Fenerbahçe’nin anlaşma sağladığı Romelu Lukaku’yu kısa bir şekilde anlatalım.
Lukaku ile ilgili en sonda söyleyeceğimi; ilk söyleyeyim. Eğer en iyi seviyesinin yüzde 70’i 75’i ile oynarsa, çok rahat bu ligin altını üstüne getirir. Eğer sakatlanmazsa, tam olarak Süper Lig’in ‘bug’ı diyebileceğimiz Lukaku, Fenerbahçe’yi tek başına taşır.
Fakat, bakın diyorum ki; ‘Oynarsa’, ‘Sakatlanmazsa’.. Yani hep bir şart var. Çünkü Lukaku’nun son yılları hep kas sakatlığı ile geçti. O yüzden bu transfer aynı zamanda çok büyük bir risk barındırıyor.
Bu yüzden Lukaku Fenerbahçe’nin ilk tercihi de değildi ama şartlar buraya evrildi.
Sahada Lukaku’yu sürekli savunma arkasına koşturan ya da derine gelip top almasını isteyen, ön alan baskısını başlatsın ya da sürdürsün gibi bir sistem olursa; bu onun verimini düşürecektir. Çünkü koşu mesafesi ve hareket düzeyinin artması, olası kas sakatlığı riskini de arttırır.
Lukaku’yu ceza sahasına yakın tutup, fiziksel üstünlüğünden ve sırtı dönük oyunundan faydalanmak daha doğru. Çünkü Lukaku bir stoperi üzerine çektiğinde, savunmanın başka bölgelerinde Greenwood, Kerem ve Asensio’nun değerlendirebileceği alanlar oluşabilir.
Kapalı takımlara karşı dar alanda etkili olmayabilir ama ceza sahası içindeki fiziksel gücü ve varlığı ciddi bir tehdit oluşturur.
Burada önemli olan nokta Vedat Muriqi ile birlikte süre dağılımının homojen olması lazım. Yani düzgün dağıtılmış bir süre ile hem Lukaku’nun sakatlığı riski azalır hem de Muriqi ile farklı bir oyun da oynanabilir.
Sözün özü; sakatlanmazsa büyük hayal kurdurur; sakatlanırsa hikaye bambaşka bir yere de gidebilir


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.