
Dün Ak Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, 4 milyon 900 binden fazla kişiyi doğrudan; onlardan etkilenmeleri söz konusu ortalama 4 kişiyi dikkate alırsak da 16 milyondan fazla insanı dolaylı etkileyecek önemli bir kararı açıkladı. En düşük emekli maaşı 20 bin olacak…
Bir gün önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz da, “Bütçe ile arada denge unsurunu gözeterek, optimum noktayı yakalayacaklarını” ifade etmişti…
Olayın, siyasi iletişim boyutunda, bu şekilde sunulması yeterli midir?
Hayır. Kesinlikle yeterli değildir… Algı, hak edilmeyecek derece olumsuzdur. Bu tür ‘Konu Yönetimi’ uygulamalarında sütunlarımızda sıklıkla belirttiğimiz gibi, işin Öncesi – Sırası – Sonrası şeklindeki üç aşamasından birini dahi ihmal etmeniz hâlinde algı kesinlikle aleyhinize çalışmaya başlar…
Öncesi safhası için ‘ön ikna’ süreci de denebilir… Hedef kitleyi alacağınız en kritik kararlarda sizin yanınızda olmaya hazırlarsınız… Ön ikna süreci, olay kurumlar hatta kişiler bazına indirildiğinde dahi, alınacak her kritik karar öncesinde oluşturulması gereken ‘beklenti yönetimi’ stratejilerinin ayrılmaz bir parçasıdır …
Ak Parti bu sürecin ilk aşamasını henüz geçememiştir… İletişim, ‘boşluk’ sevmez… Şimdi muhalefet o boşluğu doldurmak için her türden fırsatı değerlendirecektir…
İnşallah Ak Parti yetkilileri durumun farkına varırlar da; karar TBMM’de tartışılırken ya da sonrasında iletişimin yönetiminde inisiyatifi ele alırlar…
Bir kararın doğru olması ile kararın doğru algılanması arasında bazen uçurumlar oluşabilmektedir… Bu noktada ne demek istediğimizi, iki araştırma üzerinden çok yalın bir karşılaştırmayla arz etmeye çalışalım…
Biri Sözcü TV’de yakın tarihte yayınlanan Cumhurbaşkanı seçimi üzerine, diğeri de Areda’nın Aralık 2025 “Sosyometre” çalışmasında yer alan Genel Seçim üzerine yürüttüğü araştırmayı birlikte değerlendirirsek şöyle bir tablo çıkıyor ortaya:
30 Aralık günü bu sütunlarda da belirttiğimiz birinci araştırmada, Cumhurbaşkanlığı seçiminde; karşısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in aday olması hâlinde Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın kendisine 25,3 puan fark atacağı; Mansur Yavaş’ın aday gösterilmesi durumunda farkın 2,6 olacağı; hayal bu ya Ekrem İmamoğlu’nun bir mucize sonucu aday olabilmesinde ise farkın 9,2’ye yükseleceği belirtilmiş… Özetle, Sayın Cumhurbaşkanı’nın karşısına hangi popüler adayını çıkarırsa çıkarsın muhalefetin, hiçbir şansı olamayacağı açıkça görülüyor…
Gelelim Areda’nın araştırmasına. Hem siyaset hem de ticaret alanında yaptıkları isabetli çalışmalarla geniş bir ‘güven skalası’na erişmiş olan Yusuf Akın kardeşimizin liderliğindeki ekip, uzunca süredir pek çok farklı başlığın yanı sıra partilerin siyasi iletişim performanslarını da ölçüyor ve Sosyometre adı altında yayınladıkları raporu abonelerine her ay servis ediyorlar. Aralık 2025 tablosu şöyle diyor:
İlk rakamlar 14 Mayıs 2023 seçim sonuçlarını, ondan sonrakiler ise 2024 Eylül – 2025 Aralık arasında her ay yapılmış araştırma sonuçlarını yansıtmakta… İki yıl önceki seçimde; Ak Parti ile CHP arasındaki fark 10,3 puan iken şimdilerde 0,7’ye düşmüş…
Bu iki veri setine bakanlar, yine en yalın ifadeyle, Sayın Cumhurbaşkanı’nın iletişiminin gayet iyi yönetilirken Ak Parti için aynı başarıdan pek söz edilemeyeceğini tespit ederlerse çok da haksız sayılmazlar.
En düşük emeklilik maaşının konusunu fırsat bilerek Ak Parti’nin iletişimden sorumlu kurmaylarının dikkatine arz etmek istedik…

Bu işlere kalkışıp Faselis’i kurduğunda bazı çevrelerin pek de şans tanımadığı, bugün iletişim dünyasına en etkili ve en yaygın hizmeti verme başarısına ulaşmış Aydın Sün kardeşimiz bu sefer de bir araştırmaya imza atmış… Bizce hayli önemli. Basın bülteni yollayan bir ajans olsun ya da herhangi bir kuruluş, herkesin incelemesinde yarar var…
Medya veri tabanı ve basın bülteni dağıtım platformu olarak faaliyet gösteren Faselis üzerinden 2025 yılında servis edilen 39.314 basın bülteni, medya dünyasında 67 milyonun üzerinde e-posta hacmine ulaşmış. Bu yoğun akışta bir gazeteciye yıllık ortalama 7.636 bülten düşerken, kuruluş en aktif iletişim yapan sektörleri de belirlemiş.
2025 yılında toplam 1.903 marka aktif olarak bülten gönderimi yapmış. Marka başına bir yılda ortalama bülten gönderimi ise 21 olmuş.
2025 yılında en çok “Haber Portalları” kategorisine gönderim tercih edilmiş. Toplam 20.255 bülten servisi yapılmış.
Bazı gazeteciler bir yıl içinde günde ortalama 100 olmak üzere, 2025’te 36 binin üzerinde basın bülteni almışlar. Bu da basın bülteni yazmanın, okutmanın, gazetecinin dikkatini çekebilmenin ne kadar önemli olduğunun altını kalın kalın çiziyor… Yani artık sıradanlığa hiç yer yok…
Bülten sayılarına göre ilk 10 sektör şöyle sıralanmış:
1. Perakende - Mağazacılık 4.275; 2. Hizmet Sektörü 4.084; 3. Finans - Bankacılık 3.531; 4. Kültür - Sanat 3.309; 5. Medya - Basın Yayın - Sinema 3.183; 6. Etkinlik - Eğlence 2.626; 7. Sağlık - Medikal 2.609; 8. Gıda - Hızlı Tüketim 2.353; 9. Bilgi ve İletişim Teknolojileri 2.287; 10. Tüketici Elektroniği 2.241
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.