor.
*
Mercedes-Benz Türk
, dünyanın en önemli 10 arkeolojik keşfi arasında sayılan
Bathonea Antik Kenti
sponsorluğunu üçüncü yılında da sürdürüyormuş.
Kültür ve Turizm Bakanlığı
ile
Kocaeli Üniversitesi
’nin yürütülen
Bathonea Antik Kenti
kazı çalışmalarına verdikleri önemin altını çizen Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı
Süer Sülün
demiş ki: “İstanbul’un tarih öncesi kronolojisindeki büyük boşlukların doldurulmasına katkı sunan Bathonea Antik Kenti önemli bir dünya mirası. Bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına destek olduğumuz için heyecan duyuyoruz.” Arkeolojiye yapılan yatırım kısa zamanda çok büyük bir iletişim değeri sunması da uzun vadede son derece kalıcı ve nitelikli bir itibar katmanı oluşturur. Mercedes’i biz de kutluyoruz. (Anıl Tümöz, Mercedes Benz)
#politika
#CHP
#Ali Saydam