Takımın fenomenleri sakatlanırsa…

04:0028/06/2026, Pazar
G: 28/06/2026, Pazar
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Ersin Çelik

Toplum olarak dengesiziz. Övgü ile sövgü arasında gidip geliniyor. En fazla da futbol camiamız… Öyle olmasa, ilk iki maçını öyle ya da böyle sebeplerle kaybedip, Dünya Kupası’nda havlu attıktan sonra çıkılan “gösteri maçında” gruptan lider çıkmayı garantileyen rahat Amerika’yı yenmeyi büyük bir başarı saymazdık. Havasından suyundan olsa gerek İtalyan Montella da “Bin tane zafere denk maç oldu” dedi. Bu burada kalsın. Gelin Dünya Kupası’nın vitrinindeki isimlere bir bakalım. Sahada hâlâ Arjantin’i

Toplum olarak dengesiziz. Övgü ile sövgü arasında gidip geliniyor. En fazla da futbol camiamız… Öyle olmasa, ilk iki maçını öyle ya da böyle sebeplerle kaybedip, Dünya Kupası’nda havlu attıktan sonra çıkılan “gösteri maçında” gruptan lider çıkmayı garantileyen rahat Amerika’yı yenmeyi büyük bir başarı saymazdık. Havasından suyundan olsa gerek İtalyan Montella da
“Bin tane zafere denk maç oldu”
dedi.

Bu burada kalsın. Gelin Dünya Kupası’nın vitrinindeki isimlere bir bakalım.

Sahada hâlâ
Arjantin’i peşinden sürükleyen 39 yaşındaki Lionel Messi var. Portekiz’e karakter aşılamaya devam eden 41 yaşındaki Cristiano Ronaldo’nun
neler yapabileceğini izliyoruz.
Luka Modrić ve Edin Džeko da kırklara karışsalar da 30’larında nasılsa öyle oynuyorlar.
Yine Yeşil Burun Adaları’nın 40’lı yaşlarındaki kalecisi Vozinha olağanüstü çabasıyla takımını bir üst aşamaya taşıdı.

Dikkatinizi çekmiştir, yıllardır aynı isimleri konuşuyoruz. Peki arkalarından gelen kuşak nerede?

Bu sorunun cevabını futbolda aramak doğru değil fakat
futbolcular bize toplumun fotoğrafını gösteriyor.

Günümüzün genç sporcuları tarihin en iyi imkânlarına sahip. En modern tesislerde çalışıyorlar. En iyi beslenme uzmanlarından destek alıyorlar. En gelişmiş veri analiz sistemleriyle destekleniyorlar. Daha genç yaşta milyonlar kazanıyorlar.

Buna rağmen Messi ve Ronaldo gibi istikrarlı değiller. Modrić ve Džeko’nun seviyelerini görmeleri çok zor.

Kendi millî takımımıza dönelim. Uzun zamandır saha dışı görünürlükler saha içinden daha fazla konuşuluyor. Kamp videoları, sosyal medya içerikleri, fenomenlerle çekilen görüntüler, birbirlerinin paylaşımlarına destekler, bir emoji ile haber olmalar. Absürt tarzlar. Stille ikonlaşma çabaları…

Kamp dönemlerinde antrenmanlardan çok sosyal medya içerikleri ve kişisel marka yönetimiyle konuşulan bir kuşak var. Ama aynı oyuncu grubu, bir yenilgi aldığında sosyal medyadaki eleştiriler karşısında psikolojik olarak dağılıyor. Hesaplar yoruma kapatılıyor.

Diğer yandan kariyer basamaklarını tırmanma biçimi değişiyor.
Bugünün genç futbolcusunu santrfor, stoper ya da kanat oyuncusu olmak kesmiyor. Bir de fenomen mevkiinde oynamak ve
orada sürekli övülmek istiyorlar. Haliyle de futbol sahasında yıllarca ter dökülerek kazanılan saygı, sosyal medyada birkaç ayda elde edilen şöhretle yer değiştiriyor.

Oysa Messi’nin kariyerine bakın. Ronaldo’ya, Modriç’e bakın. Kupalar kazandıkları kadar kaybettiler de. Yuhalandılar. Eleştirildiler. Sakatlandılar. Yedek kaldılar. Finalde yıkıldılar. Fakat hiçbir zaman mağduriyet üretmediler. Dzeko gibi her defasında yeniden başladılar.

Bahsi geçen isimleri efsane yapan da her türlü zorluğa göğüs germeleri değil mi?

Örnekleri, gündemde olduğu için futboldan veriyorum. Aynı kırılganlıkları okullarda, iş hayatında, evliliklerde ve genç çalışanlarda görüyoruz. İlk eleştiride istifa etmeyi düşünenler, ilk başarısızlıkta vazgeçenler, ilk krizde boşananlar…

Oysa bu öğretiler eskiden mahallede aşılanırdı. Kaybetmek, takım olmak, liderlik yapmak, büyüklerin sözünü dinlemek, fedakârlık yapmak…

Şimdiki çocuklar herkesin malumu; sokakta değil algoritmaların arasında büyüyor. Hayatın değil, ekranın kurallarını öğreniyor. O beyaz ekranda herkes yıldız.
Yedek kalmak yok. Eleştiriden münezzehler.
Gerçek hayat ise tam tersini istiyor.
Belki de bu yüzden yeni Messi’ler yetişmeyecek.
Onlar kadar bu seviyede bir futbolu ve ortaya konulan karakteri de son izleyişlerimiz.

Yetenek eksikliğinden değil. Süreklilik yok. Kırılganlıklar fazla. Karakter inşa etmek her alanda giderek zorlaşıyor.

Öyle olmasa işler iyi giderken takıma “
şen şakrak abilik
” yapan 32 yaşındaki tecrübeli takım kaptanımız turnuvaya hüsranla veda edilirken ortalarda olurdu değil mi?
#Futbol
#Dünya Kupası
#Ersin Çelik