Algoritma tarlasında çocuklar

Ersin Çelik
Ersin ÇelikYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 19/06/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Algoritma tarlasında çocuklar
Okurunu II. Dünya Savaşı sonrasına götüren Jerome David Salinger’in meşhur romanı Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı okuyanlar anımsar. Holden Caulfield’ın bir hayali vardır:
Çocuklar bir çavdar tarlasında koşarken uçuruma yaklaşacak, o ise onları düşmeden yakalayacaktır.
Yani çavdar tarlası bekçisi olmak ister…
Romanın kahramanı Holden, birbirine karşı acımasızlaşan gençlerin samimi duygularını temsil eder. İsyanı ise yetişkinlerin sahte, yapmacık ve sürekli rol yapmalarınadır. Salinger, savaş sonrası refahın yükseldiği, televizyonun yaygınlaştığı ve tüketim kültürünün güç kazandığı bir dönemde gençlerin yaşadığı “
yabancılaşmayı
” anlatmaktadır.
Üzerinden yetmiş beş yıl geçti. Bugünün çocukları çavdar tarlalarında koşmuyor. Çavdarın ne olduğunu da bilmiyorlar. Çünkü çocuklar
algoritmaların ekip biçtiği dijital tarlalarda büyüyorlar.
Arkadaşlarını orada buluyor, kahramanlarını orada seçiyor, dünyayı oradan tanıyorlar. Üstelik bu tarlanın sahiplerinin çocukları korumak gibi bir dertleri yok. Daha da fenası, çocukların hangi yöne doğru koştuğunu anne babaları da bilmiyor.
Geçtiğimiz hafta İstanbul’da düzenlenen Dijital Anafor – Ekran Bağımsızlığı Zirvesi’nin sonuç bildirgesini okurken şunu düşündüm:
Sadece çocuklar değil, anne babalar da büyük bir hızla uçuruma sürükleniyor.
Zirve’den ortaya çıkan metin, teknolojiye ilişkin teknik bir değerlendirmeden çok daha fazlasını içeriyor. Dijitalleşmeyi sadece ekran süresi, internet kullanımı veya teknoloji bağımlılığı olarak ele almıyor.
Aileyi, kültürü ve nesiller arasındaki bağı ilgilendiren çok daha büyük bir dönüşüme işaret ediyor.
Yıllardır dijital bağımlılık denildiğinde aynı soru soruluyor:
“Çocuklar günde kaç saat ekran kullanıyor?”

Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 6-13 yaş arası çocuklarda ekran süresinin günde ortalama 6,4 saat olduğu saptandı. Bu süre ergenlerde 9 saati buluyor.

Fakat sorulması gereken asıl soru şu:
“Ekran, çocukların hayatında neyin yerini alıyor?”
Şöyle bir bakalım:
Mahalle, arkadaşlar, komşular, akrabalar, sokak, okul, öğretmen, dede, nine, kardeşler ve nihayetinde anne ve babalar!

Çocukların rol modellerini belirledikleri, hayranlıklar besledikleri, kimliklerini inşa ettikleri ve yalnızlığa mahkûm olmadıkları bu doğal süreçler yok olma aşamasında.

Tamamının yerini ise sürekli kayan beyaz ekranlar aldı. Başka ülkelerde yaşayan fenomenler, yapay zekâ tarafından üretilen ve önerilen içerikler, kaynağı ve gerçekliği belli olmayan videolar, anlamı hatta sözlerinde kelime bütünlüğü olmayan şarkılar çocukların zamanını, dikkatini ve duygularını yönetiyor.

Korkunç olanı şu:
Anneler, babalar, abiler, ablalar, öğretmenler aralara giremiyor. Kendilerine yer bulamıyorlar.

Bunun çeşitli nedenleri var. Aile içindeki gerçek etkileşim giderek azaldı. Aynı evde yaşayan insanlar artık aynı hayatı yaşamıyor. Çünkü anne başka bir ekrana bakıyor, baba da başka bir ekrana. Çocuk ise kendi dünyasında kayboluyor. Kimi öğretmenler bile içerik üretmenin, sosyal medyadan etkileşim almanın derdinde.

Aynı evde yaşayıp birbirinin hayatından habersiz olmak… Aynı sofraya oturup farklı dünyalarda yaşamak… Aynı yolculuğu yapıp hiç konuşmamak…
Oysa çocuklar öğüt dinlemekten çok örnek alırlar. Anne babanın elinden düşmeyen telefonun, öğretmenin gözünü ayıramadığı ekranın, ağabeyin ve ablanın sürekli kaydırdığı videoların yanında “
Telefonu bırak
” nasihatinin bir karşılığı kalmıyor.
Bu sebeple çocukların ekran süresi yerine yetişkinlerin ekran karşısındaki teslimiyetine odaklanmak gerekiyor.
Çünkü çocuklar algoritmaların tarlasına bir başlarına girmedi.
Onları oraya büyükler götürdü!
Dijital Anafor Zirvesi’nin ardından kendimize şu soruyu sormalıyız:
Çocukları kim kurtaracak?
Yanıtı vermek için;
anne babaların, öğretmenlerin ve yetişkinlerin algoritma tarlalarından toplanması gerekiyor.
Akabinde çocukların hayatında yeniden anneye, babaya, öğretmene, dedeye, nineye ve gerçek dostlara yer açılmalı. Aksi halde
algoritmaların ekip biçtiği bu tarlalarda büyüyen çocuklar için daha derin uçurumları
konuşmaya devam edeceğiz.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026