
Belki çoğumuz farkında bile değiliz ama kendimiz için sürekli planlar yapıyoruz, hedefler koyuyoruz. Büyük hedefler değil burada sözünü ettiğim (onlar da ayrı mesele), daha sıradan, daha gündelik şeyler… Bugün şunu yapacağım, bu ay şu işi bitireceğim, bu hafta şu kadar kitap okuyacağım tarzında sıradan şartlar koyuyoruz kendimize. Çok sıradan şeyler olduğu için sınır da tanımıyoruz, hedeflerimize sürekli yeni hedefler ekliyoruz, yeni planlamalar yapıyoruz. Bir şekilde kendimizi bir tasarımı yaşıyormuş psikolojisine sokmuş durumdayız çoğumuz. Bunun her şeyi düzene sokmak yerine hayatımıza küçük küçük gerilimler eklediğini göremiyoruz pek. Üstelik hayatın kendi akışı içinde önümüze çıkarabileceği pek çok heyecan verici sürprizin de bu şartlanmalar sebebiyle farkına varamıyoruz. İnsanın kendini hayatın seyrine bırakabilmesi lazım biraz. Tıpkı suyun üstünde kıpırtısız kalarak bedenini ve ruhunu suyun salınımlarına bırakırmış gibi…
Yaşadığım şunca zamanın zihnimde bıraktığı intiba şu: Hayat bizi yaşıyor aslında, biz hayatı değil! Ama tersine inanmak için çok çaba gösteriyor, çok çırpınıyoruz. ‘Ben’ zannı bu inadı koyultuyor, her şeyi ‘Ben’den çıkarak anlamlandırma gayreti, ısrarı ve hatta yer yer kibri, parçası olduğumuz bütünün seyrine intibak edebilmekten, teslim olmaktan, akışına katılmaktan uzaklaştırıyor bizi. Oysa olan bitene hükmetme kabiliyetimiz yok hiçbirimizin; elimizde değil gidişatın direksiyonu, hiçbir zaman da olmuyor. Akıntıya karşı kulaç atmaya değil, o akış içinde kendi varlık hakikatimizle bütünleşmeye ihtiyacımız var. Bizi bütünle irtibatlı tutacak, bütün içinde anlamlandıracak ve nihayetinde içimize sürur verecek yol bu! Ama sürekli ‘Ben’ şartlı cümleler fısıldayan baştan çıkarıcı sesler var kulağımızda. Esasen bugünün insan odaklı dünyası da böylesi tuzaklar üzerine kurulu…
Hermann Hesse, ‘Siddhartha’ kitabında ‘Ben’ ile yaşama yanılgısının hakikatle aramızda nasıl bir engel oluşturduğuna işaret ediyor: “Hikmetini ve iç yüzünü öğrenmek istediğim şey Ben’di. Kurtulmak, alt etmek istediğim şey, ‘Ben’di. Ama alt edemedim, sadece yanılttım, sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendi. Doğrusu, dünyada benim bu ‘Ben’im kadar, bu yaşıyor olduğum, başkaları gibi ve başkalarından ayrı biri olduğum bilmecesi kadar kafamı başka hiçbir şey kurcalamadı. Ve dünyada kendim kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok!”
Düşünürken, dinlerken, söylerken, okurken zorunlu olarak kelimelerin içine kendi müktesebatımızdan denkleştirdiğimiz anlamlar koyuyoruz. Kelimelerden herkesin aynı şeyi anladığını varsayıyoruz ama bu pek o kadar doğru değil. Kelimelerin içine ne koyduğumuzu daha çok yaşadığımız hayat, tecrübelerimiz, zihinsel ve kalbi mesailerimiz belirliyor. Bu birikim doğal olarak subjektif çıkarımlarla oluşuyor. Yani aslında tam olarak aynı anlama gelen kelimelerle konuşmuyoruz. Herkesin her kelimeye yüklediği anlam kendince. Ve nüanslar aslında birçok şeyi değiştiriyor. Kelimeler idraklerimizle sınırlı, idraklerimiz de yaşadıklarımızdan çıkarabildiklerimizle… Hayattan çok şey öğrenemeyenler, güdük kelimelerle konuşuyor, yüzeysel şekilde anlıyor, derinliği olmayan zihinler ve kalplerle yaşıyor.
Yine Siddhartha ile devam edelim: “Sözcükler gizli saklı anlamı zedeliyor, dile getirilen her şey o an değişiyor biraz, biraz çirkin, biraz aptalca niteliğe bürünüyor -evet, bu da çok iyi bir şey bu da çok hoşuma gidiyor, bir insanın hazinesini ve bilgeliğini oluşturan şeyin bir başkasının kulağına her zaman aptalca gelmesine de hiç diyeceğim yok.”
Her dilin onlarca sözlüğü bulunması ve bu sözlüklerde kelimelere sabit karşılıklar tayin edilmesi bizi yanıltmasın, aslında kelimelerin insan sayısı kadar anlamı, anlama, anlaşılma, anlatma biçimi var. Bunu bilmeden hayatı, insanı, varlığı hakkıyla bilebilmek, dahası kendi hakikatimizle yüzleşebilmek mümkün değil!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.