Unutulmuş bir kelimenin muhafızı Mehmet Çebi

Süleyman Seyfi Öğün
Süleyman Seyfi ÖğünYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 13/08/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Unutulmuş bir kelimenin muhafızı Mehmet Çebi

Zamân ve kültür kelimelerin üzerinden geçiyor. Eleğin üzerindekiler yaşamaya devân ediyor, diğerleri ise kayboluyor. Mesele sâdece bir kelimenin tedâvülden kalkması değil, onunla bir berâber yaşanan bir mânâ kaybı.

Son senelerde yok edilen kelimelerden birisi de “zevk”. Gâliba evvelâ gençlerde ortaya çıktı. Daha sonra yaygın bir kâbulün mevzuu oldu. Olur olmadık yerlerde kullanılıyor. “Bir konsere gittik, çok keyif aldık”, “Bir kitap okudum çok keyif aldım”, “Çok keyifli bir yemek yedik”, “Çok keyifli bir tâtil yaptık”, ilh… İfâdede gramer açısından bir tuhaflık var. Bir fiili fiil olarak kullanmaktan vazgeçiyoruz. Meselâ “Girdim” demiyoruz; “Giriş yaptım” diyoruz. “Uçak kalktı” demiyoruz; “Uçak kalkış yaptı” diyoruz. Gâliba böyle ifâde edince fiile bir ciddiyet kazandırdığımız zannediliyor. Tıpkı bunun gibi, “Keyiflendim” demiyoruz; bunun yerine “Keyif aldım” diyoruz. Her neyse; anlaşılan “Zevk duymuyor”, bunun yerine “Keyif alıyoruz”. Belki de ilk bakışta mesele edilmesi gerekmeyen bir durum olarak mütalaa edilebilir. Ama üzerinde düşününce pek de öyle olmadığı görülebiliyor.

Merhum Üstâd Niyâzî Sayın da bu kelimenin yerli yersiz kullanılmasından çok şikâyet ederdi. “Filân taksiminizi dinledim ve çok keyif aldım” diyen talebesine, “Evlâdım cinsinden emin misin?” diye sormuş. Talebe suali anlamayınca cevâbı yapıştırmış: “Evlâdım keyif kelimesi iki şey için kullanılır. İlki eşekler için. Zaman zaman toza toprağa sırtlarını verir, kaşınırlar ya, işte onlar için keyfe geldi derler. Bir de narkotikte geçer. Keyif verici maddeler diye. Allah seni ikisinden de muhafaza etsin” demiş.

Keyif daha çok beş duyumuza hitap eden, içimize pek de işlemeyen hazlarla alâkalı tecrübeler olarak geliyor bana. Zevkten farkı bu. Zevk de beş duyunun harekete geçmesiyle başlıyor. Ama buradan devşirilen intibâlar zihnimizde işleniyor ve içimize yerleşerek kalıcı hâle geliyor. Evet aradaki fark esasta bu. Keyiflenmek gelip geçici bir tecrübe iken zevk kalıcı. İlki yüzeyde yaşanırken, diğeri derinlere nüfuz ediyor. İkinci mühim fark ise keyif tecrübesinde insan sonuna kadar edilgendir. O duygulanımı hâriçten bekler. Tıpkı meme bekleyen bebek gibi. Zevk ise, uyarılmanın üzerinde bir işçilik ve emek ister. Beş duyumuzla bize tesir eden ve intibâ bırakan şeyler üzerine düşünmek, öğrenmek, bilgilenmekle zevke vâsıl oluruz. Yâni burada edilgenliğin hudutları geçilir ve gayretler başlar. Hiç kimse kolay kolay zevk sâhibi olamaz. Keyif elde etmenin kolaylığına mukâbil zevk ancak geliştirilen bir kavramdır.

Zevk kelimesinin tedâvülden kalkmasının sebebi doğrudan kapitalizmdir. Bidâyette, her şeyi araçsallaştırmak sûretiyle yaptı bunu. Dahası kullanım değerini yok ederek değişim değerini yüceltti. Bunlar başlı başına bir değer kısırlığına sebebiyet verdi. İsteyenler Richard Sennett’ın Zanaatkâr kitabına bakabilir. Bu trajik geçişin serencâmını tekmil teferruatları ile oradan öğrenebilirsiniz. Zevk dünyâsı ile kullanım değeri arasında organik bir bağ olduğunu düşünüyorum. Modern zamanlarda, zâten bir zahmet meselesi olan zevk dâiresine vâsıl olmak bir müşkil iken bu müşkilat katlandı. Üretim kapitalizmi içinde hâlâ bir derecede değer muhafazası mümkün iken, tüketim kapitalizmi bu imkânları da berhava etti. Ağırlıklı olarak, duyguları değil duygulanımları, zevk yerine hazları kamçılayan, Postmodern Geç Rokoko bir zamanda yaşıyoruz. Zevk kelimesinin gözden düşmesi ve onun yerine keyif kelimesinin yerleşmesinin arka plânında yatanlar kabaca bunlar.

Geçen cumartesi, dostum Mehmet Çebi’nin Tophâne-i Âmire’deki Hat ve Tespih sergisini dolaşırken zihnimde uçuşan fikirlerdi bunlar. Çebi âilesi, bilenler bilir kalabalık ve varlıklı bir âiledir. Mehmet Çebi, İstanbul Üniversitesi Siyâsal Bilimler Fakültesi’nde okuduğu zamanlarda, pek çok varlıklı âile çocuğundan farklı olarak Bayezid çevresindeki kültür dâirelerine girerek ve ata yâdigârı âsara karşı büyük bir alâka geliştirdi. Bu istikâmette kendisini yetiştirdi. Tahsilini tamamladıktan sonra bu işlerden kopmadı. Mütemâdiyen görgü, bilgi ve zevklerini geliştirdi. Gençliğinde başladığı koleksiyonerlik işini her sene daha şuurlu olarak zenginleştirdi ve müzâyede işlerine başladı. Bu işte, dünyâ sanat çevrelerine girerek kendisini ustalaştırdı. Zamân içinde Türk sanatlarının dünyâ sanat çevrelerinde lâyık olduğu kıymeti bulması için sayısız proje geliştirdi. Varlıklı çevreleri zevk sâhibi kılmak için canhıraş çalıştı. Dünyâyı ve Türkiye’yi çok iyi tâkip eden, büyük hayalleri olan ama gerçekçiliği de ihmâl etmeyen bir kültür adamı olmasının hâricinde bir kültür politikası insanı oldu. Doğrusu, kendisinden lâyıkı veçhile istifâde edildiği kanaatinde değilim.

Bu sergi Mehmet Çebi’nin son zamanlardaki ikinci büyük sergisi. İlki köstekli saatler üzerineydi. 300 parçadan mürekkep, Çebi’nin koleksiyonunun ancak bir kısmına karşılık gelen, dünyâda da yektâ olduğunu bildiğim muazzam bir sergiydi bu. Bu defâ ise, ağırlıklı olarak Cumhûriyet devrinde yapılan, hayli yenilikçi çalışmaların bir araya getirildiği, Tesbih ve Hat Sergisi ile zevk sâhibi insanların karşısına çıktı. Bu iki sanat, İslâm âleminde Türklerin tartışmasız en üstün olduğu sanatlar. “Kur’an Mekke’de nâzil oldu ama İstanbul’da yazıldı” sözü boşuna söylenmedi. Doğrusu ben hat konusunda, büyük bir hayranlık duysam da fazla bir şey söylemeye selâhiyetli değilim. Ama tesbih konusunda bir miktar müktesebâtım mevcût. Bir zamanlar kemâneyle, hayli meşakkatli gayretlerle yapılan tespih sanatı, Tophâneli İsmet, Topuz’un Halil, Beylerbeyili Gâlip Usta gibi muazzam sanatkârların muhteşem işçilikleriyle temâyüz etti. Cumhûriyet devrinde Bülent Usta, Zekâi Usta, Yusuf Usta, Bünyâmin Usta gibi ustaların elinde, bilhassa gelişmiş tornaların kullanımıyla daha ileri seviyelere geldi. Günümüzde Asker Mustafa, Hüseyin Çelik gibi çok büyük ustaların yanında çok sayıda genç ustaya sâhibiz. Bir aralar, kültürel baskılarla tesbih ile dolaşmak utanılacak bir şey gibi algılanıyordu. Tesbih de bu sebeple kabadayılara, kriminal ellere düşmüştü.

Çok şükür o günler geçti. Tesbih bir zevk ve kültür işi olarak yeniden değer buluyor.

Mehmet Çebi’nin sergisinde ağırlıklı olarak Cumhûriyet devri ustalarının çalışmalarına yer veriliyor. Mehmet Çebi klâsik âsara bağlılığı bir tarafa, yenilikçi çalışmaları daha büyük bir cesâretle destekliyor. Donmuş bir gelenekçilik değil onunki. Dileyen Mercan’daki Mehmet Çebi Tesbih Müzesini ziyâret edebilir ve orada Osmanlı tesbihlerinin numûneleriyle tanışır. Ama bu sergi daha çok Cumhûriyet devri çalışmalarını ihtivâ ediyor.

Sergiyi gezdikten sonra, insan olarak son derecede candan, gösterişsiz, gani gönüllü olduğunu bildiğim, sohbetlerinden her zaman büyük bir zevk duyduğum kıymetli dostuma olan hürmetim de arttı. Evet, onu kayıp bir kelimenin, zevk kelimesinin yılmaz bir muhafızı olarak görüyor ve kendisini bir defâ daha tebrik ediyorum. İstanbul trafiği şu aralar hayli rahat. Siz siz olun bir zaman ayırarak bu sergiyi ziyâret edin, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Sessiz bir zarafet sizi bekliyor.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026