Butlan yetmez

04:0030/05/2026, Cumartesi
G: 30/05/2026, Cumartesi
Hüseyin Likoğlu

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile ilgili şaibe iddialarının ardından başlayan yargı sürecinin sonunda çok önemli bir karar çıktı. Özkan Yalım başta olmak üzere son zamanlarda ortaya çıkan yeni ifadelerin neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi mutlak butlana hükmetti. Mahkeme kararı ile 38. Kurultay yok hükmünde sayıldı ve kurultay öncesine dönüldü. CHP’de genel başkanlık koltuğuna tekrar Kemal Kılıçdaroğlu oturdu. Bu durum CHP için şüphesiz çok derin anlamlar taşıyor. Hukuk

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile ilgili şaibe iddialarının ardından başlayan yargı sürecinin sonunda çok önemli bir karar çıktı. Özkan Yalım başta olmak üzere son zamanlarda ortaya çıkan yeni ifadelerin neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi mutlak butlana hükmetti.

Mahkeme kararı ile 38. Kurultay yok hükmünde sayıldı ve kurultay öncesine dönüldü. CHP’de genel başkanlık koltuğuna tekrar Kemal Kılıçdaroğlu oturdu. Bu durum CHP için şüphesiz çok derin anlamlar taşıyor. Hukuk süreci devam ediyor. Tartışmaların nereye evrileceği, siyasi dengelerin nasıl şekilleneceği çokça tartışılıyor ve daha çok konuşulacak.

Bütün bu tartışmaların ötesinde meseleyi başka yönleriyle de ele almamız lazım. Mesele CHP ötesi bir anlam taşıyor. Mahkeme kararı gösterdi ki, CHP bir el tarafından ele geçirilmek istendi. Asıl bunun üzerinde durmamız gerekir.

Burada sadece CHP’den bahsedilemez. Demokrasimizi ve milli güvenliğimizi yakından ilgilendiren bir gelişme ile karşı karşıyayız. Siyasi partilere devlet hazinesinden verilen paralar zaman zaman tartışma konusu oluyor. “Siyasi partilere niye Hazine’den yardımlar yapılıyor” şeklinde eleştiriler yükseliyor.

KAYNAĞI BELİRSİZ PARALAR VE CHP’NİN ELE GEÇİRİLMESİ!

Niye Hazine’den siyasi partilere yardım yapılıyor; siyasi partiler, bir zümrenin, bir zenginin, bir yapının eline geçmesin diye... Halkta karşılığı olan yani son genel seçimlerde yüzde 3’ün üzerinde oy alan partilere Hazine’den yardım yapılıyor. Aynı şekilde Siyasi Partiler Kanunu’nun 66. maddesi partilere yapılacak bağışı düzenliyor. Kanuna göre kimlerin bir siyasi partiye, en yüksek ne kadar bağış yapabileceği hükme bağlandı.

Bir siyasi partinin kaynağının belli veya belirsiz paralarla bir zümre tarafından ele geçirilmesi, hem demokrasi hem de ülke güvenliği açısından çok sakıncalı sonuçlar doğurur. Ne yazık ki son zamanlarda CHP ile ilgili ortaya çıkan durum tam da bu tehlikeye işaret ediyor.

CHP yolsuzluk, irtikap, görevi kötüye kullanma, mafya gibi çökme, kamu gücünü kullanarak haraç kesme yöntemleriyle elde edilen karanlık bir sermaye tarafından ele geçirilmeye çalışılmış…

Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı öncesi çok önemli bir konuya dikkat çekmiş, arınma çağrısı yapmıştı. O halde daha fazla şey konuşmanın zamanı geldi. 27 Mayıs darbesiyle kurulan vesayet sistemi, 2007 yılında gerçekleşen ve cumhurbaşkanını halkın seçmesini ön gören Anayasa değişikliğiyle en büyük darbeyi aldı.

İMAMOĞLU'NU KILIÇDAROĞLU'NA KİM TAVSİYE ETTİ

O tarihten sonra siyasi partilere sızılma ihtiyacı ortaya çıktı. Ve ne yazık ki ilk operasyon CHP’ye çekildi. Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan karşıtlığında FETÖ başta olmak üzere ne yazık ki herkesle iş tuttu. Bugün CHP’yi ele geçirenler söz konusu süreçte CHP’de palazlandı.

Madem Sayın Kılıçdaroğlu bir arınmadan bahsediyor ve bugün partisinde yaşananlardan rahatsız; en önemli görev şu an itibarıyla kendisine düşüyor. Ekrem İmamoğlu ve adamlarını CHP’ye kim aldı, İmamoğlu’nu kendisine kim tavsiye etti, 2019’da kimsenin aklında yokken kimin telkiniyle İBB’ye aday gösterdi. Bütün bunlar ortaya çıkarılmadan CHP’de Kemal Bey’in istediği arınma gerçekleştirilemez. İmamoğlu hangi ‘Kıraç’ın zehirli meyvesidir. Bu açığa çıkmadan demokrasimize yönelik tehlikenin bertaraf edilmesi mümkün değildir!..

#CHP
#Siyaset
#Mutlak Butlan
#Hüseyin Likoğlu