
Öte yandan Zelenski için aynı iddiada bulunmak zordur…
Kısa süre önce Gaziantep’teydik… TVnet’deki Net Bakış programının ekibi olarak Şahinbey Belediyesi Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun davetlisiydik… Aslında 49 tonluk vinçler gelse beni kolay kolay yerimden kaldıramaz ya… Baba tarafından Çerkezlik ve Kilislilik, beni harekete geçirivermiş olacak ki o hafta programı, muhteşem bir kütüphanenin orta salonundan Gaziantep’te yaptık…
Programın sunucusu Serhat İbrahimoğlu’nun riyasetinde Nedim Şener, Mete Yarar ve editörümüz Gökhan Yılmaz ile birlikte çok keyifli bir seyahat oldu. Gençlerin at binip, ok attıkları tesislerde Şahinbey Sosyal Bilimler Lisesi ve TOBB Fen Lisesi öğrencileri bize güzel bir konser verdiler… Orada Sosyal Bilimler Lisesi’nden 5 öğrenciyle küçük bir muhabbetimiz oldu… Dedim ki, “Bana Anadolu İrfanı konusunda kısa bir makale yazıp yollayın, size minik bir hediyem olacak.”
Deniz Menege, Hilal Aysu Nur Çakmak, Nazifenur Demirkıran ve İrem Nara Öztürkmen kardeşlerim görüşlerini yazmışlar… Hepsi çok kıymetli… Gençlerin armağanlarını yolladım… Bir tanesini de sizlerle paylaşacağımı onlara söylemiştim… Karar vermek zor oldu; ancak sonunda İrem Nara Öztürkmen’in yazısını köşemize almaya karar verdik:
“İrfan kelimesi terminolojik olarak ‘bilme’ anlamına gelse de bu, rasyonel veya bilimsel bir bilgi türü değildir. Biraz gaibe dayanan, şahsi olarak o deneyimlerin ve tecrübelerin içinde yaşamış, sevinci ve kötülüğü bilmiş, olayın perde arkasını görmüş ve onları tecrübeleri aracılığıyla aktarmış, ‘bilme’ kavramına sahip bir kavrama türüdür. Anadolu irfanı toprağı vatan yapma, boyları, soyları, bireyleri ve diğer etnik unsurları millet kılma aşamasında birleştiren, bütünleştiren, ortak hisleri kuvvetlendiren bir kavramdır. İrfan sahibi kişiler, doğadan ve kalbinden aldığı aydınlanmayı harmanlayarak bir konuya eğilirler. Dar anlamda komşusu açken tok yatmamak onların bir özelliğidir. Böyle insanlar zarar vermez; verirse de bin pişman olur.
Anadolu irfanı denilince Batılı anlamda bir bilgilenme türünden, aydınlanma felsefesinden bahsedemeyiz. Anadolu irfanı bir gelenek, bir bilgi birikimi, bir tecrübedir, dünden bugüne aktarılan. Dini hayatın görünen kısmını değil, metafizik tarafını; yani görünmeyen, kalbî ve ruhi boyutunu ifade eder ve bizzat onlarla harmanlanıp oluşur bu gelenek.
Hâlâ irfan sahipleri yaşıyor mudur? Yaşıyorsa ne değişimlere uğramıştır? Geçmişte yaşayanlar, geleneklerini gerek şahsi gerekse edebi eserlerle yaymış ve yaymaya devam etmişlerdir. Millî edebiyat, memleket edebiyatı gibi akımlar o devirde ciddi derecede etkili olmuşlardır. Taraftar kitlesi oluşturup yayılmasında rolleri büyüktür. Aynı zamanda Osmanlı çöküşünde Millî Mücadele’nin Anadolu’dan yürütülmesi, Anadolu insanında ilgiyi artıran diğer nedenlerdendir. Ömer Seyfettin’in ‘Anadolu insanında ilim yok ama irfan var’ sözü de o zamandaki irfanın rolünü açıklamıştır.
Peki hâlâ yaşıyorlar mı? Hasan Ali Toptaş romanlarında ve Mustafa Kutlu hikâyelerinde rastlananlar… Artık bulunmaları çok zor ama romanlarda ve geçmişte hâlâ yaşıyorlar.”
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.