“Otorite”, “otoriteryenizm”, “vesayet”

Erol Göka
Erol Göka Yeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 17/09/2015, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
“Otorite”, “otoriteryenizm”, “vesayet”
“Otorite”nin baskı ve zorbalıkla yönetim demek olan “otoriteryenizm”le bir ilişkisi yok, sanılanın aksine, müspet bir muhtevaya sahip. Bilim ve düşünce dünyasında, tıpta konuyu en iyi bilenlere “alanında otorite” deniyor.
“Otorite”, “otoriteryenizm”le benzer ya da aynı olmaktan ziyade zıt. Otorite, karşı tarafta saygı ve minnet hissettiriyor. Otoriteryenizm ise körü körüne itaate ve bağnazca bağlanmaya dayanıyor, bu arzusu karşılanmadığı takdirde baskıyla tehdit ediyor. Otorite, ötekinin hüküm vermede kendisinden üstün olduğunu ve kendisine takaddüm ettiğini kabul ve tasdik etmekten geçiyor, ancak bu şekilde hak ediliyor. Böyle kavrandığında, kimsenin kimseye otorite hediye edemeyeceği ancak “diyalog” içerisinde kazanılacağını da kolayca anlaşılıyor. Aynı şekilde, hakiki manadaki otoritenin, hiçbir şekilde irrasyonel ve keyfi olamayacağı da hemen fark ediliyor. İrrasyonellik ve keyfilik, otoritenin değil otoriteryenizmin işaretleri...
Otorite; düşünce, bilgi tecrübe ve yetenekten kaynaklanan yetki ve itibar ile bağlantılı. İnsan, insan ilişkisiyle kaimdir, varoluşsal olarak diyalog ister. Otorite de diyalog sırasında ortaya çıkıyor ve “kendini zorla dayatan” değil, “ortaya seren” bir özellik gösteriyor. Taraflar kimin hangi alanda otorite olduğunu zorlama olmaksızın, kendiliğinden biçimde kabul ediyor.
Devlet-toplum ilişkisinde de otorite bakımından aynı özellikler geçerli. Devlet, son tahlilde, toplumun kendi içinden üretebildiği genel otoritedir. Bu nedenle bir toplumun devlete sahip olması, kolektif bir akla ve kendi içinde sağlıklı işleyen bir diyaloga sahip olduğunun da ispatı. Ama tıpkı insan ilişkisinde olduğu gibi, devletin otoritesi de ancak hak edilmişse ve toplumun gönüllü rızasına dayanıyorsa sağlanabilir. Yöneticiler, mevkilerine liyakatle gelmişlerse, toplumla uyum içinde, onların organik temsilcisi gibi hareket ediyorlarsa, toplum da onların otoritesini tasdik eder. Ama yönetimleri toplumun gönüllü rızasına dayanmıyorsa, hukuki değil keyfi davranışlar gösteriyorlarsa ve mütemadiyen toplumun üstünde olduklarını vurguluyor, büyüklenmeci bir tutum içine giriyorlarsa, gerçek bir “otorite” değil “despot” ve “otoriteryen” olurlar.
Otorite, hak edildiği ve hasbi bir zeminde inşa olduğu için, sağlam ve kalıcıdır oysa otoriteryenizmde bunun zıddı bir seyir söz konusu. Gerek insanlar arası ilişkilerde, gerek devlet-toplum ilişkisinde despotlukla, baskı, tahakküm ve manipülasyonla ila nihai egemenlik sürdürülemez. Otoriteryenizme tahammülsüzlüğümüz, doğrudan doğruya psikolojimizin varoluşsal karakteriyle alakalı. Fiziksel baskı ve tahakkümle insanların hayatlarına kalıcı bir biçim veremez, insanlık haysiyetini boyunduruk altına alamazsınız.
Kimi zaman açık şiddet ortamlarında, saldırgandan korunmak için onunla özdeşleşmek gibi psikolojik bir savunma yolu seçilebilir ama “Stockholm sendromu” da denilen bu tablo, insan psikolojisi için kısmi ve arızi. İnsanın benliği kendisini ilk fırsatta yeniden restore eder, eski halini alır. İnsan, sadece insan olma hususiyetiyle zalimi her zaman alt edemese bile reddedecek potansiyeli barındırır. “Zulümle abad olanın ahiri berbat olur” sözü, söylediklerimizin, tarihi bilince yerleşmiş en kısa ifadesi…
Bu mülahazalarımı, büyük ölçüde filozof Hans Georg Gadamer'in görüşlerine dayandırıyorum. Gündeme getirme nedenim, tahmin edeceğiniz gibi, bu türden kelimelerin siyaset dilimizde yerli yersiz kullanılması. Cumhuriyet dönemi siyasi tarihimizin ve demokrasi mücadelesinin sağlıklı bir değerlendirilmesinde, otorite ve otoriteryenizm ayrımının, çok işe yarayacağını düşünüyorum. Ama daha önce “otorite” ve “vesayet” farkını da kısaca konuşmalıyım.
Otoritenin en çok karıştırıldığı konulardan birisi de “vesayet”… Otorite ve vesayet, birbirine yakın görünmelerine rağmen aslında çok farklılar. İnsan yavrusu, diğer canlılardan farklı olarak, uzun bir bağımlılık dönemine sahip… Bebekliğimiz, çocukluğumuz boyunca, ebeveynimizin bakımına, vasiliğine, vesayetlerine muhtaç ve mecburuz. Bilmediğimizi bilen, yapamadığımızı bizim için yapan, ihtiyaçlarımızı bizden iyi tanıyan ebeveynimiz, hem vasimiz hem de hayatımızdaki ilk otorite figürleri. Başlangıçta ebeveynin otoritesi, vasiliği de içerir ama biz, akıl baliğ oldukça, yetkin bir “kişi” haline geldikçe vasilik ortadan kalkar, çocukluğumuzdan geriye sadece ebeveynimizin otoritesinin izi kalır. Akıl baliğ olduktan sonra ebeveynimizle ilişkimiz (şüphesiz onlara karşı minnetimizin ve hürmetimizin baki kalması şartıyla) eşit insanlar arasındaki bir ilişkiye dönüşür. Biz yetişkin, hür bir fert olurken otoritenin hayatımızdaki hakiki anlamı yerli yerine oturmaya başlar.
Demokrasiyi, modern devletin yönetiminde yurttaşların otoriteyi gönüllü devir işlemleri için bulunabilmiş en iyi yöntem kabul edersek, otoriteryen yönetimleri bunun tam karşısına koymak mümkün. Bu durumda vesayetçi devleti de, akıl baliğ olduğu halde onun varlığını ciddiye almayan, sözünden çıkmasını istemeyen otoriteryen ebeveyne benzetebiliriz…
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026